Yurtdışında Doktoraya Başvurmak
Doktora başvuru sezonu başladı. Genelde başvuru son tarihleri Kasım sonu, Aralık ortası gibi oluyor. Mesela ben 2017'de başvurduğumda son tarihler 8–15 Aralık arası değişiyordu. Tarihler her okula göre değişiyor, teker teker kontrol etmek lazım. Benim departmanımın son başvuru tarihi 29 Kasım!
Bu yazımda yurtdışındaki doktora başvuru sistemini ve kendi başvuru sürecimi anlatacağım. Belki başvurmak isteyenlere yardımcı olur. Ben bilgisayar bilimleri/mühendisliği bölümüne başvurdum, yazdıklarım da bu bölüme başvuru ile alakalı. Fakat yine de başvuru süreçleri genellikle birbirine benzer diye düşünüyorum. Ben sadece Amerika ve Avrupa’daki okullara başvurdum, bu yazı da buralardaki üniversitelere başvuru sürecimi yansıtıyor.
Öncelikle her ülkenin/okulun doktora sistemi aynı olmuyor. Mesela Amerika’da yapılan doktoralar genellikle ders dönemleriyle başlıyor. Yaklaşık iki yıl ders aldıktan sonra yeterlik sınavına girip sonra araştırmaya başlıyorsunuz. Bu da yaklaşık 5–6 yıl sürebiliyor. Bir nevi master/doktora birleşik yapılıyor. Öte yandan, benim programımda en geç 4 yıl içinde doktorayı bitirmeniz bekleniyor. Ders alma zorunluluğu yok ama isterseniz derslere sadece dinleyici olarak gidebiliyorsunuz. Amerika’daki sistemde lisanstan sonra direk doktoraya başlayabilirken benimkinde önceden yüksek lisans yapmak zorunlu. Bu yüzden başvurmadan önce istediğiniz okulların başvuru şartlarını iyi incelemek önemli. Ben yüksek lisansımı tamamladığım için hem Amerika’ya hem de Avrupa’ya başvurdum.
Başvurulardan önce çalışmak istediğiniz alanı belirlemeniz çok önemli. Bazı okullar bir alanda çok uzmanlaşmış oluyor fakat diğerlerinde o kadar iyi olmayabiliyor. Fakat belirli bir konuda karar kılmasanız da çok sorun değil. Zaten doktora sürecinde çok değişiyor. Başvurmak istediğiniz okullardan 2–3 potansiyel danışman belirlemek ve onların sizin alanınızdaki makalelerini gözden geçirmenizi tavsiye ederim. Böylece amaç mektubunda kimle ve neden çalışmak istediğinizi daha ayrıntılı yazabilirsiniz.
Doktora programlarında önce okulu mu seçmek lazım yoksa danışman çok iyi oldukça okul önemli değil mi konusu tartışmalı bir konu. Bence ikisi de önemli. Danışmanınız doktoranızda en önemli etkenlerden biri. Sizi destekleyen, yardımcı, ilgili ve çalışma etiğinizin uyuştuğu bir danışmanınızın olması sizin hayatınızı çok kolaylaştırır. Fakat bunu doktoraya başlamadan sadece emaillerle anlamak çok kolay değil. Seçtiğiniz danışmanınızla aranızda sorun olursa aynı okul içinde başka biriyle çalışmaya başlamanız gerekebilir. Bunun için de üniversitede çalıştığınız alanda birden fazla danışman olması lazım. Genelde alanınızda prestijli bir okula gidiyorsanız bu konuda zorluk çekmezsiniz.
Sizinle uyuştuğunu düşündüğünüz hocalara kendinizi tanıtan bir mail atabilirsiniz. Bazıları bundan hoşlanmayabilir ama genellikle websitelerinde bu tercihlerini belirtiyorlar. Benim gördüğüm sitelerde genelde “prospective student” sayfası oluyor ve burada potansiyel öğrencilerden ne beklediklerini yazıyorlar. Benim gözlemlediğim kadarıyla danışmanlarla iletişime geçmek Avrupa’da daha önemli. Amerika’daki okullarda öğrenci seçimi genelde danışmanlardan bağımsız yapılıyor. Fakat Avrupa’da danışmanlarla anlaşıp başvurmak daha çok görülen bir durum. Potansiyel danışmanlarınızın birkaç öğrencisine de mail atabilirsiniz, öğrencilerin cevapları size çok yardımcı olabilir.
Başvuru için gereken belgeler okullara göre değişkenlik gösterebiliyor. Bazıları başvuru ücreti isterken bazıları istemiyor. Bazıları GRE istemiyor mesela Johns Hopkins, MIT, University of Edinburgh (UoE). Genel olarak başvurular online yapılıyor. Ortak olarak amaç mektubu, özgeçmiş, lisans/yüksek lisans transkriptleri, öneri mektupları (2–3) ve dil yeterlilik belgeleri isteniyor. Avrupa’daki okullar başvuru için bazen ne üstünde çalışmak istediğinizi ve doktora sürecinde nasıl ilerlemeyi planladığınızı açıklayan bir tez önerisi isteyebiliyorlar.
