Üç Küçük Yıldız

Ezgi TUNCER
Nov 6 · 4 min read

Pıspırıl, Gülenyüz ve Ağlayangöz adında üç küçük yıldız varmış.Bu yaramaz küçük yıldızcıklar ;gecelerden bir gece, gökyüzünde oyun oynamaya başlamış. Oyunun adı “yıldız kayması” imiş. Evlerinden çok uzaklaşmadan bir süre oynamayı sürdürmüşler. İçlerinden en küçük ve en parlak olan Pıspırıl demiş ki:

”Daha çok ışıldamak ister misiniz?”

Hevesle kabul etmiş arkadaşları hemen. Bir süre sonra ,kaya kaya çok karanlık ve çok ıssız bir yere gelmişler.

Gülenyüz:

”Hey Pıspırıl burası gerçekten harika! Baksana nasıl parlamaya başladık. Ha ha, keşke daha önce de buraya gelseydik.”

Pıspırıl muzipçe kıkırdamış:

”Evet, Ağlayangöz bile mutlu şu an!

”Ağlayangöz:

”Pıspırıl, haklısın burası çok güzel; ama sence de evden biraz uzakta kalmadık mı? Galiba ben kayarken etrafıma dikkat etmedim de. Nasıl döneceğiz evimize? Bizi çok merak ederler.”

Gülenyüz arkadaşının yanına yaklaşmış ve onu hafifçe ittirmiş. Ağlayangöz kaymaya başlamış. Ardından Pıspırıl ve Gülenyüz de kaymaya başlamış. Böylece gökyüzünde harika ışık oyunları yaratarak oyuna başlamışlar.

”Heeeeeeeeeeeeeeeeeey,”demiş Pıspırıl,”Heeeeeeeeeeeeeeeey siz aşağıdakiler, sesimi duyuyor musunuz? Hahahahahahah bu takla sizin için” .Ardından bir takla atmış ve Ağlayangöz’ün elini tutmuş. Ağlayangöz de Gülenyüz’ün elini. Üçü birden daha da hızlanmışlar. Hızlandıkça daha çok eğleniyor, eğlendikçe daha da ışıldıyorlarmış.

”Haydi duralım artık”demiş Ağlayangöz.

”Gittikçe uzaklaşıyoruz evimizden,korkmaya başladım.”

Elini bırakmamışlar Ağlayangöz’ün.

”Wuhuuuuuuuuuuuuuu,daha yeni başladık eğlenmeye!!! Boş ver evi şimdi” demiş Pıspırıl. Gülenyüz gözkırpmış ve Pıspırıl gibi Ağlayangöz’ün elini sıkıca kavramış. Ağlayangöz iyice panik olmaya başlamış. Sönükleşmiş birden. Koyvermiş gözyaşlarını:

”Hüüüü,hüğüüühüüüü…Durun nolur, artık kaymak istemiyorum. Eve gitmek istiyorum! Anneeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeee! Anneciğiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiim!” Ağlayangöz’ün ağlamasına alışık olan Pıspırıl ve Gülenyüz onu duymamışlar bile. Değişik hareketlerle kaymaya ve daha da çok gülmeye başlamışlar.

“Annen burdan seni duyamaz Ağlayangöz, ha ha ha…Bizden başka kimse yok etrafta. Yaramazlığın tadını çıkar sen de haydi” demiş Pıspırıl. Pıspırıl arkadaşının gözyaşlarından hiç etkilenmiyormuş. Gülenyüz de ha bire kahkaha atıyormuş. Ağlayangöz, Gülenyüz kahkahayı bastıkça, Pıspırıl hızlandıkça daha da çok ağlıyormuş. Kalbi güm güm atıyormuş, nefesi hır hır tıkanıyormuş. En sonunda ağlayan göz bayılmış. Ağlayangöz bayılınca hepberaber düşmeye başlamışlar.

”Ne oluyor, kontrol edemiyorum kendimi. Gülen yüz bir şey yap. İmdaaaaaaaaaaaaaaaaaaaat” diye bağırmış Pıspırıl. Gülenyüz:

”Pıspırıl, Ağlayangöz bayıldı. Elleri kaskatı olduğu için ben de elimi kurtaramıyorum. Düşüyoruz!!!”

