Mutsuz Sonlar

Nefes alıp veren bir heykele dönüştüğümü hissediyorum bir böcek bile değil bir heykel… Hiç bir işe yaramayan, bir amacı, yaşama dair hiç bir hevesi olmayan bir heykel… Güzel evlerin güzel salonlarında bile değil üstelik boş bir dükkanda geriye bırakılmış üstü toz kimi yeri kopmuş kimi yeri paslanmış, birinin gelip alması için öyle oracıkta bir başına bırakılmış gibi. Aynılarından yüzlercesi belki binlercesi yerleşmiş hayata, elden ele dolaşırken yapayalnız soğuk bir raf üstünde kalakalmış gibi…

Herkesin senden umudunu kestiğini bildiğin halde hala bir hevesle herkesin derdine,sevincine, hüznüne koşuyorsun belki bir umut tekrar bağlanırlar mı seninle diye, son bir gayretle tekrar tutunurmuyum hayata diyorsun üstelik olmayacağını bile bile. Boşu boşuna çabalıyorsun kendine yetmeyi bilmediğinden değil kendinde kendine yeticek birşeyler kalmadığı için.

Bir geleceğinin olmadığını biliyorsun o yüzden sana ait ne varsa hepsini geçmişte yaşatıyorsun , gelecek sana birşey ifade etmiyor belki de etmesi gerektiği halde… Geçmişle birlikte şimdiki zaman kalıyor ayakta.

Çok mu mutlu başlamıştı herşey çok mu çabuk tüketmiştik, elimizde hiç birşey kalmayana kadar, sadece zaman… Onunda yavaş yavaş kendisine dönüşüyorduk kimse farketmiyordu ama vardan yok oluyorduk.