Uluslararası Af Örgütü’nden kampanya: Sessizliğin hapishanesi: Türkiye’de gazeteciliğin ölümü

Uluslararası Af Örgütü, Türkiye’deki basın ve ifade özgürlüğüne yönelik baskılara dikkat çekmek için “Sessizliğin hapishanesi: Türkiye’de gazeteciliğin ölümü” başlığıyla bir kampanya başlattı.

Uluslararası Af Örgütü Türkiye’de basın ve ifade özgürlüğüne yönelik baskıya dikkat çekmek için kampanya başlattı. Af Örgütü tarafından yayımlanan yazıda, dünyadaki tutuklu gazetecilerin 3’te 1’inin Türkiye’de olduğu, konuşmanın “ölçülemez” bir maliyet doğurduğu vurgulandı.

Uluslararası Af Örgütü geçen günlerde Türkiye’deki ifade özgürlüğü ihlallerine ilişkin “Sansür ve ifade özgürlüğü” başlığıyla bir kampanya başlattı. Açıklama metninde tutuklu bulunan gazeteciler, medya çalışanları ve yöneticilerinin büyük çoğunluğunun cezaevlerinde yargılanmayı beklediği ifade edildi. Gazetecilerin aylarca hapis yattığının vurgulandığı metinde, OHAL’in ilanının ardından muhalif medyaya eşi benzeri görülmemiş bir darbe indirilmesinin hedeflendiği aktarıldı. 160’tan fazla medya organının kapandığının anımsatıldığı açıklamada, muhalefetin sesinin kısıldığı ve konuşmanın ölçülemez bir maliyet doğurduğuna dikkat çekildi.

Tutukluluk ceza oldu

Uluslararası Af Örgütü Türkiye kampanyalar sorumlusu Milena Buyum, kampanyayı tutuklu olan gazetecilerin serbest bırakılmasını hedeflediğini belirterek, şöyle konuştu:

Tutuklu gazeteciler hakkındaki kovuşturmaların niteliğine değinmiyoruz. Aylarca süren tutuklamaların cezalandırma olduğunu ve bunların olmaması gerektiğini söylüyoruz. Gazeteciler açısından caydırıcı ve taciz edici bir durum bu. Bu baskının gazetecilerin Türkiye’deki etkin çalışmalarının engellenmesini hedefleyen bir durum olduğunu düşünüyoruz. İfade özgürlüğü ihlalinin hem haber verenin hem de haber alanın hakkının ihlali olduğunu düşünüyoruz. Tutuklamalar basına olan baskının, basının içinde bulunduğu durumun kötülüğünün bir yönü. Aslında halkın bilgilendirilme hakkının ihlali ve medyadaki çoğul seslerin azaltılması.
One clap, two clap, three clap, forty?

By clapping more or less, you can signal to us which stories really stand out.