FAKAT GERÇEK YALAN SÖYLER….

Beynimde bir cenaze duyumsadım ve ötede beride yas tutanları, arşınlamaya devam ettim, devam ettim ta ki duyuncaya kadar onun kendini aşma hissi olduğunu. Ve hepsi çöküp oturduğunda, bir hizmet, sanki davul gibi, çalmaya devam etti, devam etti, ta ki ben hissedinceye kadar zihnimin hissizleştiğini. Ve sonra bir kutuyu kaldırdıklarını duydum ve gıcırdadığını ruhumun o aynı kurşun çizmelerle yine, sonra boşluk çınlamaya başladı, sanki gökler birer çanmış gibi ve varlık bir kulakmışçasına ve ben, ve sessizlik, bir garip yarış tarumar oldu, yalnızlık, burada. Tam da sonra, mantığın bir tahtası kırıldı, ve düştüm ve düştüm ve bir dünyaya çarptım her dalışımda ve bilmeyi bitirdim sonra.”

Depresyondayken gri bir peçe giydiğinizi düşünmezsiniz, ve dünyayı kötü ruh halinizin pusundan gördüğünüzü farketmezsiniz. Siz aslen peçenizin, mutluluk peçesinin sizden alındığını, ve şimdi asıl gerçeği gördüğünüzü düşünürsünüz. Şizofrenlere; içlerinden, algıladıkları o yabancı şeyin çıkarıp atılması gerektiğini anlatarak yardımcı olmanız daha kolaydır, fakat depresiflerle bu zordur, çünkü gerçeği gördüğümüze inanırız.

Fakat gerçek yalan söyler. Bu cümleye takmış durumdayım: “Fakat gerçek… yalan söyler.”
One clap, two clap, three clap, forty?

By clapping more or less, you can signal to us which stories really stand out.