Gündem Perhizi

Esra Topal
Aug 8, 2017 · 2 min read

Herkesin kendi inşa ettiği bir ‘gündem’i olmalı gibi geliyor.

Herkes Allah’ın istediklerini bir de kendi aramalı.

Bugünün hazır, hızlı ve bedava ‘enformasyon’unun ne demek olduğunu ve hangi süzgeçlerle donanmamız gerektiğini iyice düşünmeli.

Bugün her kötü ve her iyinin konuşulduğu sosyal medya mecralarında yaşıyoruz. Takibinde olduğumuz iyi bildiğimiz insanların hata yapabileceğini unutacak kadar bağlanıyoruz. Bu bir açıdan tehlike arz ediyor. Akidemiz, ahlak ve ibadet alanımızla ilişkili olan açlığı giderecek kadar ‘güzel’ ve ‘tok’ sözler akıyor zaman tünelimizden. ‘Takip ediyoruz’ yüzlercesini. Başkalarının doğruları ve yanlışlarının maruziyet alanındayız. Referanslarımız onlar oluveriyor. Oysa ne kendimiz ne bir başkası dönüp dolaştığımız, gidip gidebileceğimiz esas ve son yer olabilir. İki tane referans emanet edilmiştir: Kuran ve sünnet. Bunun farkındayız, sorsalar ‘tabi ki öyle’ deriz. Ancak bazen davranışlarımız, reflekslerimiz bu şekilde olamıyor ne yazık ki.

Bir de şu var: Sosyal medyada ve televizyonda gündemimiz sürekli değişiyor, birbirine eklemlenen bir sürü mevzu zihnimizi allak bullak ediyor. Kavgamız, derdimiz sürekli biçim değişiyormuş gibi bir his. Takılıp kalıyoruz. Bunların arasında ‘iyi’ şeyler olsa dahi. Kainattaki bir sürü iyi amelden sen yalnızca bazılarını yapabileceksin ve onları yapmakla kurtuluşa yaklaşacaksın. Sadece yapılanların seyircisi olur ve kendi hikayemizin peşine düşmekten, kendi gündemimizi belirlemekten aciz kalırsak yolu yürüyememiş oluruz. Bir sürü iyi amelin bilgisine sahip olup kendi amel kotamızı dolduramaz isek yol kat etmemiş oluruz. Bir işe niyetlenip onun akibetini gündemin selametine bağlarsak yarı yollarımız çoğalır. Zaten bugün de en büyük problemlerimizden biri konsantrasyon ve tutku eksikliği. Yani bir işi sonuca vardıracak olan iki önemli muharrik.

Bugün sosyal medyada ‘iyiliği’ takip etmek bizi pasifleştirmek yerine harekete geçirmeli. Bunun için de ironi gibi dursa da önce kendine dönmeli insan. Sonra iyi ve güzel mesajları kaynağından okumaya yönelmeli.

Kendimizle kalmaya, yüz yüze yapılan sahici muhabbetlere, asıl yaşamların ve sözlerin Kitabı’na, asıl örneğin hayatına -siyere- ısınmaya ihtiyacımız var.

Bizim ‘gündem perhizi’ne ihtiyacımız var.

Mehmet Lütfi Arslan ağabey bir programda tavsiye niteliğinde birkaç şey söylemişti. Bugün bin sayfalık bir kitabın belli bir kısmından değil hepsinden mesulüz, bu yüzden işimiz zor, kendi imtihanımızı ve imkanlarımızı bulmalıyız şeklinde konuşmuştu. Bunun için de öncelikle sakin bir sorgu ve tefekkür (bu kelimeyi hiç yaşadım mı acaba? nakil olarak yazıyorum sadece, akli ya da tecrübi olarak değil) gerekiyor.

Mehmet Akif Ersoy ağabeyin Ortadoğu Masalı’ndaki sözü oraya da buraya da uygun düşüyor: ‘Bir sakin olabilseydik.’

‘Faydasız ve boş iş’in ne olduğunu yeniden düşünelim, dua edelim.

Birbirimizi bulalım, muhabbet edelim.

Gerekirse kıvamı,dengeyi buluncaya kadar; öncelik listemizi güncelleyene kadar sosyal medya ve televizyon perhizine girelim.

Muaz bin Cebel (ra)’deki muallimlik, Hz.Usame (ra)’deki komutanlık ateşini yakan; herkesin kendi farklılığına kavuşmasına vesile olan ve arkadaşlarının dikkatini her koşulda ‘Allah’ın gündemi’ne odaklayan Resul’e salat ve selam olsun.

Esra Topal

Welcome to a place where words matter. On Medium, smart voices and original ideas take center stage - with no ads in sight. Watch
Follow all the topics you care about, and we’ll deliver the best stories for you to your homepage and inbox. Explore
Get unlimited access to the best stories on Medium — and support writers while you’re at it. Just $5/month. Upgrade