Erdoğan ve Trump’ın basın açıklamasında dikkat çeken ‘çeviri hatası’

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ile ABD Başkanı Donald Trump’ın Beyaz Saray’da yaptığı basın açıklamasında, Erdoğan’ın konuşmasının İngilizce tercümesi yanlış yapıldı.

Washington Hattı’nın haberine göre, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşmasında “Teror örgütleri ile ilkeli ve kararlı mücadele konusunda geçmişte yaşanan hataları telafi edecek adımlarin devamının gelecegini ümit ediyoruz” dediği görüldü. Erdoğan bununla açıkça ABD’ye mesaj verdi ve ABD’nin YPG gibi örgütlerle çalışmasına dolaylı olarak atıf yaparak, bunun yanlış olduğunu ve ABD’den bu yanlıştan dönmesini beklediği yolunda ikaz etti.

Buna karşılık tercüman ise şöyle çevirdi:

“And we know that, in terms of keeping up with the principled and committed fight against the terrorists organizations all around the world, we will not repeat the mistakes of the past, and we will continue down this path together.”

İngilizceye çevrilen metinde ise “Prensip dahilinde terörist örgütlere karşı bütün dünyada yapılan mücadelede, biz geçmişte yaptığımız hataları tekrarlayamayacağız, bu yolda beraberce çalışmaya devam edeceğiz” dendi.

Erdoğan’ın konuşmasının devamında, “YPG ve PYD terör örgütlerinin hangi ülke olursa olsun muhatap alınması bu konuda küresel düzeyde olan mutabakata kesinlikle uygun değildir” diyerek, PYD ve YPG’ye açıkça ‘terör örgütü’ dediği görülüyor.

Erdoğan’ın sözleri İngilizce’ye şöyle çevrildi:

”Taking YPG and PYD in the region — taking them into consideration in the region, it will never be accepted, and it is going to be against a global agreement that we have reached.”

Burada öncelikle YPG ve PYD’ye terör örgütü derken, çeviride terör örgütü kullanılmıyor. Ayrıca Erdoğan ‘muhatap alınması’ derken, tercüme ‘düşünülmesi’ anlamına gelen ‘consideration’ kelimesini kullanıyor.

ABD’nin YPG ve PYD ile doğrudan çalışmasından hareketle, bu örgütlere ‘terör örgütü’ sıfatının çeviride yer almadığı yine ABD tarafının tepkisini çekebilecekken, bunun söylenmediği görülüyor.

One clap, two clap, three clap, forty?

By clapping more or less, you can signal to us which stories really stand out.