Troll Me Baby One More Time.

Twitter Timeline’ı birbirlerine en mantıksız gerekçelerle saldıran, suçlayan & küfür eden-kasıtla başkası olarak gördüklerini kendi öcüsüne dönüştürmeye çalışan garip bir yığınla doluyor bazen.(Yıllardır)

Bir de şunlar var (Tam tanımlayamıyorum bu varoluş biçimini) : Biri fazla efendi mi duruyor? Çıldırt. Teröre mi karşı? Irkçı de.. Milliyetçi mi? Faşistsin de. Kürt mü? Teröristsin de. Şiir mi sevmiyor? Şiirle bayılt. Dindar mı? Atatürkçü mü? Kutsalına küfür et. Ki şirazeden çıksın, itibarı zedelensin vs vs... İnsanların inandıklarını yıkmaya programlanmış bir grup giriyor ara ara dalgalar halinde adeta..

Psikopatça bir tüylerini tersinden tarama arzusu. Niye, neden, belli değil çoğu durumda.. (Seçim senesi, anĺaşılabilir ama mahalleler, görüşler, bu kadar sert kavga etmezdi. A desen Z diye inat eden ve asla uzlaşmak istemeyen 140 karakter denizi)

Ötekiler & başkaları dediklerini yaftalamak için birbirinin ağzından cımbızla laf seçip CadıKazanı oynayanlar da ayrı bir grup.. Ülkeyi mi eleştiriyor? Ülke düşmanıyız ha, vay diye dayılan. Yapılan iyi bir uygulamayı mı takdir ediyor? Vay, iktidara yanaşıyorsun de.. Ruj mu seviyor? Ucuzsun de. Ruj mu sevmiyor? Pacozsun de..

Garip değil mi? Bunlardan zevk alınıyorsa sıkıntı var.
“Yani öyle ya da böyle mutlaka seni kavgaya çekeceğiz “ ısrarı. Sosyal Medya insanların ülke kurtardıkları ya da savaş kazandıkları bir yer değil.. İstedigi gibi saçmalama hakkı var herkesin. Kişisel alan bunlar.. Herkesi içine alacak bir anafor inşa etmenin de kime ne faydası olabilir anlamak zor. Herkes ülkesini seviyor. Kimse sizin kışkırttığınız kadar ırkçı değil. Kimse bu kadar kötü değil. Herkes de aynı gemide olduğunu biliyor.. Ama kendi stilinde ve inandıklarıyla yüzmek istiyor herkes. Normal bir insan hali bu.
Bunlara ek olarak “Dibine kadar doğallık! “ peşinde koşarken ucuz web dizisi tadı verenler de ayrı korkutucu. Öyle saçmalamak ki karşındakini gerçekliğinden şüpheye düşürmek.. Tuhaf tuhaflıklar..

Pür kötülükle yaşamaya gerek yok. Farklı olabiliriz. Farklı kalmamız iyi bile olabilir.. Birbirimizi sevmek zorunda da değiliz. Hiçbir ülkede öyle homojen bir kitle yok. Ne kadar ektrem de olsa görüşlere karşılıklı saygı var. Var yani bazı yerlerde.. Bizde de olsun.

“Yanılıyorsun” dersin, o istediğine inanmaya devam eder, sen de kendi gerçeğine, olur biter.. Düşünce cezalandırmak (öyle ya da böyle) çok orta çağ karanlığı..

One clap, two clap, three clap, forty?

By clapping more or less, you can signal to us which stories really stand out.