DİSK‘ten ‘işsizlik raporu’ analizi: İşsizliğin önlenemeyen yükselişi

DİSK Araştırma Enstitüsü tarafından hazırlanan Aralık 2016 İşsizlik ve İstihdam Raporu’nda “İşsizlikte tırmanış devam ediyor. TÜİK tarafından açıklanan dar tanımlı (standart) işsizlik oranı bir önceki yılın Eylül ayına göre 1 puan artarak yüzde 11,3’e yükseldi.” ifadeleri yer aldı.

Türkiye İstatistik Kurumu’nun bugün açıkladığı Eylül 2016 dönemi Hanehalkı İşgücü Araştırması sonuçlarını değerlendiren DİSK, “İşsizlikte Yeni Zirve” başlığında işsizliği “TÜİK tarafından açıklanan dar tanımlı (standart) işsizlik oranı bir önceki yılın Eylül ayına göre 1 puanlık artış göstererek yüzde 11,3’e yükseldi. Böylece işsizlik hesaplama yönteminin değiştirildiği 2014’ten bu yana son üç yılın en yüksek işsizlik oranı gerçekleşmiş oldu. Toplam işsiz sayısı bir önceki yılın Eylül ayına göre 420 bin kişi artarak 3 milyon 523 bin olarak gerçekleşti.” ifadeleriyle analiz etti.

DİSK’in raporunda toplam işsiz sayısının 3 milyon 523 bin olduğu belirtilirken, bu işsizlerin 1 milyon 974 bini erkeklerden, 1 milyon 550 bini ise kadınlardan oluştuğu aktarıldı ve s”on iki yılda toplam işsiz sayısı 475 bin artarken kadın işsiz sayısı 331 bin arttı. Böylece işsizlerin yüzde 44’ü kadınlar oluştu” denildi.

Son 5 yıldaki işsizlik rakamlarını da inceleyen DİSK’in raporunda, “AKP’nin iş başına geldiği 2002 yılında yüzde 10,3 olan işsizlik oranı aradan geçen 14 yıla rağmen düşmedi, tersine artış gösterdi.” ifadeleri kullanıldı.

İŞSİZLİKTE ARTIŞ HIZLANIYOR

Sadece son beş yılda işsizler ordusuna katılanların sayısı bir milyona yaklaştığı ifade edilen raporda son bir yılda yaşanan 420 bin kişilik artış, işsizlikte tırmanış eğilimin en açık göstergesi olarak vurgulandı. İşsizlikte son üç yılın en yüksek düzeyinin ise Eylül 2016’da gerçekleştiği belirtildi.

DİSK‘TEN İŞSİZLİĞE KARŞI ÖNERİLER

DİSK, işsizlik raporunun son bölümünde ise işsizliğin azaltılması ve istihdamda kalıcı ve güvenceli artış sağlanması için önerilerini şöyle sıraladı:

Herkesin çalışması için, herkesin daha az çalışması” ilkesi doğrultusunda haftalık çalışma süresigelir kaybı olmaksızın 37,5 saate, fazla mesailer için uygulanan yıllık 270 saat sınırı, 90 saate düşürülmelidir.
Uluslararası çalışma normları doğrultusunda herkese en az bir ay ücretli yıllık izin hakkı tanınmalıdır.
İstihdam artışlarında kamunun payı dikkate değerdir. Kamu istihdamının artırılması, kamuda eğreti ve güvencesiz çalışma biçimleri yerine, kadrolu ve güvenceli istihdam artışının sağlanması yaşamsal önemdedir. Kamu girişimciliği ve hizmetleri istihdam yaratacak şekilde yeniden ele alınmalı ve kamuda personel açığı derhal kapatılmalıdır.
Güvencesiz çalışma biçimlerine son verilmeli, tüm taşeron işçilere kadro verilmelidir. Kamu taşeron işçileri kamu işçisi olarak kadroya alınmalıdır.
Uluslararası Çalışma Örgütü ILO’nun “insana yaraşır iş” yaklaşımı temelinde herkese güvenceli ve nitelikli işler sağlanmalıdır.
Kiralık işçilik yasası (6715) Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmelidir.
Sendikal hak ve özgürlüklerin kullanımı güvence altına alınmalı, sendikal barajlar kaldırılmalı, herkesin sendika hakkını özgürce kullanabilmesi için gerekli yasal düzenlemeler yapılmalıdır.
Toplum yararına çalışma programları kapsamında çalıştırılanlar daimi işçi statüsüne geçirilmelidir.
İş başında eğitim adı altında çırak ve stajyerlerin ucuz işgücü deposu olarak kullanılması uygulamasına son verilmelidir.
İşsizlik Sigortası Fonunun amaç dışı kullanımına son verilmelidir
Kadın istihdamının artırılması ve işsizliğinin azaltılması için işgücü piyasalarındaki cinsiyetçi uygulamalara son verilmeli, ev içi bakım hizmetleri devletin gereken nitelikli, yaygın ve ücretsiz bakım hizmetlerini sağlaması ile kadının üzerinden alınmalıdır.
One clap, two clap, three clap, forty?

By clapping more or less, you can signal to us which stories really stand out.