Cektigim en iyi fotograf.

C’est la vie; Paris/Fransa

Interrailimizin bilmiyorum kacinci duraginda kuzenimle ayrilmamiza birkac durak kala Paris Gare du Nord’da trenimizden indik ve sanki Survivor adasina inmisiz gibiydi.Her yerde kötü bakan zenciler vardi ve her an biri gelip cantalarimizi paralarimizi isteyecek diye basimiz önümüzde gardan aldigimiz haritaya bakarak hizli hizli Gare du Lyon’un yolunu tuttuk.Anlayacaginiz üzere Paris’in kuzeyi gündüz bile tehlikeli.Asagiya dogru giden upuzun bir bulvardan giderken “Carsi Kebap” diye bir kebapci gördük ve Istanbul’dan geldigimizi Wi-Fi ihtiyacimiz oldugunu söyleyince oradaki kiz yardimci oldu.Bu arada sifre ‘Besiktas1903' ☺ Hazirligi gectigimi burada ögrendim. Iki gar arasi mesafe sandigimizdan uzun oldu ve yolda acikinca bir marketten bi seyler alip bi parkta yedik ve yola devam ettik.

‘Paris genel olarak pahali ama buradaki supermarketlere de yansimamis bu fiyat.Disarida yediginiz yemekler,alacaginiz hediyeler, kalacaginiz hostel veya gireceginiz muzeler diger avrupa ulkelerine kiyasla daha pahali.Ama degidigim gibi supermarketler iyi.’

Cantalarimizi locker’a birakabilecegimizi dusundugumuz gara vardik ama locker aksam 10'da kapandigi icin bizim hic isimize gelmiyordu ve gezideki en yakin arkadasimiz olan cantalarimizi birakmadan yola deva edelim dedik.Nispeten guvenli olan bu garda da kalmaya yemedi ve nehrin alt tarafina gecip oralarda geceyi gecirmek icin bi yerler bakalim dedik.Avrupanin her yerinde oldugu gibi burada da saat 10dan sonra acik bir sey bulamiyorsunuz.Yoldan gecenlere market ve park bahce vs.sorarken bi Turk restauranti daha bulup amcaya market ve park sorduk. ‘Disarida kalmayin bi kac saat sonra buraya gelin burada kalin,cay da var’ diye bizi davet ettikten sonra zar zor buldugumuz marketten bi seyler alip nehir kenarindaki parka gittik.Bir siru gencin oldugu parka 12 kg cantayi gunlerce sirtinizda tasimanin verdigi yorgunlukla gecip oturduk.interrail haritasindan bi dahaki gunlerde gidilecek yerlere bakarken Honore diye Fransiz bi cocuk yanima oturup kendilerinin de arkadaslariyla Eurail yapacaklarindan bahsetti, ne yaptigimizi ne ettigimizi sordu.Neden bir suru 17–18 yasinda kisinin parkta olduguna gelirsek.Liseyi bitirme sinavina girmisler o gun ve onu kutluyorlarmis.Honore sonra bizi arkadaslariyla tanistirdi Allahimm nasil iyi insanlar Fransizlar.Soguk gozukuyorlar ama hepsi cok yardimsever ve cok tatli insanlar.Contance diye bi kiz da soyledi zaten ‘soguk gorunuyoruz ama oyle degilmisiz degil mi?’ falan diye.Valla hakliydi yani ☺ Bu arada saat baya ilerlemisti ve Honore o gece onlarda kalabilecegimizi soyledi ki Fransizlari bi daha sevdim.Sokakta seyyar sekilde bira satan mülteci tipli abiden 10–15 bira alip bu jeste jestle karsilik verdim ben de.(Birazdan yazdiklarimi okuyunca keske almasaymissin diyeceksiniz)

Parkin bir yaninda sarki soyleyenler,bi yanda dans edenler, bi yanda atesle bi seyler yapanlar falan vardi ve sabah 4–5 gibi kuzenim Utkan napiyor acaba diye Matthieu’yla kuzenimin yanina,nehir kenarina dogru giderken bi anda polis botlari nehirdeki suyu parka sicratacak kadar hizla bi manevra yapip kenara daha yanasmadan icindeki polisler kiyiya cikip bir kac kisiyi yere yatirdilar ve bu sirada ben olaylarin birkac metre yakininda olan kuzenime bakiyordum ki donup kalmisti o da ☺ Meger bi kac sarhos icip icip ellerindeki siseleri nehire atiyolarmis ve bir adamin yatina geldigi icin adam sikayet etmis.Polis bildiginiz pusu kurmus ellerinde kanit olsun diye kamerayla uzaktan cekiyorlarmis ve bi sise daha atilinca basmislar samari.Bizde bi sivil ekibin halledecegi olay icin 1 bot ve 3–4 ekip arabasi geldi ☺

