Film İncelemesi: “Leon: The Professional” — “Sevginin Gücü”

Sevdiği kadını katledenlerden intikam alan Leon’un, bu sebeple intikam ve nefret duygusu hiç bitmemiş olacak ki bu olaydan sonra Leon, 20’li yaşlarında kiralık katil oluveriyor. Sonrasında bu psikolojik travmanın da vermiş olduğu etki ile süreç içerisinde asosyal kişiliği oluşan Leon’un, içine kapanık, toplumdan kendini soyutlayan bir karakter haline geldiğini görüyoruz…

Ama şöyle de bir durum var ki: Aslında Leon “özünde” iyi kalpli biri.. Her ne kadar içindeki bu iyilik çemberi zamanla gelişen olumsuz olaylarla küçülmüşse de, O, içindeki o büyük aşk’ı, sevgiyi, iyiliği yine de koruyabilmiştir. Bunu, “en yakın arkadaşım” dediği çiçeğini beslerkenki göstermiş olduğu hassasiyetinde görebiliyoruz. Aynı şekilde kadınlara ve çocuklara zarar vermeme prensibi de bu durumu yansıtır nitelikte…

İşte bu küçülen sevgi/aşk çemberini yeniden, eskisi gibi büyütebilecek bir el uzatıyordu ona Mathilda… Tıpkı Leon’un çiçeğine her gün özenle baktığı gibi, sanki Mathilda da benzer hassasiyetle bakıyordu Leon’a ve onun da bir çiçek gibi büyümesini sağlıyordu bu yaptıklarıyla…

Mathilda’nın ailesine baktığımızda yine Mathilda’nın da sevgiden yoksun bir şekilde büyüdüğünü görüyoruz. Bu sevgisiz kalış, ikisi için de ortak bir sessiz çığlığa dönüşmüş zamanla. Ve onları aslında bir araya getiren/tutan da işte bu çığlık: Kaynağını sevginin gücünden alan çığlık!

Bu çığlığa aşk ver!