“Koruköy’e gidişlerin engellenmesi burada bir suç işlendiğinin ispatıdır”

Nusaybin’in Koruköy’üne ( Xerabê Bava köyüne) ulaşmaya çalışan ancak gidişlerine izin verilmeyen Barış Bloğu Eşsözcüsü Bahadır Altay, geçmişte bölgede nelerin yaşandığını anlamak için bugün yaşananlara bakmanın yeterli olduğunu dile getirdi. 90’lı yıllarda yaşananları çok sonraları gördüğünü, devlet adına işlenen cinayetlerin çok sonraları ortaya çıktığını hatırlatan Altay, insanların o zaman haberdar olamadığı şeylerin bugün de yaşandığını ve şimdi yaşananların sonuçlarını geçmişe bakarak görmenin mümkün olduğunu söyledi.

Dihaber’in haberine göre, Mardin’in Nusaybin ilçesi Koruköy’ü (Xerabê Bava köyü) 14 gündür dış dünyaya kaplı. Hiçbir şekilde ulaşılamayan köyde ne olduğunu incelemek üzere Mardin’e gelen heyetin içinde yer alan Barış Bloğu Eşsözcüsü Bahadır Altay, geçmişte bölgede nelerin yaşandığını anlamak için bugün yaşananlara bakmanın yeterli olduğunu dile getirdi. 90’lı yıllarda yaşananları çok sonraları gördüğünü, devlet adına işlenen cinayetlerin çok sonraları ortaya çıktığını hatırlatan Altay, insanların o zaman haberdar olamadığı şeylerin bugün de yaşandığını ve şimdi yaşananların sonuçlarını geçmişe bakarak görmenin mümkün olduğunu söyledi.

“SUÇ İŞLENİYOR”

Bugün neler yaşandığına dair endişelerinin geçmişe bakıldığında arttığını sözlerine ekleyen Altay, “İnsanların çok sonradan öğrendiği o yaşananlar şimdi Koruköy’de yaşanıyor. Bu köy 90'larda yakılan ve göçe zorlanan bir köy” hatırlatmasında bulundu. Köye giriş yasağına dikkat çeken Altay, şöyle devam etti: “14 gündür köy ellerinde ve köyde bir suçlu, ‘terörist’ dedikleri birileri varsa bunları yakalamış, gözaltına almış olmaları gerekirdi. Dolayısıyla bu operasyonun şimdiye kadar bitmiş olması gerekirdi. Hala köyün kapılarının kapalı olması, gidişlerin engellenmesi aslında burada bir suç işlendiğinin ispatıdır.” Yaşananların uluslararası antlaşmalara da aykırı olduğunu ifade eden Altay, “Burada suç işlendiğini düşünüyoruz. Biz kendi ülkemizde, kendi vatandaşlarımızla iletişim kuramıyoruz. Devlettin hiçbir gerekçeyle buna hakkı yok.”

“DUYMADIM, GÖRMEDİM, BİLMİYORUM DİYEMEZLER”

Köyde 60 hanenin bulunduğunu vurgulayan Alta, batı kamuoyunun 90’lı yıllardaki gibi “duymadım, görmedim, bilmiyorum” deme lüksünün olmadığına dikkat çekti: “Batıdaki insanların artık şöyle bir mazeretleri yok. Bilmiyordum, haberim yoktu. 90'lı yıllar için bunu söylemek mümkündü ancak bu gün bunu demek mümkün değil. Bunu söyleyen kulaklarını kendi tıkıyordur, gözlerini kendi kapatıyordur. Batıdaki vatandaşlarımızın, buradaki vatandaşlarımızın yaşadığı probleme duyarsız kalmaması gerekiyor. Aksi halde bu topraklarda barışı hayal dahi edemeyiz.”

“YANGINA SÜRÜKLENİYORUZ”

Bölgenin 3’üncü Dünya Savaşı denilecek bir sürecin içinden geçildiğini ifade eden Altay, iktidara uyarılarda bulundu: “İktidarın bu tavrı bizi adeta bu yangına sürüklüyor. O nedenle karşı çıkmamız lazım, sesimizi yükseltmemiz lazım. Barışı sağlamanın yolu buradan geçiyor. Yoksa bu topraklardan hepimiz göç etmek zorunda kalacağız, aynı Suriyeli komşularımızın topraklarından göç ettiği gibi. Bu korku yayılıyor bölgemizde ve buna engel olmanın yolu hepimizin sesini yükseltmesinden geçiyor. Barış isteyen herkesin artık sessizliği bozması ve buradaki feryada koşmamız lazım.”

“CİZRE, NUSAYBİN’DE CİNAYET İŞLEYENLER BUGÜN İÇERİDE”

Mardin Valisi ile görüşme taleplerinin yanıtsız kaldığını vurgulayan Altay, şunları söyledi: “Mardin Valiliği burada yapılan işkencenin, can ve mal kaybının sorumlusudur. Ben hükümetten talimat alıyorum diyerek bunun sorumluluğundan kurtulamaz. Daha önce Şırnak’ta, Cizre’de Nusaybin’de işlenen cinayetler zamanın görev alan bir sürü komutanın şuan cezaevinde olduğu biliyoruz. Vali dahil bugün bu suçları işleyenler yargılanacaklar. Artık mızrak çuvala sığmıyor. Bu yaşananların hesabını vermekten kurtulamazlar.”

Show your support

Clapping shows how much you appreciated dokuz8HABER’s story.