
Soğuk
Loş ve küçük odamda yatağımda sessizce uzanıp, bir parça ışığın süzüldüğü tek pencereme bakıyorum. Çok ufak olsada bana dışarıyı gösteriyor. görünün sadece bir ışık süzmesi başka bişey değil. Rutubetten çatlamaya yüz tutmuş duvardaki saat bana yeni bir günün başladığını söylüyor. halbuki benim için önceki gün daha bitmemişti. Kızarmış ve yanmakta olan gözlerle tekrar gözlerimi pencereye çeviriyorum. aylardır temizlenmemiş kirli camlarından bişeyler görmek istiyordum ama hiç bi değişiklik yok. Büyük değişiklikler uzun zaman ister diyorum kendi kendime. Bitmekte olan gecenin soğukluğuyla dolmuş odamın yalnızlığı bir anda ürpertiyor beni. yorganı birden kafama kadar çekiyorum. Karanlık. Soluk almakta zorlanıyorum. Tekrar kafamı dışarı çıkarıyorum. Büyük değişiklikler uzun zaman ister. Kalkmak istiyorum. Yataktan yavaşça doğrulurken, yatağımın gıcırtısı bir anda yankılanıveriyor odamda. çıplak ayaklarımı yataktan sarkıttığımda birden bire bir soğukluk doluyor içime. Dün gece çıkarıp kenara attığım yün çoraplarımı giyiveriyorum hızlıca. Ayağa kalkıp bi iki adım atıp bana sıcaklık veren tek şey olan sobamın yanına doğru ilerliyorum. Yılların ve rutubetin çürütmeye çalıştığı ahşap sanki parçalanıp gidecekmiş gibi haykırıyor ayaklarımın altında. kibar olmaya çalışıyorum. Sönmüş sobamın içine bikaç parça odun atıp bir kibritle tutuşturuyorum. Hemen yandaki su kabını alıp yüzümü yıkıyorum. buz kesilen yüzümü bir müddet havluyla kapatıp, kendi sıcak soluğumla ısıtmaya çalışıyorum. Çatırdamaya başlayan sobamın üstüne kaynaması için çayımı koyuyorum. eskimiş koltuğumdan hırkamı alıp giyiyorum üstüme. Odayı dolduran, yanmaya başlamış sobanın kokusunu içime çekerek masamın başına oturuyorum. masam ve sandalyemde en az odam kadar eski. Loş odamda bana biraz da olsa aydınlık verecek olan masa lambamı yakıyorum. Masam yarım kelimelerle, yarım cümlelerle, yarım duygularla dolu, tamamlanmayı bekleyen…. elime kalemi alıyorum ve yazmaya başlıyorum. parmaklarım halen soğuk. kalemi kavramakta zorluk çekiyorum. Odanın soğukluğu halen bedenime hakim. yerimden doğrulup çıtırdayan sobanın başına dönüyorum. ellerimi yardım istercesine sobaya doğru uzatıyorum. karşılıksız kalmıyor. parmaklarım ve vücudum ısınmaya başlıyor. sol tarafımda duran odamın tek penceresine dönüp içeriye sızan ışığın arasından dışarıyı izlemeye çalışıyorum. Bedenim yavaş yavaş ısınırken, yeni başlayan güne hoş geldin diyorum…