Soylu’nun, “Yiyorlar, içiyorlar, yerlerine gidiyorlar” dediği Gülmen ve Özakça’ya yönelttiği sözlere CHP ve HDP’den sert tepki

KHK ile işlerinden ihraç edilen akademisyen Nuriye Gülmen ve öğretmen Semih Özakça’nın açlık grevlerinin 76. gününde tutuklanması TBMM Genel Kurulu’nda tartışma konusu oldu. İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun, “Bu 2 kişi 2012 yılından itibaren DHKP-C örgütü mensubu olması sebebiyle defalarca gözaltına alınmışlardır” şeklindeki sözlerine CHP ve HDP’den tepki geldi.

Sputnik’ten Yurdagül Şimşek’in haberine göre, TBMM Genel Kurulu’nda CHP’nin Adalet Bakanı Bekir Bozdağ hakkında verdiği gensorunun gündeme alınması 105'e karşı 268 oyla reddedildi. Gensoru önergesinin görüşmelerinde ise HDP ve CHP’li milletvekilleri KHK ile ihraç edilen akademisyen Nuriye Gülmen ve öğretmen Semih Özakça’nın tutuklanmasını gündeme getirdi.

CHP’li Barış Yarkadaş, Gülmen ve Özakça’nın gözaltına alınmasına tepki gösterenlere yapılan polis müdahalesi sırasında çekilen fotoğrafları göstererek İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’ya “Sayın Bakan, sizin bu fotoğrafla ilgili bir açıklama yapmanızı rica ediyorum. Sayın Cumhurbaşkanı ‘Bu ülkedeki tüm anneler benim annemdir.’ demişti, Veli Saçılık’ın annesi de bizim annemizdir. Şimdi, bu fotoğrafla ilgili Sayın Bakanın bir açıklama yapma zorunluluğunun olduğunu düşünüyorum” diye seslendi.

Soylu: ‘Bunlar DHKP-C mensubu’

Bunun üzerine İçişleri Bakanı Süleyman Soylu söz aldı. Soylu’nun açıklamalarına CHP ve HDP’li vekillerden itirazlar geldi. Bu konuda yaşanan tartışma ise TBMM tutanaklarına şöyle yansıdı:

  • Soylu: İstanbul Milletvekili Barış Yarkadaş biraz önce ismimi de söyleyerek bir fotoğraf gösterdi. Şunu ifade etmek gerekir ki: Polisin, jandarmanın ve korucularımızın genel görevi hem kamu düzenini tesis etmek hem de hepimizin huzurunu ve güvenliğini sağlayabilmektir. Siyasetin de temel görevi teröre alet olmamaktadır; bunu, bir İçişleri Bakanı olarak söylüyorum. Birkaç gündür — ki bu olayın sebebi de odur- olan gerek Yüksel Caddesi’ndeki gerek diğer yerlerdeki olan olayları hep beraber takip ediyoruz. Kanun hükmünde kararnameyle birlikte kendi iş yerlerinden terör örgütü mensubu olmak suretiyle atılan 2 kişiden bahsediyoruz. (CHP sıralarından “Yargı kararı var mı?” sesleri)
  • Filiz Kerestecioğlu Demir (HDP): FETÖ’yle ilgili atıldı, DHKP-C’den tutuklandı.
  • Soylu: Bu 2 kişi DHKP-C mensubudur.
  • Kerestecioğlu: Hayır, FETÖ’yle ilgili atıldı.
  • Soylu: 2012'den itibaren DHKP-C örgütü mensubu olması sebebiyle… (CHP ve HDP sıralarından gürültüler) (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
  • Mahmut Toğrul (HDP): Siz ondan dolayı mı aldınız Sayın Bakan? Siz ondan dolayı mı görevden aldınız?
  • Soylu: Bu 2 kişi 2012 yılından itibaren DHKP-C örgütü mensubu olması sebebiyle defalarca gözaltına alınmışlardır.
  • Ali Şeker (CHP): 2012'de niye almadınız?
  • Soylu: Ve şunu çok net söyleyeyim: Biz hepimiz milletvekiliyiz ve sorumluyuz. En son, İstanbul’daki DHKP-C operasyonunda bir babanın feryadını hep beraber dinledik. Kızını örgütten kurtaramayan, bunun için örgütün işkencesine maruz kalan bir babanın feryadını dinledik. Bizim hep beraber görevimiz bu örgütlerin bizi kullanmaması ve maniple etmemesidir.
  • Atila Sertel (CHP): Herkesi terörist ilan ettiniz.

