BİR “ŞİDDET” PROJESİ: DİJİTAL OYUNLAR

Yapılan güncel araştırmalar, dünya çapında en çok oynanan dijital oyunların şiddet/savaş içerikli olduğunu gösteriyor. Aslında ilk bakışta masum gibi görünen ve çoğu zaman da can sıkıntısı adına oynanan bu tarz şiddet içerikli oyunların, meseleye “geniş çerçeve”den bakıldığında hiç de öyle masum olmadıkları rahatlıkla görülebilir.

Sözkonusu şiddet içerikli oyunlar, dört tarafı “zihni manipüle eden araçlar”la çevrili olan günümüz post modern gençliğinin düşüncelerini/biliçaltını ciddi anlamda manipüle etmekte ve bu manipülasyon sonucunda da bireyler şiddete eğilimli olmaktadırlar..

Bu tarz manipülasyonların etkisini ilgili bireyler üzerinde kısa sürelerde göremeyiz belki ama gözlemlerimizi uzun zamanlara yayarsak -ki zamanının çoğunu bu tarz oyunlara vakfeden bir geçlik ile karşı karşıyayız malesef- etkisinin ne derece büyük olumsuz sonuçlara yol açtığını görebiliriz.

Zaten farklı toplumsal “araçlar” ile (sosyal mühendislik çalışmaları, online/offline medya araçları…) kendine ve doğaya “yabancılaştırılan” bu bireyler bir de bu tarz “araç”lar ile daha da bir uyuşturulmakta/kuşatılmakta ve bunun sonucunda da birer şiddet/savaş makinesi haline getirilmektedirler..

Emperyal güçlerin (abd, ingiltere, rusya….) en büyük gelir kaynaklarını silah sanayi oluşturmaktadır.. Ve bu “güçler”in, silahlarını satabilmek için bu tarz “uyuşturulmuş” beyinlere, Korku politikası yaratarak en yeni silahları satmaları için birer düşman devlet yaratmalarına ve bu silahları kullanmak için de birer “savaş robotu”na her zaman ihtiyacı olmuştur/olacaktır.

Eli “silah” değil, “kalem” tutmalı bu gençliğin..

“Oyun”a değil;
“Kendine”’ gel..