Alman Bakan Gabriel ilk kez sayı verdi: “450 iltica başvurusunda bulunan var. 80 kişiye iltica hakkı tanındı”

Ankara-Berlin arasında krize sebep olan İncirlik Üssü gerilimiyle ilgili Almanya Dışişleri Bakanı Sigmar Gabriel, çarpıcı açıklamalarda bulundu. Türkiye’nin Alman vekilleri İncirlik Üssü’ne almama kararının ardından başlayan tartışmalarda, Gabriel, Türk hükûmetinin Almanya’ya, “İltica başvurusunda bulunanları iade ederseniz, o zaman vekilleriniz Alman askerlerini ziyaret edebilir” dediğini aktardı.

Almanya ile Türkiye arasındaki ‘İncirlik krizi’, Türkiye’nin İncirlik Üssü’nü ziyaret etmek isten Alman vekillere izin vermemesiyle alevlenmişti. Kararın ardından Almanya’dan çok sert açıklamalar yapılmış, Şansölye Merkel, İncirlik’e alternatif arandığını ifade etmişti.

Almanya Dışişleri Bakanı Sigmar Gabriel kararın ardından, Türk hükûmetinin kararından geri dönmesini umduğunu söyleyerek, aksi takdirde, “Alman parlamentosunun hiç kuşkusuz askerlerini Türkiye’de bırakmayacağını” dile getirmişti.

DW Türkçe’den Değer Akal’ın haberine göre, Almanya Dışişleri Bakanı Sigmar Gabriel, Washington ziyareti sırasında ünlü düşünce kuruluşu Stratejik ve Uluslararası Araştırmalar Merkezi’nde (CSIS) yaptığı konuşmada Türkiye ile İncirlik gerilimi hakkında çarpıcı açıklamalarda bulundu.

İlk kez Türkiye ile gerilim konusunda bu kadar açık ve sert konuşan Gabriel, Türk Hükümeti ile perde arkasında yürütülen pazarlıklar hakkında ayrıntılı bilgi verdi.

Sigmar Gabriel, “Erdoğan’ın hükümeti, bize ‘eğer iltica başvurusunda bulunanları bize iade ederseniz, evet işte o zaman milletvekilleriniz Alman askerlerini ziyaret edebilir’ dedi. Bu kanunlarımızın, Anayasamızın ihlalidir, böyle bir şey yasak” diye konuştu.

‘80 kişiye iltica hakkı’

Gabriel, Washington’daki konuşmasında ilk kez Almanya’da iltica hakkı tanınanların sayısına ilişkin ayrıntılı bilgi verdi.

Gabriel, “Yaklaşık 450 iltica başvurusunda bulunan var. 80 kişiye iltica hakkı tanındı. Şimdi Türk Hükümeti bizden bu kişileri, hapsedilmeleri için, Türkiye’ye vermemizi istiyor. Bu bir NATO müttefikinin diğer bir NATO müttefikine şantaj uyguladığı bir durumdur. Bu kesinlikle mümkün değil” dedi.

Gabriel’den Çavuşoğlu’ya: Durumun ciddiyetini anlatmaya çalıştık

Alman Bakan Gabriel’e Türk Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun, “Almanya İncirlik’ten çıkmak isterse kendileri bilir, onlara yalvaracak değiliz” şeklindeki açıklaması da soruldu.

Gabriel, “İşte bu sorunla baş etme şekilleri bu” dedi ve hem kendisinin hem Başbakan Angela Merkel’ın defaten, kapalı kapılar ardında, Türk tarafına durumun ciddiyetini aktarmaya çalıştıklarını anlattı.

Almanya Dışişleri Bakanı sözlerini şöyle sürdürdü:

“Türk tarafına ‘Bu çok tehlikeli bir durum, lütfen bu ordunun Federal Meclis denetimi altında bir ordu olduğu gerçeğini hafife almayın, karar mercii Federal Meclis’ sözleriyle anlatmaya çalıştık. Sonra çıkıp açıkça, kamuoyu önünde, iltica yasalarımızı değiştirmediğimiz müddetçe ziyaret izni vermeyeceklerini açıkladılar. Bu imkânsız. Ben arkadaşım Mevlüt Çavuşoğlu’nu aradım, ‘sorunu çözelim’ dedim ve yanıtı ne yazık ki işte sizin ifade ettiğiniz gibi oldu.”

İncirlik krizi için ABD devrede

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile NATO Zirvesi’nde konuyu ele almaya çalışacaklarını ifade eden Gabriel, “ABD Dışişleri Bakanı Rex Tillerson ve diğerlerinin de mesajı Erdoğan’a iletecekleri yönünde söz vermiş olmalarından büyük memnuniyet duyuyorum” dedi.

İncirlik geriliminde NATO boyutu

Federal Alman Ordusu’nun Alman Anayasası uyarınca Federal Hükümet’in değil Federal Meclis’in denetimi altında olduğunu, Alman askerlerinin Konya ve İncirlik’te Federal Meclis kararıyla görev yaptığını anımsatan Gabriel, konunun sadece Türk-Alman ikili ilişkileriyle sınırlı olmadığını da vurguladı.

Gabriel gerilimde NATO boyutu da olduğunu şu sözlerle aktardı:

“AWACS’lar Konya’da. Bu bir NATO misyonu, Türk-Alman ikili işbirliğine dayanan bir misyon değil.”

Alman Bakan, Türkiye’nin bu tavrı karşısında Federal Meclis’teki tüm partilerin ‘Eğer askerlerimizi ziyaret edemiyorsak onları hemen ülkeden çıkartalım’ diyeceklerini aktarırken, “Bir düşünün ABD’de bir kongre üyesi Amerikan askerlerinin görev yaptığı bir ülkeyi ziyaret etmek isteyecek, ilgili ülke ‘hayır önce yasalarınızı değiştirin öyle izin veririz’ diyecek. Durum fiilen bu” sözlerini kaydetti.

One clap, two clap, three clap, forty?

By clapping more or less, you can signal to us which stories really stand out.