Kuyusuz Sular

Tek tek mezarları dolaşıyor, mezar taşlarından tanımaya çalışıyorduk. Dedemin annesi, babası; anneannemin babası, kardeşi derken… Yasin’i açıyorum. Kime bakıp okumalı? Yönümü seçemiyorum. Nasılsa kalpten çıkıyor, nasılsa göğe çıkıyor. Duruyorum bir yöne. Dedem çöküyor bir yere. Bitiyor. Sadagallahul azim. Bir ses geliyor uzaktan. Sonra bize yaklaşıyor. Dedemin eline sarılıyor. Önce konuşmuyorlar. İki yüzde de acı ifade. Anlayamıyorum.
Dedem ellerini kaldırıyor: her şey boş. Amca yüzünü indiriyor.
-Buyrun eve geçelim, çayımızı için.
Dedem hep savuşup gidecek gibi duruyor. Teşekkür edip ayrılıyoruz mezarlıktan.
Dedem ve o amca eskiden çocukları arkadaş olan, evcilik oynayan iki adam. O amca çok yakınını kaybetmiş ve onlar bu mezarlıkta yatıyormuş. Evi de hemen mezarlığın yanında. Gözler buğulu, yüzler eski.
Artık çay içmeye derman yok. Geride kalıyor her şey. Zaten ayette de dünyayı ‘geri’de tanımlamıyor muydu?
Dedem çok çeşit acı görmüş. Bu yüzden onun yanında otururken yüreğim titrer. Akşamları bahçeye çıkıp sandalye attığında bilirim kalbi seyahate çıkacak. Suskunluğu fazladır. Bu daha da çöker içime.
Dedem ve anneannemle hiç bu kadar uzun vakit geçirmemiştim. İçime neler dolup boşalıyor… Yaşlı insanların çocukluğunda, yaşamış insanların yaşanmışlığında ıslanıyor kalbiniz.
Dedemin ellerini kaldırışı gibi serapmış bu dünya. Acıyı teğet geçen bir insan bile olamazmış. Ancak mü’minsen bir kalbi selim nişanesi olarak götürebilirsin bu izleri. Her insan gözünün buğudan, yüzünün eskilikten nasibi varmış.
Hepimiz evinin balkonu sevdiklerinin mezarına bakan o amca gibiyiz.
Bu his yükünden, bu yaşanmışlıklardan Allah’ın yardımına sığınırız.
‘‘Akşam çökünce karanlığa kalırsın’’ diyor bir türküde. Akşam çöküyor; annenin, babanın, dedenin, nenenin, kardeşlerinin yüreklerinden bir dağ yükseliyor başucunda.
Aşık Veysel girsin araya:
Nuşveranı Adil nerede tahtı
Süleyman mührünü kime bıraktı
Resul u Ekrem’in kanunu haktı
Her ömrün sonunda bir feryat gördüm
Var mıdır dünyada gelip de kalan
Gülüp baştan başa muradın alan
Muradı maksudu hepisi yalan
Ölümlü dünyada hakikat gördüm
Allah o sağlam kulpuyla esaretimizi savuşturacak gücü versin hepimize.
Her şeyin, herkesin Allah’a ait olduğunu hatırlayıp yükümüzü hafifletmeyi nasip etsin.