‘CHP’ye söylüyorum, aynı yoldan yürümeyin’

  • Soylu: Tekrar söylüyorum ve bir İçişleri Bakanı olarak söylüyorum: PKK’nin HDP’yi nasıl kullandığını hep beraber görüyoruz ve biliyoruz. (HDP sıralarından gürültüler)
  • Mahmut Toğrul (HDP): Yuh be! Yuh be! Seni kim kullanıyor?
  • Soylu: Cumhuriyet Halk Partisine söylüyorum, aynı yoldan yürümeyin ve sosyal medyada milletvekillerinin üzerine DHKP-C tarafından ve onların örgüt elemanları tarafından nasıl baskı yapıldığını hep beraber takip ediyoruz ve görüyoruz. Bu, son derece…

‘İşine son verilenlerle ilgili yeni bir kurul var’

  • Soylu: Burada sizin de yapmanız gereken bu yargının ortaya koyacağı kararı beklemektir. (CHP ve HDP sıralarından gürültüler) Sonra, kanun hükmündeki kararnameyle birlikte işine son verilenlerle ilgili şimdi yeni bir kurul var. Bu kurula müracaat edecekler ve bu kurul gerekli değerlendirmeyi ortaya koyacak. Bu çektiğimiz sıkıntıları tekrar çekmemek ve…
  • Atila Sertel (CHP): Sayın Bakan, yargı kararı olmadan suçlu ilan ediyorsunuz.
  • Soylu: Güvenlik kuvvetlerimize bu konuda, evet, haksız ithamlarda bulunmak hele bu son dönemde oldukça yanlış bir şeydir.
  • Atila Sertel (CHP): Ayıp, ayıp!
  • Soylu: Bunu ifade etmek istiyorum arkadaşımızın bu konudaki değerlendirmesine bir cevap olarak. Sağ olun.
  • Orhan Sarıbal (CHP): Kendiniz yüzleşmeniz lazım. FETÖ’yle yüzleşmeden bu topluma bu eziyeti çektirme hakkınız yok.

‘Böyle bir adalet mi var?’

Bu tartışmalar üzerine sataşma gerekçesiyle söz alan HDP Grup Başkanvekili Filiz Kerestecioğlu, insanların, haklarında hüküm olmadan hüküm giymiş gibi değerlendirilemeyeceğini söyledi. Kerestecioğlu, “Ama Sayın İçişleri Bakanının tarzı bu” dedi.

Adaletin, insanların başvuracağı yerin, mekanizmanın kalmadığını ifade eden Kerestecioğlu, “Yüzbinlerce insan için 7 kişilik komisyon mu kuracaksınız? Bu insanlar bunun için açlık grevindeydi. Ne güzel yargıladı İçişleri Bakanı, ne güzel yargıladı. Hadi verdi hükmünü. Böyle bir adalet mi var ya! Kim savunacak onları? Bizden başka kim savunacak?” diye konuştu.

Bu insanlar sokağa çıkıp AKP’nin gerçek yüzünü gösterdiği zaman terörist oldu

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Malatya Milletvekili Veli Ağbaba da “Sayın Bakan o iki insan için ‘terörist’ dedi. Bu iki insan 2012'den beri eğer teröristse niye sokakta geziyor?” diye sordu. “Bu insanlar sokağa çıkıp AKP’nin gerçek yüzünü gösterdiği zaman terörist oldu” diyen CHP’li Ağbaba, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Sokağa çıkıp AKP’nin foyasını, AKP’nin gerçek yüzünü dünyaya duyurunca terörist oldu. Sizin façanızı bozdu, sizin maskenizi indirdi. Sizin geçmişte ‘terörist’ dediklerinize bakınca insan hayret ediyor. Bakın, geçmişte İlker Başbuğ’a ‘terörist’ diyen sizlersiniz, Hanefi Avcı’ya ‘terörist’ diyen sizlersiniz, Mehmet Haberal’a, Mustafa Balbay’a, Tuncay Özkan’a ‘terörist’ diyen sizlersiniz ve onlar çıkınca ‘Bizi kandırdılar, bize kumpas kurdular.’ diyen, utanmadan diyen yine sizlersiniz. Bakın, bu insanlar ekmeklerinden edildikleri için eylem yapıyorlar. Ne diyorlar? ‘Suçumuz varsa, teröristsek cezaevine atın.’ Haklarında bir soruşturma yok, bir yargı kararı yok, ne zaman tutuklandılar Sayın Bakan? Açlık grevine başladılar, dünyada herkes Türkiye’nin gerçek yüzünü, Türkiye’nin değil AKP’nin faşizminin gerçek yüzünü gördü o gün tutukladınız.”

“Hodri meydan”

“Zaman zaman 16 Nisan öncesinde de söylediniz, bizi, muhalefeti, 16 Nisan ruhunu terörle işbirliği yapmakla suçladınız, FETÖ’yle işbirliği yapmakla suçladınız. Söylüyorum bir kez daha burada: Bu FETÖ topçuda var, baklavacıda var, börekçide var. Nerede yok? AKP grubunda, milletvekillerinde. Buna güleriz, güleriz. Hodri meydan. Hodri meydan. Kim Fetullah’ın önünde önünü iliklemiş? Kim başını bağlamış? Kim önünde eğilmiş? Kim sofrasında oturmuş? Hodri meydan. Yüreğiniz varsa fakir fukara çocuklarını işten atmak yerine gelin siyasette kimler onunla kucak kucağa oturmuş, kimler el ele vermiş, kimler parsel parsel parsellemiş hodri meydan araştıralım.”
Show your support

Clapping shows how much you appreciated dokuz8HABER’s story.