Erasmus+ Proje Tecrübesi

https://www.facebook.com/DinamikGelisimDernegi/?fref=ts

Derneğimizin ortak olduğu proje ile yurt dışına giden Abdullah Atik’in tecrübeleri

Herkese merhabalar, öncelikle kendimi tanıtayım. Adım Abdullah Atik, Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi 3.Sınıf öğrencisiyim. Dinamik Gelişim Derneği Yönetim Kurulu Üyesiyim. Aynı zamanda Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi bünyesinde kurulan Gönüllü Hukukçular Kulübü Başkan Yardımcısıyım. Avrupa Birliği projelerine katılma serüvenim 2014 Haziranında yurt dışı olanaklarını araştırmam ile başladı.Üniversiteye başladığımda hepimizin olduğu gibi birtakım hedef ve hayallerim vardı. Eğitim aldığımız bölümlerden mezun sayısının artması, İngilizce öğrenme ve pratik ihtiyacı, yeni yerler görme ve yeni insanlar tanıma isteği gibi nedenler beni yurt dışındaki bu tarz fırsatlara yönlendirdi.

Yine bir gün Facebookta Proje sayfalarında gezinirken Dernek Başkanımız Zek Dündar’ın paylaşmış olduğu bir gönderide Ağustos tarihli bir Youth Exchange projesine katılımcı arandığını gördüm. Europass formatında hazırladığım Cv ile başvurdum ve kabul edildi. Böylece Dinamik Gelişim Derneği’nin temsilcisi olarak ilk projeme Polonya’da katıldım. Benim için çok özel bir deneyimdi. Konaklama, Yiyecek ve Ulaşım ücreti ödemeden Avrupa’nın her yerinden insanlar ile 1 hafta boyunca birlikte yaşadık, sokak ortasında herkesten habersiz yapacağımız bir gösteri için hazırlandık, çok kısa sürede farklı ülkelerden dostlar edindim, onların hayat ve kültürleri hakkında bilgi sahibi oldum, çokça farklılık ve ortak noktalarımızı gördüm.

Projeden önce 3 gün boş zamanım vardı, yine derneğimizin üyesi olan proje arkadaşımız Gizem ile 3 farklı şehri gezme imkanı bulduk. Hayatımda ilk kez hostelde kaldım, ilk defa geldiğim ve haritamdan başka bilgi kaynağımın olmadığı şehirleri gezdim. Yorgunluktan ölmemize rağmen ertesi sabah kendimizi bir başka şehirde bir başka yeri gezerken bulduk, değişik yemekleri tadıp farklı mekanlara gittik. Gün yorgunluğu ile yorgunluktan ölürken hazırlanıp gece dışarı çıktık, sabah olduğunda hediyelik eşya aradık. Ardından proje tarihi geldi, Lublin’e hareket ettik ve partnerlerimizden Sempre’nin evsahipliğinde triplex bir konutta 20 civarı kişi kaldık. Daha ilk günden itibaren projenin çok güzel geçeceği belliydi. Sonuç olarak Avrupa’nın çeşitli yerlerinden 20 genç sürekli birlikte hareket ettik. Güne birlikte uyanıp birlikte yemek yiyorduk. Proje aktivitelerini birlikte gerçekleştirip akşam olduğunda birlikte zaman geçirip uyuyorduk. Bu şekilde 1 hafta hızlı bir şekilde geçirdik ve final etkinliğimizi Lublin Sokaklarında Flashmob yaparak gerçekleştirdik.

Projeler insan kimlik ve hayat görüşüne gerçekten çok fazla katkıda bulunuyor. Üniversite 2.sınıfta kadar belirli bir dil yeteneğine sahip olan ve uçağa bile binmemiş biriyken 1 sene içerisinde 4 ülke ve 10 civarı şehir gezmiş, dil pratiğini yapma imkanı bulmuş biriyim. Eğitim ve sertifika katkılarının yanı sıra yurtdışına çıkıp gezme, farklı yaşam ve bakış açılarını keşfetme, insanların olay ve durumlardaki fikir ve tepkilerini gözlemleme imkanı kişinin yaşamının gerisi adına çok büyük bir kazanç oluyor.

Bu projenin ardından Eylül ayının ortalarında yine aynı sayfalardan Malta’da gerçekleşen bir Eğitim Kursu’na (Training Course) katılımcı arandığını fark ettim. Evsahibi kuruluş ile gerçekleştirdiğim görüşmeler sonucu kabul aldım ve 10 günlük Malta maceram da bu şekilde başlamış oldu. Malta projesinin konusu ‘’Spor ve Macera’’ idi.ilk 4 gün çadırda 3 gün ise hostelde konaklayacağımız bize bildirilmişti. Training Course olması itibarı ile daha yoğun ve yorucu olacağının farkındaydım ancak bu proje sayesinde edindiğim dostlarımın evinde Avrupanın bir başka ülkesinde bir başka projeye giderken konaklayacağımı tahmin etmemiştim. Malta projesi, gittiğim projelerin belki de en keyiflisiydi. Eylülün ortası olmasına rağmen havanın 30 derece civarında seyretmesi, kamp alanının merkezdeki en güzel sahile yürüyerek 3 dakika mesafede bulunması , katılımcılarla çok iyi ilişki kurmam ve ev sahibi kurumun başarılı organizasyonu sayesinde proje çok keyifliydi. Final event’e hazırlanırken yarım saatlik aralarda denize gidiyor, proje aktivitesi olarak kano yarışları yapıyorduk. Gerçek anlamda mükemmel bir deneyimdi. Küçüklüğümde yaz tatillerini ailemle birlikte çadırda geçirdiğimden çadır yaşamı beni zorlamadı. Ayarlanan hostel ise çok başarılıydı. 12 kilometrelik final parkuru dışında zorlandığım bir aktivite olmadı ve hostel günlerinde yaşları 12 ila 15 yaşları arasında değişen gençlere yarışma düzenleyerek projeyi bitirdik. Bunlara ek olarak 3 gün yalnız başıma neredeyse tüm Malta’yı gezdim. Ada yaşamını çok sevdiğimden gördüğüm en güzel ülke Malta diyebilirim. Bu proje bana minumum parayı harcayarak 2. Ülkeyi de gezmemi sağladı . Tek başına seyahat etmekten büyük keyif alan bir insan olarak gündüz ve gece Malta’da yapılabilecek her aktiviteyi gerçekleştirdim. Benim için unutamayacağım harika bir deneyim oldu.