CHP’li Didem Engin, Türkiye’deki yüksek deprem riski nedeniyle Meclis’e araştırma önergesi verdi

Türkiye’deki yüksek deprem riski nedeniyle Meclis’e araştırma önergesi veren CHP İstanbul Milletvekili Didem Engin, “Ne yazık ki AKP Hükümeti, depreme yönelik çalışmaları rant hırsından uzak düşünememekte, depreme ilişkin tedbir almayı, bilimsel analiz ve görüşlerden uzak bir şekilde, şehirlerde rantı yüksek bölgelerde kentsel dönüşüm gerekçesi ile acele kamulaştırma kararı almaktan ibaret görmektedir. Bir an evvel bu anlayıştan vazgeçilerek bilimin önderliğinde gerçekçi bir deprem politikası oluşturmalıyız” ifadelerini kullandı.

Yalnızca 20. yüzyılda dünya genelinde yaşanan depremlerde toplam 1.548.450 kişinin hayatını kaybettiğini vurgulayan Engin, ülkemizin jeolojik konumu nedeni ile depremlerin sebep olduğu acıları ve kayıpları en derinden yaşayan ülkelerden biri olduğunu söyledi. Türkiye topraklarının yüzde 93’ünün deprem bölgeleri içinde yer aldığını hatırlatan Didem Engin, ülkemizde 1900 yılı öncesine dek 1169 depremin, 1900 yılından bugüne kadar da belli başlı 180 büyük depremin kayıt altına alındığını ve bu 180 depremde 92 bin 463 can kaybı yaşandığını belirtti.

“KAYBETTİKLERİMİZİN ACISI HALA ÇOK TAZE”

Geçmiş yıllarda yaşanan büyük depremlere değinen Didem Engin, 26 Aralık 1939'da yaşanan Erzincan depreminde 32 bin 962 kişinin hayatını kaybettiğini, 116 bin 720 binanın ağır hasar aldığını, 1999'da yaşanan Gölcük merkezli Marmara Depremi’nde ise resmi verilere göre 17 bin 480 yurttaşımızın öldüğünü söyleyen Engin, “1999 depreminde yalnızca Gölcük ilçesinde 5 bin 383 vatandaşımız hayatını kaybetmiştir. Bu da o tarihte Gölcük’te yaşayan her 5 kişiden birinin ölümü anlamına gelmektedir. 1999 depreminden 12 yıl sonra yaşanan Van merkezli depremlerde de 644 vatandaşımız hayatını kaybetmiştir” dedi.

“NÜFUSUN YÜZDE 98'İ DEPREM TEHDİDİ ALTINDA”

“Toplumsal tarihimizde deprem sebebiyle yaşanan bunca acı ve felakete rağmen, deprem konusunda ülkemizde gerekli derslerin alındığını söylemek ne yazık ki hala mümkün değil” diyen Engin, uzmanların Türkiye’nin ciddi bir deprem riski altında olduğunu sıklıkla vurguladığını belirterek, “Ülkemiz, depremlerde insan kaybı açısından dünyada 9'uncu, toplam etkilenen insan sayısı açısından ise 5. sıradadır. Türkiye nüfusunun yüzde 98’i deprem tehdidi altında yaşıyor” dedi.

Depremin ne zaman olacağının bilinmesinin mevcut bilimsel ve teknolojik koşullarla mümkün olmadığını ancak gelişmiş teknolojiler ve rant sevdasından uzak yönetimsel yaklaşımlar ile en şiddetli depremlerden dahi çok az hasarlarla kurtulmanın artık mümkün olduğunu belirten Didem Engin, “Örneğin toprakları ciddi deprem riski altında bulunan Japonya bugün ranttan uzak bir anlayış, geliştirdiği yapı teknolojileri ve uyguladığı şehirleşme politikası sonucunda ‘deprem değil, bina öldürür’ sözünün doğruluğunu tüm dünyaya göstermektedir. Japonya’nın yakın zamanda yaşadığı sarsıcı depremler bize bilim ve teknolojik gelişmelerin yardımıyla her zeminde bina yapılabileceğini ve bu binaların şiddetli depremlere dayanabileceğini göstermiştir” diye konuştu.

