Harry Potter serisi hakkında hayli ilginç bilgiler!

Dünyaca ünlü Harry Potter serisinin ilk kitabı Harry Potter ve Felsefe Taşı’nın ilk kez yayınlanmasının üzerinden tamı tamına 20 yıl geçti. Bir nesli beraberinde büyüten bu seri hızla modern klasikler arasında da yerini aldı. Serinin kitaplarından uyarlanan sinema filmleriyle birlikte hayran kitlesini de hızla büyüten seri esasen birçok enteresan ayrıntıyı da içinde barındırıyor. İşte onlardan birkaçı:

1. Harry Potter ve Felsefe Taşı’nda yer alan çift yüzlü adam hikayesi esasen Roma mitolojisine ait tanrılardan biri olan Janus’a dayanıyor. Hikayedekine benzer biçimde, Janus’un da kafasında birbirine sırt sırta duran iki yüz bulunuyor.

2. Narcissa, Bellatrix ve Andromeda kardeşler ilhamlarını İkinci Dünya Savaşı sırasında yaşamış olan gerçek kişilerden alıyor. Black kardeşlere ilham veren Mitford kardeşler Diana, Unity ve Jessica’dan oluşuyordu. Narcissa gibi Diana da namlı bir faşistle evliydi. Unity ise zamanla Hitler’in en yakınındaki kişilerden biri oldu, tıpkı Bellatrix’in Voldemort’la yakınlaştığı gibi. Ve Jessica da insan hakları için mücadele eden bir avukat oluşu ve siyasi yelpazenin sol tarafında yer almasıyla bir bulanık olan Ted Tonks’la kaçarak evlenen Andromeda’yı çağırıştırıyordu doğrusu.

3. Harry Potter ve Sırlar Odası’nda hikayenin gidişatına önemli etkileri olan, Dumbledore’un anka kuşu Fawkes adını İngiliz Parlamentosu’nu barutla havaya uçuran Guy Fawkes’tan alıyordu. Guy Fawkes’ın hikayesi daha sonra başrolünde Natalie Portman’ın yer aldığı V for Vendetta filmine de ilham vermişti.

4. Harry’nin en yakın dostlarından biri olan baykuşu Hedwig ise adını yetimleri gözetmesiyle bilinen Hristiyan bir azizden alıyordu. Gerçekten de Slezyalı Aziz Hedwig hayatını terk edilmiş ve yetim kalmış çocukları koruyup kollamaya adamıştı.

5. Harry Potter’ın vaftiz babası Sirius Black adını bir yıldızdan alıyor! Gökyüzündeki en parlak yıldızlardan biri olan Sirius aynı zamanda Büyük Köpek takımyıldızında yer alıyor. Sirius Black’ın köpeğe dönüşen bir animagus olduğunu düşününce kulağa hayli ilginç geliyor.

6. İsminde hikayesinden bölümler taşıyan bir diğer isim ise Hogwarts’ın ünlü Karanlık Sanatlara Karşı Savunma dersi öğretmeni Remus Lupin. Remus Lupin’in ilk adı olan Remus ünlü Roma efsanesi Romulus ve Remus’a dayanıyor. Remus Lupin Roma mitolojisine göre Roma’nın kurucuları olan bir ırmağa bırakıldıktan sonra dişi bir kurt tarafından kurtarılıp büyütülen ikizlerden biri olan Remus’tan almıştır adını. Kendisi bir kurtadam olan Remus Lupin’in soyadı da adı kadar ilginçtir. Çünkü Lupin Latince kurt manasına gelen “lupus” sözcüğünden türetilmiştir.

7. Harry patronusunu ilk yarattığında onu babasının yarattığı yanılgısına kapılır. Harry Potter’ın patronusunun beyaz bir çatak boynuzlu geyik oluşu ise boşuna değildir. Kelt mitolojisinde beyaz geyik öteki dünyadan haber ileten bir haberci olarak görülür.

8. Harry Potter ve Sırlar Odası’nda melez öğrencilerin birer birer taşlaşmış olarak bulunmasıyla gerilim hızla tepeye çıkar. Saldırıya uğrayanlardan biri de Harry’nin en yakın dostlarından biri olan Hermione’dir. Fakat malumatfuruş bir okur için Hermione’nin kaderi daha ilk adımdan bellidir. Zira Hermione adını William Shakespeare’in Kış Masalı oyunundaki karakterlerden biri olan Kraliçe Hermione’den almaktadır. Ne tesadüf ki Kraliçe Hermione de hikaye içinde bir heykele dönüşüvermiştir!

9. Harry Potter evreninin fantastik canavarlarından biri olan tek boynuzlu atların kız öğrencilerden “daha çok hoşlanması” da tesadüf değildir! Profesör Wilhelmina Grubbly-Plank sınıfa tek boynuzlu atlar getirdiğinde ve onların kızları tercih ettiğini söylediğinde sözlerini eski bir İngiliz mitine dayandırmaktadır esasen. Bu mite göre tek boynuzlu bir atı ancak genç ve bakire bir kız ehlileştirebilir.

10. Evans kardeşler isimlerinin hakkını sonuna dek verirler. Harry’nin annesi Lily’nin adı zambak anlamına gelmektedir ve zambak İngiltere’nin Viktoryen döneminde masumiyet ve güzelliği temsil etmektedir. Petunia ise petunya manasına gelir ve öfke ve kin sembolüdür.

11. Felsefe Taşı’nın mucidi Nicolas Flamel gerçekten de 15. yüzyılda yaşamış bir simyacıdır. Simyacıların iki büyük düşü olan ölümsüzlüğü ve Felsefe taşını bulduğu iddia edilir. Abraham adlı bir Yahudiden aldığı gizemli bir kitaptan bilgilerini elde ettiği söylenir. Harry Potter’dan ünlü manga/anime serisi Fullmetal Alchemist’e kadar pek çok eserde göndermeler yapılan Flamel’den Dan Brown’un eserlerinde de “Sion Tarikatı’nın 8. Büyük Üstadı” olarak geçer. 1418 yılında öldüğü ve gömüldüğü söylenir fakat mezarı açıldığında bulunamamıştır. 1700'lü yıllarda bir operada dönemin simyacıları tarafından görüldüğü ve kaçtığı da rivayet edilir!

*Bu içerik bustle.com’dan derlenmiş ve ilk olarak sabitfikir.com adresinde yayımlanmıştır.