Offseason notları #3: Kyrie-IT özel

Boston Celtics:
Kyrie Irving ligin en özel yarı saha skorerlerinden bir tanesi. Hem kendi şutunu yaratma, hem de yarattığı şutu bitirme konusunda ligdeki sayılı kısa oyunculardan. Atletik olmamasına rağmen boyalı alanda da birinci sınıf bir bitirici. Buna rağmen Irving, kariyerinin ilk 6 senesi itibariyle hiçbir zaman çevresindeki oyuncuları daha iyi yapan bir guard olmadı. Özel bir yetenek olduğu aşikar ancak gerek takım arkadaşlarını daha iyi yapma konusunda, gerekse oyun konsantrasyonu konusunda soru işaretleri var. Bu nedenle Kyrie’li bir takımın -hele ki planlamada Kyrie birinci adamsa- başarılı olabilmesi için çevresindeki parçaların dikkatle seçilmesi gerekiyor.
Kyrie’nin “şampiyonluk adayı bir takımın birinci adamı olması” da oyun stili sebebiyle en azından şimdilik pek ikna edici durmuyor. Bu nedenle Kyrie’nin durumunu biraz kariyerinin ilk dönemindeki Carmelo’ya benzetiyorum. Carmelo da tıpkı Kyrie gibi ligin en özel skorerlerinden(di) ancak kariyerinde sadece bir kez Batı Finali’ne çıkabildi. -2009, Denver- O takımda da Billups başta olmak üzere Kenyon Martin, Nene, Kleiza, Danthay Jones, Chris Andersen gibi hem Melo’dan rol çalmayan hem de onu iyi tamamlayan yan parçalar vardı. (+George Karl gibi ligin top class hocalarından biri)
Bununla birlikte Kyrie, en azından kağıt üzerinde, kendisini iyi tamamlayabilecek oyunculara/sisteme sahip bir takıma geldi. Boston tıpkı Irving gibi ligin en kötü savunmacılarından biri olan Isaiah Thomas’la oynadığı için Irving’i savunmada saklayabilecek, savunma defolarını en azından olduğundan daha aza indirebilecek sisteme/alışkanlığa sahip. Hayward ve Jaylen Brown gibi pozisyonları için kalıplı, savunmada da ortalama üzeri kanat oyuncuları Irving’in işini biraz olsun kolaylaştıracaktır.
Hücum kısmında ise kritik noktalardan bir tanesi Hayward’ın topu yönlendirme konusunda Irving’in üzerindeki baskıyı/sorumluluğu ne kadar alabileceği. Hem Stevens’ın yarattığı takımların topun paylaşılması konusundaki başarısı, hem de Hayward’ın Utah kariyerinde zaman zaman bu rolde oynamış olması, Irving’in Cleveland’da olduğundan daha çok karar verici rolde olacağı da düşünülürse handikap yaratmayacak gibi gözüküyor.
Boston bu offseason başlarken, uzun zamandır hiçbir NBA takımında olmayan genç oyuncu/pick kombinasyonuna sahipti. Bu, onlara NBA’de hemen hemen her (yıldız) oyuncu için takımlarına teklif yapabilme lüksünü sundu/sunuyor. Ancak Ağustos sonunda Boston hemen hemen tüm hamlelerini yapmışken ortaya önemli bir soru işareti çıkıyor. Bu hamle yapabilme/takımın eksikliklerini giderme lüksüne rağmen, geçtiğimiz sezonda da Boston kadrosunun en büyük defosu olarak gözüken playoff seviyesinde atlet-iyi ribaundçu uzun hala kadroda yok. Elde bu kadar fazla hamle şansı varken Yabusele-Theis ikilisine güvenmek(?) çok iyi bir karar olmayabilir. (Bradley-Morris takası hala büyük soru işareti)
— -
Cleveland Cavaliers:
Cavs cephesi ise istediğini almış gözüküyor. LeBron’un gelecek yıl takımdan ayrılma ihtimali giderek artarken, Cavaliers hem gelecek sezon LeBron’a bir sene daha NBA Finali’ne gidebilecek ortamı yaratmak ve gelecek yaz pazarlıklara güçlü elle girmek, hem de LeBron’un ayrılma ihtimaline karşı orta-uzun vade planlarını yapmaya başlamak durumundaydı. Bu takasla, iki beklentiyi de karşılamış gözüküyorlar.
Isaiah Thomas, Cleveland’ın LeBron’un ikinci döneminde Kyrie’den aldığı hücum katkısını verecektir. IT’nin kalça sakatlığı soru işareti yaratmasına rağmen, LeBron’un zaman zaman playoff’larda gösterdiği insan üstü eforun da etkisiyle pilinin bittiği -özellikle GSW karşısında- düşünülürse, takıma ligin en iyi son çeyrek skorerini eklemek tatmin edici.
Ayrıca LeBron’un olası ayrılığında da Cavaliers, kontratı tıpkı LeBron gibi gelecek sezon bitecek Isaiah’a istediği maximum kontratı vermeme lüksüne sahip . LeBron’un -Lakers’a :)- gitmesi durumunda, gelecek yaz 29 yaşında olacak ve fiziksel defoları kariyerinin son döneminde iyice ortaya çıkması muhtemel Isaiah’a uzun vadeli kontrat vererek yeniden yapılanmaya başlamak istememesi anlaşılır olacaktır ki, bu açıdan da Cavaliers hamle yapma(ma) gücüne sahip olacak.
Cavaliers IT ile birlikte, Crowder gibi ligin fiyat/performans olarak en tatmin edici oyuncularından birini aldı. Crowder yıllardır Shumpert’tan beklenen, savunma yapıp boş şutları sokacak kısa rolü için -maaşı da düşünülürse- biçilmiş kaftan gibi gözüküyor. Ayrıca Cavaliers’ın geçen yıl oyunun sadece bir yönünü oynayan Shumpert-Korver-JR Smith üçlüsünü, iki yönlü oyuncularla (Cedi-Crowder) takviye etmesi de takım için başka bir artı. -Zizic Summer League’de oldukça ağır gözüktü, onunla ilgili şüphelerim var-
Doğu’da pek çok takımın yıldızlarını/iddialarını kaybettikleri düşünülürse Brooklyn pick’i Mayıs ayında olduğu kadar değerli olmayabilir. Doğu’dan Atlanta, Indiana, Chicago, Orlando, New York; Batı’dan Sacramento, Phoenix kağıt üzerinde Brooklyn’in geçebileceği takımlar olarak gözüküyor. (2018 Lakers dahil Boston’un elindeki pick’lerden en değerlisi 2019 Memphis olacak sanırım) Yine de o pick’in ilk 10 dışında kalması sürpriz olacaktır ki 2018 Draft’ının da potansiyeli yüksek bir draft olduğu da düşünüldüğünde, Cavailers 2018 yazında iyi/potansiyelli bir genç oyuncu seçebilecek pozisyonda olacaktır.
Sondan bir önceki yorum: Boston için (7.5'tan) 8/10, Cleveland için 9/10.
Son yorum: Kral’cıyız.