Neyse sabah 5 gibi evine gidecegimiz cocuk ve arkadaslariyla trene binip evlerine gittik.3 katli muhtesem bir evdi ve muhtesem uyudum ☺ Sabah cocuk gelip ‘babam ise giderken evimde birileri uyuyor dedi’ dedi ☺ Artik kalkma vakti gelmisti ve hazirlandik vedalastik 2 gun oldu bi Eiffel’i gorelim artik deyip Paris’e geri donduk.

Sabah insanlar cafelerin onunde oturup hepsi gunese donuyor ve komik bir goruntu olusturuyolar, karsilarina gecip onlari izlemek keyifliydi☺ Fransizlar Ingilizce soruya yanit vermiyor olayinin asli “Fransizlar ingilizce bilmiyor” ama nasil yardimseverler oy canini yediklerim ya.Biz yine de bi umit Louvre Muzesini falan sorduk.Sansliydik ki catir catir ingilizce konusan yardimsever bi ablamiz bize cok guzel acikladi ☺ Kotu habbeeerr.Louvre sali gunleri kapali.Olsun.Fransizlarin cani sagolsun bi daha gelirim.Carsi pazar sanzelize falan gezerken sonunda Eiffeli gorup o tarafa yurumeye basladik. Yol uzerinde turist oldugunuz anlasilirsa “ki 55 litre cantayla geziyordum” kucuk dolandiriciliklarla karsilasabilirsiniz.Bize en meshur olani denk geldi.Yolda yururken karsidan bi kadin geliyor ve size ve ona 3 metre kala ikinizde yerde kalin bir altin yuzuk goruyorsunuz.Kadin hizlica aliyor ve bunu birlikte bulduk falan diyip sirinlikler yapiyor.Sonra vaktinin olmadigini ona 30 euro verip yuzuge sahip olabileceginizi soyluyor.Ama bildigin altin yuzuk ya.Biz de hic ugrasmayalim kadin buldu onun hakkiymis deyip kadina biraktik yuzugu al dedik bu pahali bi sey sen bozdur sen buldun dedik.Turkiyeye donunce ogrendim boyle bi dolandiricilik oldugunu ☺ Neymis iyilik yapmaktan korkmayacakmissin ☺ Sanki 2dklik uzakliktaymis gibi gozuken Eiffel’e 1 saat yuruduk anca varabildik.Of bu nasil guzel bi sey ya.Asansorle mi cikalim merdivenle mi derken gelmisken tadina varalim dedik ve merdivenle cikma sirasina girdik.sira bize geldi amca dedi ‘yok bu cantalarla sizi alamam’ ne demek alamam sen kimi almiyosun demedim tabi. ‘Amca cantalarimizi birakamayiz hic bi yere’ falan dedik 10 dakika yalvar yakar.Sonra tamam cantalari bosaltin dedi.gectik ucra bi koseye.(55litre bosalt bosalt bitmiyor) Amca bombaci olmadigimiza inandiktan sonra saldi bizi iceriye.Icerideki guvenlikten gecerken de amca gelip kendisinin kontrol ettigini soyledi.Guvenlikcilerle bira sohbet ettik.O agir cantalarla yukari cikiyorsunuz ama donerken nasil olacaksiniz cok merak ediyorum falan dediler.ki haklilarmis.. Ciik ciiik ciiiik ilk kata ulastik.biraz dinlenip 2.kata devam ettik ve agzimiz dilimiz kurudu, goz bebeklerimiz buyudu,nabiz artti.Ust kattaki afeden slash falan aldik ictik.Bu arada ust kattaki cafe de Paristekilerden ucuz hediyelik eayalar da Paristekilerden ucuz.O yuzden hediyelik esyayi sehir merkezinden degil Eiffelden alin.(Cok garip) Biraz takildik orada etrafi izledik falan sonra asagiya indik cimenlerde biraz uyuyalim diye.Kuzenim fotograf cektirmek icin bi yerlerde gitti ben de cantalara bakacaktim yaslanip uyuyordum ki etrafimda bi tip belirdi.Belli hirsiz.Geldi yakinima uzandi o da.Uyumami bekliyor pezevenk.O arada yanima Turk bi cift geldi onlarla sohbet etmeye basladim.Sevgilisiyle gezmeye gelmisler Paris’e.Kisin gelin panpa daha romantik olur falan muhabbetini yaparken benim hirsizin karisi geldi 2 kisi oldular.Bir sure sonra da kuzenim geldi ve kalk gidelim bi seyleri caldirmadan dedik ve kalktik oradan.Giderken turla gelen Turk bi kafileyle karsilastik.Teyze bi yandan otobuse yetismeye calisiyor bi yandan torunuyla fotografini cekebilecek birini ariyordu.Ben fotograflarini cekebilecegimi soyledim.Tesekkur etti ‘bi sey’ degil dedikten sonra teyze ‘Ay Turk musunuuuuz?’ Diye bi heyecan yapti ki en basinda ‘fotografinizi cekebilirim’ deyince de biraz konusmustuk ama en son anladi o ☺Bu arada Fransizlarin boyle uzun bi ekmegi var firinlarda satiliyor ondan yiyin.