“İSTANBUL OLASI BİR DEPREME HALA HAZIR DEĞİL”

Marmara Bölgesi ve özellikle İstanbul’un bulunduğu konumun ciddi bir deprem riskini de beraberinde getirdiğini ifade eden CHP’li Engin , uzmanlar tarafından sıklıkla bu bölge faylarında enerji birikimi olduğu ve bu enerjinin bir şekilde açığa çıkacağı yönünde yapılan uyarılara rağmen alınan önlemlerin yetersizliğini hatırlattı.

“1999 DEPREMİNİN MALİYETİ 17 MİLYAR DOLAR!”

1999 Marmara Depremi sonrası yaşanan kargaşa ve koordinasyonsuzluğun halkımızda yarattığı endişenin hala giderilemediğini belirten Didem Engin, “Her ne kadar yaşanan can kayıplarının yanında hiçbir önemi olmasa da 1999 Marmara Depremi’ne ilişkin yapılan maddi analizler, ciddi bir maddi kaybın da yaşandığına işaret etmektedir. Dünya Bankası’na göre 1999 depreminin maliyeti 12–17 milyar dolar, ülkemiz GSYH’nın % 6,3- 9’u oranında olmuştur” dedi.

“OLASI BİR DEPREMDE 73 BİN CAN KAYBI BEKLENİYOR”

İstanbul’da olası bir büyük deprem sonrasında yaşanacaklara ilişkin oluşturulan bilimsel analizlere dayalı senaryolar ve tahminlere de değinen Didem Engin, “Örneğin; 2002 yılında Pacific Consultants International ve OYO Corporation tarafından gerçekleştirilmiş ve genelde ‘JICA’ çalışması olarak bilinen İstanbul metropoliten bölgesi deprem riski belirlemesinde benzer bir deprem yırtılma modeli (Model A) için toplam ağır hasarlı bina sayısı 51.000, toplam ağır ve orta hasarlı bina sayısı ise 114.000 olarak verilmektedir. Bu hasarlardan kaynaklanacak can kaybı sayısı 73.000, ağır yaralı sayısı ise 120.000 olarak tahmin edilmiştir” dedi.

“AKP DEPREM TEHLİKESİNİ RANT KAYNAĞI OLARAK GÖRÜYOR”

Didem Engin, Türkiye genelindeki mevcut yapı stokunun ne kadarının depreme dayanıklı olduğu konusunda da hala sağlıklı bir çalışma yapılamadığını belirterek, “Esasen ülkemizin en önemli eksikliklerinden biri, siyaset ve rant algısından arındırılmış bir deprem politikamızın halen oluşturulamamış olmasıdır. Ne yazık ki AKP Hükümeti, depreme yönelik çalışmaları rant hırsından uzak düşünememekte, depreme ilişkin tedbir almayı, bilimsel analiz ve görüşlerden uzak bir şekilde, şehirlerde rantı yüksek bölgelerde kentsel dönüşüm gerekçesi ile acele kamulaştırma kararı almaktan ibaret görmektedir” diye konuştu.

“MECLİS ARAŞTIRMA KOMİSYONU İVEDİLİKLE KURULMALI”

Didem Engin, “Çok geç olmadan, geri dönüşü olmayan acılar yaşanmadan, bir an evvel depreme hazırlık konusunda gerekli adımları ciddiyetle ve kararlılıkla atmalıyız. Bu nedenle yeni bir araştırma komisyonunun kurularak geçmiş dönemlerde yapılan çalışmaların değerlendirilmesi, eksikliklerin acilen tespit edilmesi ve Hükümet’in önerilen önlemleri ivedilikle hayata geçirmesi gereklidir” dedi.

One clap, two clap, three clap, forty?

By clapping more or less, you can signal to us which stories really stand out.