Dil yeterlilik için bazen okuma dili ingilizce olan bir üniversiteden mezun olmak yeterken bazen de TOEFL/IELTS sonuçları istenebiliyor. Bunları iyi kontrol etmek lazım, bazı okullara test sonuçlarını göndermeseniz de oluyor. Bazı okullar ise öğrenciye gönderilen gayriresmi sonuç belgesini kabul edebiliyor. Her biri için 20 dolar ödememiz gerektiğini düşününce önemli bir tasarruf.
Amerika’daki doktoralar genelde burslu oluyor, en azından benim bölümüm için. Kabul aldıysanız bu burs karşılığında araştırma görevlisi olarak çalışmanız bekleniyor. Avrupa’da ise kabul almanız genelde bursu garantilemiyor. Burs için okulun kendi olanaklarına ya da başka burs programlarına başvurmanız gerekiyor. Ben Amerika’daki okullar için bursa başvurmadım ama Edinburgh için şartları sağladığım her bursa başvurdum. Uluslararası öğrenci olarak seçenekler kısıtlı ama hatırladığım kadarıyla üç ya da dört bursa başvurabildim. Her bursun kapsadığı şeyler değişken fakat benim gördüğüm genelde okulun harcı ödeniyor ve size de aylık harçlık veriliyor. Ben tek başıma bu harçlık ile Edinburgh’da rahat geçinebiliyorum fakat ailesiyle gelen arkadaşlar için daha zorlu tabii. Bir güzel tarafı burstan bağımsız eğer araştırma görevlisi olarak çalışıyorsanız saat başına ek ücret alıyorsunuz.

Benim Başvuru Sürecim
Ben öncelikle çalışmak istediğim alanı belirledim. Daha sonra benim alanımdaki okul sıralamalarına, çalışan hocalara ve yazılan makalelere baktım. Ben zaten Türkiye’de doktora yapıyordum, yarı zamanlı da çalışıyordum. Bu yüzden deneme amaçlı kendi alanımda cidden çok iyi okullara başvurdum. Lisans ortalamam yüzünden kabul alma olasılığımın çok düşük olduğunu biliyordum, nitekim çoğundan ret aldım. Genelde Amerika’daki okullara başvuracaktım fakat sıralamalara baktığımda Edinburgh’u farkettim. GRE tarzı şeyler de istemiyordu. Başvurmaya karar verdim.
Okullardan potansiyel danışmanlarımı seçtim, websitelerini inceledim. Email yazmayı teşvik edenlere kendimi tanıtan, ne üstüne çalışmak istediğimi belirten mailler attım. Çoğundan geri cevap almadım fakat aldıklarım bana çok yardımcı oldu. Mesela şu anki danışmanım master tezimi ve makalemi görünce diğer danışmanıma beni yönlendirdi — UoE’de herkesin iki danışmanı oluyor — ve şu an ikisi de benim danışmanım.
Her okul için ayrı amaç mektubu yazdım. Özellikle son paragrafta hangi hocayla neden çalışmak istediğimi yazdım. Öneri mektubu almayı planladığım hocalarımla iletişime geçtim, bunu olabildiğince erken yapmak önemli. GRE ve TOEFL’a girdim. Ben bir kerede istediğim sonuçları alabildim ama daha erkenden girip sonuçlar kötü gelirse tekrar etmek için zaman bırakmak mümkün. UoE için master tezimi genişleten bir tez önerisi yazdım. Şu an yaptığım araştırma başvururken yazdığım öneriyle çok alakalı değil. Amaç daha çok akademik yazım tarzınızı ölçmek. Başvurulardan sonra da UoE için burslara başvurdum.
Amerika’daki üniversiteler için mülakata girmedim. Fakat UoE için şu anki danışmanlarımla Skype üzerinden konuştuk. Master tezim ve makalem hakkında sorular sordular. Onlar neler üstünde çalıştıklarını anlattılar. Genel olarak karşılıklı uyumu anlamaya çalıştık.
Cevapları Şubat ayı içinde aldım. UoE için ise danışmanım gayriresmi kabulümü Mart’ta gönderdi, resmi olanı da Nisan’da aldım. 2018 Eylül’de de programa başladım. Aslında bursunuz hali hazırda varsa — mesela ylsy bursu — o zaman bildiğim kadarıyla istediğiniz zaman danışmanla anlaşıp başlayabiliyorsunuz. Yukarıdaki 29 Kasım tarihi burs için de değerlendirilmek istiyorsanız geçerli.
Umarım bu yazım başvuracak arkadaşların işine yarar. Başka sorularınız varsa yorumlarda cevaplamaya çalışırım. Kolay gelsin.
