Yargısal karmaşa: Hem devletin hem partisinin başı olacak Erdoğan’a muhalefet ses yükseltemeyecek

‘Partili cumhurbaşkanlığı’ ismiyle sunulan ve cumhurbaşkanına getirdiği büyük yetkiler dolayısıyla eleştirilen anayasa değişikliği, referanduma gidiyor. Halkoylamasında ‘evet’ çıkarsa Erdoğan, hem partisinin hem de devletin başına geçecek. Siyasetçi kimliğiyle konuşacak Erdoğan, “cumhurbaşkanına hakaret” suçunu düzenleyen TCK’nin 299. maddesi ile ayrıca koruma altına alınacak.

Cumhuriyet’ten Alican Uludağ’ın haberine göre, Anayasa değişikliğinin 16 Nisan’da kabul edilmesi halinde Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın “partili” sıfatını kazanması, “cumhurbaşkanına hakaret” suçunun uygulanmasında soru işaretlerine neden oldu. Anayasa Mahkemesi’nin “Devletin saygınlığını temsil ediyor” gerekçesiyle iptal etmediği Türk Ceza Yasası’nın “cumhurbaşkanına hakaret” suçunu düzenleyen 299. maddesi, 16 Nisan’dan sonra “partili cumhurbaşkanı”nı koruyacak. “Evet” çıkması durumunda artık devletin yanında partisini de temsil edecek ve siyasetçi kimliğiyle konuşacak olan Erdoğan’ın TCK 299. madde ile ayrıca koruma altına alınması çelişki yarattı.

‘Yargısal karmaşa’

“Partili” Erdoğan’ı eleştiren muhalifler, 16 Nisan’dan sonra da 299. madde ile yine kıskaca alınacak. Anayasaya göre “tarafsız” olan Cumhurbaşkanı Erdoğan, 16 Nisan’da yapılacak referandum kapsamında yaptığı mitinglerde “hayır” oyu vereceklere “gafiller” gibi hakarete kaçan ifadelerle yüklendi. Şu an Erdoğan’a aynı ifadelerle karşılık verecekler, Cumhurbaşkanı’na hakaret suçu kapsamında soruşturma geçirme tehlikesi ile karşı karşıya. Ancak referandum sonucunda “evet” çıkarsa, Erdoğan’ın “tarafsızlığı” ortadan kalkacak ve partili cumhurbaşkanı sıfatını kazanacak. Bunun yanında Erdoğan’ın anayasadaki “devletin başı” olma konumu da devam edecek. Referandum sonrası Erdoğan’ın hem partili hem de devletin başı olma durumu, yargısal bir karmaşaya neden olacak.

Çünkü tarafsız Cumhurbaşkanı’nı göre hazırlanmış Türk Ceza Yasası’nın 299. maddesi Cumhurbaşkanı’na hakaret suçunu düzenliyor. Cumhurbaşkanına hakaret edenler 4 yıla kadar hapisle cezalandırılıyor ve buna ilişkin suçlarda tutuklama kararı verilebiliyor. Hatta Anayasa Mahkemesi, Cumhurbaşkanı’na hakaret suçunu düzenleyen maddenin iptal istemini reddederken, Cumhurbaşkanı’nın devleti temsil ettiğine vurgu yapmıştı. Gerekçede, bu kural ile devletin başı olan ve devleti temsil eden Cumhurbaşkanı’nın şahsında devletin saygınlığına yönelik saldırının önlenmesi ve cezalandırılmasının amaçlandığı ifade edildi. Devleti temsil eden Cumhurbaşkanı, 16 Nisan’dan sonra partisini de temsil edecek ve artık çok daha rahat konuşabilecek. Yani, partili cumhurbaşkanı olarak artık hiçbir sınır olmadan siyasi açıklamalarda bulunacak. Buna karşılık muhalifler, siyasetçi Erdoğan’ı ağır sözlerle eleştirirse yargı yine devreye girebilecek.

TCK’nin 299. maddesi yürürlükte olduğu için savcılar, Erdoğan’a yönelik her eleştiri sonrası Cumhurbaşkanı’na hakaret soruşturması açabilecek, hattı tutuklama kararı çıkabilecek. Bu durumda sadece Erdoğan’ın konuştuğu, ancak buna karşı söz söylemenin “suç” olduğu bir dönem başlayacak.

301. madde de devrede

Ayrıca artık “Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi”ne geçileceği için TCK’nin 301. maddesi kapsamında “hükümeti aşağılama” suçu da artık Erdoğan’a yönelik sözler üzerine uygulanabilecek. Bu suçun cezası da 2 yıla kadar hapsi öngörüyor