Ben Küçükken Sanıyordum Ki

Ben küçükken sanıyordum ki herkes Atatürk’ü çok seviyor. Öyle görmüştüm çünkü annemden, babamdan, her şeyi bildiğine inandığım öğretmenimden.

Her 23 Nisan’da tüm çocuklar benim gibi mutluydu, 
Her 19 Mayıs’ta onu anıyorduk,
Zaferimizi kutluyorduk meydanlarda her Ağustos’un 30’unda..
 Cumhuriyet bayramı geliyor; danslar ediyor, şarkılar söylüyor, şiirler okuyorduk hep beraber…

Tek yürektik, bölünmüyorduk hiç. Ayrılmıyorduk birbirimizden.

Seviyordu işte; devletini, milletini seven herkes Atatürk’ü seviyordu! Biliyordum.

Sonra büyüdüm ben.

Coşkuyla kutladığımız, o gün geldiğinde heyecandan yerinde duramadığımız bayramlarımız kaldırıldı. Üşür, hasta olurmuşuz öyle dediler.

Çanakkale, onun sayesinde geçilememişti. 2017 Mart’ında yoktu bayrağı, fotoğrafı Çanakkale’de.

Diyanet, hutbelerde onun adını geçirmez olmuştu.

Müfredatlarda ona ayrılan yeri azaltmak istemişlerdi.

Ben sanıyordum ki en çok devletin başındakiler sever Atatürk’ü. Onun sayesinde, onun önderliğinde kurulan Cumhuriyet ile gelmişlerdi çünkü bugünlere. Sonra onlar Cumhuriyet’i kaldırmak istediler.

Beni görmek demek mutlaka yüzümü görmek değildir. Benim fikirlerimi benim duygularımı anlıyorsanız ve hissediyorsanız bu kafidir.

Ömürlerinde bir kez olsun okumamış, araştırmamışlar Atatürk’ü belli. 
Yoksa bilirlerdi onu bir yerlerden kaldırarak unutmayacağımızı. Bilirlerdi ne kadar çabalarlarsa çabalasınlar boşa çıkacağını.

Hiç okumamışlardı belli; Nutuk’u, Gençliğe Hitabe’yi…

Bütün bu şerâitten daha elîm ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hattâ hıyanet içinde bulunabilirler. Hattâ bu iktidar sahipleri şahsî menfaatlerini, müstevlilerin siyasi emelleriyle tevhit edebilirler. Millet, fakr ü zaruret içinde harap ve bîtap düşmüş olabilir.
Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi, vazifen; Türk İstiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır! Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur!

Sanıyordum işte, bugünlere gelene kadar herkes sever sanıyordum Atatürk’ü. Yalnızca vatan, millet aşkıyla yanıp tutuşanlar sevebiliyormuş anladım…