Bir Kızılderili atasözü “Son ırmak kuruduğunda, son ağaç yok olduğunda, son balık öldüğünde; beyaz adam paranın yenmeyen bir şey olduğunu anlayacak.” diyor. Aslında bugünlerde kıymetini bilmemiz gereken her şeyi ne kadar da güzel anlatıyor.

Son zamanlarda sağlığımızın, sevdiklerimizin kıymetini fazlasıyla anlayıp farkına vardığımız günler yaşıyoruz. Tüm bunlar yaşanırken insanlığın çevremize, doğamıza, dünyamıza hatta geleceğimize etkilerini de kavrama fırsatı buluyoruz. Yaşamdaki rollerimizin farkına varıyoruz. Aslında geleceğimizin ne kadar önemli olduğunu idrak ediyoruz ve bizler biliyoruz ki Covid-19’un yanı sıra iklim değişikliğiyle de mücadele ediyoruz. İklim değişikliği problemine çözüm oluşturmanın en iyi yollarından birinin ağaçlandırma olduğunu da biliyoruz.

Bizler de ecording olarak…


Photo by Bruno Cervera

Sosyal izolasyon günlerinde, evlerimizde kaldığımız ve sağlığımız için riskli bu salgın dönemi insanlık üzerinde olduğu gibi gezegenimiz üzerinde de bazı yapıcı ve yıkıcı etkilere sahip.

Daha yaşanılabilir ve güzel yarınlara beraber ulaşmak için bireysel çevre bilincinin önemi ise tartışılmaz. Bu ücretsiz, online ve sertifikalı kurslar ile doğayı keşfederek yarınları birlikte oluşturalım!

Bu yazıda çevre bilimi, iklim değişikliği, sürdürülebilir kalkınma hedefleri ve sosyal girişimcilik alanlarında takip ettiğim ve önerebileceğim 5 online eğitimi sizler için derledim. Başlıklara tıklayarak kurslara ulaşabilirsiniz.

1- Driving business towards SDGs

Rotterdam Erasmus Üniversitesi’nin hazırladığı bu kurs sürdürülebilir kalkınma hedefleri doğrultusunda adım atmaya teşvik ederek, şirketler ve kurumların…


Hayaller..

İnsanın tüm gücünü gerçekleştirmeye adadıkları, sürekli çabaladıkları amaçlar. Bir sürü hayal kurarım. Herkes hayaller kurar. Bu kimi zaman iyi bir okul kazanmak, bir araba almak, bir konsere gitmek, bir köpek sahiplenmek veya bir işe başlamak olabilir.Özellikle de şu günlerde sıkılıp dışarı çıktığında yeşillikler arasında yürüyüş yapmak da olabilir. Evet, çünkü bir ot dahi görmeye hasret kaldığımız bu zamanda yeşillikler arasında yürüyüş artık bir hayal.

Hangi ara yeşilin hayalini kurduğumuz günlere geldik? Şimdi betonların arasında kalınca mı başladı bu paniğimiz? Kendi hırslarımız için kendi ellerimizle yok etmedik mi?

Evet; onlar değil sen, ben, biz! Peki ya yıllardır evsiz bıraktığımız hayvanlar…


Birleşmiş Milletler tarafından 2015 Ekim ayında yayınlanan, “İklim Bağlantılı Doğal Afetlerin İnsani Maliyeti” isimli raporda, 20 yılda kaydedilen küresel düzeyde toplam 6,457 doğal afetin %90’ı sel, fırtına, sıcak hava dalgası, kuraklık ve diğer aşırı iklim hareketlerinden kaynaklandığı; 1995 yılından bu yana aşırı iklim hareketleri kaynaklı afetler nedeniyle 606 bin kişinin yaşamını yitirdiği, 4,1 milyar insanın ise etkilendiği belirtilmektedir.

Ülkemizin de içinde bulunduğu Akdeniz havzası, iklim değişikliğinin olumsuz etkilerine karşı en hassas bölgelerden biridir. Türkiye, küresel ısınmanın özellikle su kaynaklarının ciddi boyutta azalması ve çölleşme ile bunlara bağlı ekolojik bozulmalar gibi olumsuz yönlerinden etkilenmektedir.

Dünya genelinde gelir dağılımından en az pay…


Bizken; hani 195.000 yıl kadar öncesinde ilk izleriyle karşılaştığımız, toplumlardan veya uluslardan bihaber, toplama-çıkarma dahi bilmeyen, belki de kendisinden bile daha iyi bildiği şeyin doğa olduğu, doğayı adeta yuvası bilen ve ondan çekinen bizden bahsediyorum. Şu her şeyi bildiğini iddia edip, doğaya hükmetmeye çalışandan değil.

Cahil bize dönecek olursak; kendisinden bile pek haberi olmadan etrafı, pardon “yuvasını” bu kadar iyi tanıması da düşünülmeye değer işin aslı. Çünkü bilmiş bize, daha doğrusu “modern” bize dayatılan, yani öğretilen ilk şeylerden biridir ben olabilmek. Kendini yeterince tanıyıp-tanıttıktan sonra modern bize dahil olmayı bir nevi hak edebilmek. Ama diğer ben önce etrafını tanımaya çalışmış…


Dünya Sağlık Örgütü’nün (WHO) açıkladığı üzere dünya nüfusunun
%91’i hava kalitesi sınırlarının aşıldığı yerlerde yaşıyor ve her yıl 4,2
milyon kişi hava kirliliğinden dolayı ölüyor.

Hava kirliliği; kalp ve akciğer hastalıklarını tetikliyor, çocuklarda
nörolojik bozukluklara sebep oluyor.Dünyada her yedi çocuktan biri
kirli hava solunan bölgelerde yaşıyor.

Peki ülkemizde durum nasıl?

Temiz Hava Hakkı Platformu’ nun raporuna göre 2018'de Türkiye’ deki
81 ilin 56' sı uluslararası standartlar açısından kirli hava soludu.

Türkiye’ de 2017 yılında hava kirliliği trafik kazalarının 7 katı can aldı. …


Doğa… Çok uzun zaman önce, biz henüz dünyada değilken de varlığını sürdürüyordu ve muhtemelen bizden sonra da sürdürecek. Çünkü doğanın var olması için insan ırkına ihtiyacı yoktur. Bitkiler ve hayvanlarla birlikte canlı cansız varlıkların oluşturduğu mucizevî bir düzendir doğa. Bu düzenin adı ekosistemdir.

Dünya üzerinde insan dışında doğaya zarar veren hiçbir canlı yoktur. Çünkü canlılar, doğadan sadece ihtiyaçlarını karşılayacak kadar faydalanırlar. Aşırılık, doğada gözlenebilen bir durum değildir. Denge bu şekilde oluşur ve bu yüzden asla bozulmaz. Yani bozulmazdı.

Yıllar geçtikçe gelişen insan teknolojisi sayesinde upuzun gökdelenler, fabrikalar, hatta enerji üretebilmek için yaptığımız nükleer santrallerin insan yaşamına ne kadar fayda sağladığı…

ecording

ecording; çevre teknolojileri geliştiren ve insanların günlük hayatları içerisinde uyguladıkları aktivitelere çevreye duyarlı çözümler sunan sosyal girişimdir.

Get the Medium app

A button that says 'Download on the App Store', and if clicked it will lead you to the iOS App store
A button that says 'Get it on, Google Play', and if clicked it will lead you to the Google Play store