Eiffelden ayrildik bi alisveris merkezine coktuk wi-fi falan da var diye oturduk kenara bi yere.(buradan anlasilacagi sehirde wifi sorunu yok.avmlere gidin)

Aksam 11'de Eiffel’in karsisindaki merdivenlere gidilmesi siddetle onerilir.Eiffel’in bildigimiz sari isiklarinin arasinda beyaz xenon lambalar yanip sonuyor ki o nasil bir manzara.

Ve malesef buradan ayrilma vakti..Louvre muzesinin bahcesinde biraz uyuyup Gare du Nord’a sessizce ulasmak lazim.havalimanin oldugu koye saat 6da tren var.Louvre’un bahcesi fare kayniyordu en az 100 tane gormusumdur.Bahcede gece gencler oluyor yine.Gidip bi grupla sohbet etmeye basladik bi kiz onlarda kalabilecegimizi soyledi ama sabah 6da gare de nordda olmamiz gerektigi icin kabul edemedik.Fransizlar aah ah.iyi ki varsiniz☺gece 2–3 gibi onlar kalkarken acilmamis saraplarini da bize biraktilar ve biz de kalkip muzik seslerinin geldigi yere dogru gittik.Yolun kenarindaki merdivenlerden nehir kenarina indik ve adamlar orkestrayi kurmus egleniyolardi.biz de katildik eglendik sarabimizi paylastik☺ Kahrolasi Fransiz polisleri yine basti orayi.Cevrede ev yok bi sey yok kimseyi rahatsiz etmeyen adamlari rahatsiz ettiler.neyse bi sure daha dolanip trene dogru gitmemiz gerekiyordu.

Gare de Norda giden yolda her yerde evsizler uyuyor(normalde evsizler zararli degil ama burasi icim gecerli degil o) onlari uyandirmadan sessiz sessiz en basta indigimiz yokusu cikmaya basladik.gara geldigimizde pastaneden kruvasan aldik ki adamlar cok iyiler bu konuda ya.yani neden son ana kadar yemedim bilmiyorum ☹

Beauvaise giden trene bindik.Tren beauvaise varmis.1 saat beklemis ve ben tren parise geri donerken uyandim.Hemen indik trenden ve kus ucmaz kervan gecmez, bizden baska hic bi insanin olmadigi bi yerde indik.bi umit tren bekliyoruz gelir mi acaba diye ki bunu soracagimiz hic kimse yok.Ormanin iciydi ve uzaktan bi yerlerden muzik sesi geliyordu.Korkmadim degil.Neyse ki yarim saat icinde bi tren geldi ve havalimanina ulasabildik ☺

(Paristen Avrupanin bir cok sehrine ucuz ucuslar var ryanair ve wizzair ile.ancak ryanair ve wizzair Beauvais havalimanini kullaniyor.Sehir merkezinden buraya otobusle ulasim 18 euro.Ancak interrail biletinizle Gare de Norddan Beauvais koyune bedavaya gidebilir.oradan da 1 euroya havalimanina otobusle gidebilirsiniz.)

Sehirden Notlar: wi-fi sorun degil, sarj sorun, biraz pahali,kruvasan yiyin,hatta insanlarini bile yiyin cok tatli insanlar..

(Fotograflari daha sonra yukleyecegim)

Diger yazilarim icin tiklayin;

1- “Ucuza Nasil Gezilir”

2-Üsküp-Ohrid/Makedonya

3-Pristine/Kosova

4-Selanik-Meteora/Yunanistan