Her Şeyin Ötesinde: Metaverse

Sanallaşan dünyada hayatımıza çok kısa sürede girmiş bir sürü kavram var ve bunlara farkında olduğumuzdan çok daha hızlı adapte oluyoruz. Bitcoin, remote çalışma düzeni, Zoom toplantıları, NFT ve son günlerde en çok duyduğumuz Metaverse. O kadar hızlı yayıldı ki kulağa sanki hep buradaymış, hayatımızın bir parçasıymış gibi gelmeye başladı. Bu bir bakıma doğru olsa bile bir kavram olarak aslında hala çok yeni ve gelişmeye devam ediyor.

Meta’nın kelime anlamını Google’a sorduğumuzda bize ilk olarak “satılmak amacıyla üretilen, alınır satılır mal, ticaret malı” gibi bir tanım sunuyor. Çeviri anlamına baktığımızda “öte” kelimesini görüyoruz. Verse ise evren anlamına gelen “universe” kelimesinin bölümünden oluşuyor. Önemli nokta da aslına bakarsak bahsedilen ötede bir evren olduğu fikrini bize her şeyden önce adıyla yansıtıyor olması. Belki de bu kadar konuşulmasının sebebi ütopik bir ada sahip olduğundan uyandırdığı merak bile olabilir.

Nedir Bu Metaverse?

İnternetin hayatımıza girişiyle teknoloji, iletişim, pazarlama ve daha sıralanabilecek birçok şey bambaşka bir boyuta geçti. Hatta internet için dünyanın en büyük adımlardan biri demek hiç de yanlış olmaz. Metaverse hakkında ise herkes tarafından kullanılan belli bir tanımlama cümlesi var “İnternetin bir sonraki aşaması.”

İnternet zaten bugün bu kadar çok şeye erişebildiğimiz, yapabildiğimiz devasa bir havuzken bunun daha ne kadar ilerisine gidilebilir diye düşünüyor olmak oldukça doğal. Fakat geldiğimiz noktada hedeflenen şey x bir sorgu ile binlerce siteye ulaşmaktan çok ötede. Bugün teknoloji dünyasında binlerce evrene ulaşmaktan bahsediyoruz.

Zaten bu zamana kadar açık dünya oyunlar ile biz farkında olmadan Metaverse hayatlarımıza girmeye başlamıştı. Roblox, Fortnite, Minecraft gibi oyunlar aslında kendimizi bir avatar olarak tasvir ederek bir toplulukla beraber eş zamanlı çevrimiçi olduğumuz sanal evrenlerden başka bir şey değildi. Ortaya çıkan bu fikir ile bir karakteri özelleştirip ona hayat vermenin çok daha ilerisine gidilebileceği, kendi oyunumuzun kahramanı olarak sanal bir evrende bizzat kendimiz olarak yaşayabileceğimiz gerçeği hayatımıza girmiş oldu.

Ekim 2021’de Mark Zuckerberg her şeyi meta çatısı altına topladığını bir duyuru ile ilan etti. Duyurusunun başında “We are at the beginning of the next chapter for the internet, and it’s the next chapter for our company too.” İfadesini kullandı.

Bu duyurunun ardından Metaverse kavramı çok hızlı bir şekilde yayılmaya ve bütün büyük şirketler çalışmalarında büyük bir hızlanmaya gitmeye başladı. Öyle ki teknoloji devlerinden olan Microsoft, 2022’nin Ocak ayında bir oyun şirketi olan Activision Blizzard’ı satın aldı. Bu da gelişmekte olan Metaverse evreninde ben de varım demenin en güçlü şekillerinden bir tanesiydi.

Günlük Hayatta Metaverse

Kulağa alışılmadık geliyor olsa da aslında Metaverse günlük hayatımızın ta kendisi. Evet sanal olan bir gerçekliğin hayatın birebir kopyası olması fikri kulağa ilk etapta pek gerçek gelmiyor. Fakat size sundukları şey aslında tam olarak bu.

Remote sistem ile her şeyi evlerimizden yapabileceğimizin farkına varmamızın ardından bunu daha nasıl geliştirebiliriz düşüncesi özellikle Silikon Vadisinde bulunan büyük şirketlerin gündemine oturdu. Zuckerberg, Meta evreni hakkında çektiği videoda özellikle bu çalışma sistemine değiniyor ve “Metaverse ile evdeki çalışma ortamını, ofis ortamından çok daha iyi bir hale getirmek mümkün.” ifadesini kullanıyor. Onun düşüncesine göre bu evrenin hayatlarımıza girişiyle beraber ekonomi, çevre ve hatta trafik bugünden çok daha iyi bir noktaya gelecek.

Bunun doğru olduğunu söyleyebiliriz çünkü artık arkadaşlarımız ile bu evrende buluşabiliyor, beraber vakit geçirebiliyor hatta yine sanal olan masa oyunlarını bile sanki yan yanaymış gibi birlikte oynayabiliyor olacağız. Kimi için muazzam bir gelişme olan bu evren kimileri için de sadece dönemlik bir trendden ibaret. Öyle ki bazı insanlar bu fikrin gerçek hayatımızı tam anlamıyla öldüreceğini düşünerek Meta evrenini şiddetle reddediyor.

Fakat ne düşünülürse düşünülsün artık hayatlarımızda olan bu evrende toplantılar yapılıyor, konserler gerçekleşiyor hatta bu evren üzerinden arsa satışları bile gerçekleşiyor. Tıpkı evinizin penceresinden dışarı baktığınızda göreceğiniz o hayatta olan şeyler gibi. Mağaza gezen insanları, birlikte vakit geçiren aileleri ve sinemaya giden çocukları izlemekten çok farklı değil. Fakat tek farkı bu evrende o pencerenin bütün dünyaya açılıyor olması.

Yağmur Polat / DR1BOX Yazarı

--

--

Hayal et, kolayca üret!

Love podcasts or audiobooks? Learn on the go with our new app.

Get the Medium app

A button that says 'Download on the App Store', and if clicked it will lead you to the iOS App store
A button that says 'Get it on, Google Play', and if clicked it will lead you to the Google Play store