Üç yıldız el ele yeryüzüne çakılmış. Kısa bir süre Pıspırıl ve Gülenyüz de baygın kalmış. Gözleerini ilk açan Pıspırıl olmuş:

”Neredeyim ben, oofffff! Ne oldu böyle”demiş. Sonra yanında yatan Gülenyüz gözlerini aralamış :

”Başıııııııııııııııııım, aah, başııııııııııııııım!”diye inlemiş. Pıspırıl:

”Gülenyüz baksana Ağlayangöz hala baygın! Ne yapacağız şimdi? Ya bir daha uyanmazsa?”demiş. Sesi titremeye başlamış. Soğuk soğuk terlemiş.

Gülenyüz:

”Dur Pıspırıl, önce bir sakin olalım. Ayrıca sessiz olmalıyız. Dünyalılar bizi fark ederlerse yakalamak ve incelemek isteyebilirler. Neyse ki parlamıyoruz şu an.” Pıspırıl:

”Haklısın parlamıyoruz çünkü biz yıldızlar gökyüzünden başka bir yerde olmaya alışık değiliz. Toprak ışığımızı çekiyor. Eğer uzun süre toprakla temas edersek yaşam enerjimiz sonuna kadar bitecek. Offfffffffff!”Ağlayangöz’e dönerek ağlamaya başlamış:

”Haydi uyan ağlak, Hüüüüüü ühüüüü ühüüüüü,uyan yoksa burada yok olup gideceğiz!” Pıspırıl’ı yatıştırmaya çalışan Gülenyüz yakınlarda bir su birikintisinin olduğunu fark etmiş ve:

”Bak Pıspırıl, burda su var. Ağlayangöz’ü oraya taşıyalım ve kafasını suya sokalım. Belki de kendine gelir. Ne dersin?”demiş. Pıspırıl burnunu çekmiş:

”Evet bu iyi bir fikir.”demiş. Beraber Ağlayangöz’ü sürüklemeye başlamışlar. Epeyce uğraştıktan sonra Ağlayangöz’ün kafasını Gülenyüz’ün dediği gibi suya batırmışlar. Pıspırıl ağlamayı sürdürerek:

”Ah ben ne yaptım? İstemediğin halde seni zorladım. Ne olur affet beni Ağlayangöz, ne olur uyan. Ühüü hüüüüüü! Bir daha asla kimseyi istemediği bir şeyi yapmaya zorlamayacağım, nolur beni bırakma!” Bu sırada kafası suyun içinde olan Ağlayangöz debelenmeye başlamış. Ama Pıspırıl kendini konuşmasına o kadar kaptırmış ki, Ağlayangöz’ün kendine geldiğini fark etmemiş ve devam etmiş :

”Sen hep iyi bir dost oldun. Seni dinlemeliydim. Canım Ağlayangözüm, hele bir uyan bir daha sana “ağlak” da demeyeceğim söz. Hüüüüüüüüüüü!” Artık Ağlayangöz iyice çırpınıyormuş. Neyse ki tam zamanında durumu fark eden Gülenyüz olmuş ve:

”Bırak Pıspırıl ,bırak uyandı!”demiş. Pıspırıl derhal Ağlayangöz’ün kafasını sudan çıkartmış ve daha nefes almasına fırsat vermeden onu sulu sulu öpmeye başlamış. Gülen yüz bu manzara karşısında kahkahalara boğularak:

”Ahahahahahahahahaha! Pıspırıl çok komiksin! Seni hiç böyle görmemiştim. Bırak da nefes alsın. Az kalsın boğuyorduk onu.”demiş. Pıspırıl:

”Haaa,evet doğru ya.Evet ,evet nefes alsın değil mi ya. Oh be kendine geldin ya Ağlayangöz, dile benden ne dilersen.” Ağlayangöz şaşkın bir biçimde ne olduğunu anlamaya çalışarak arkadaşlarına ve etrafına bakınmış bir süre. Sonunda nefesi düzeldiğinde ve durumu anladığında :

”Size evden çok uzaklaştık, demiştim. Ama beni dinlemediniz. Korkudan bayılmasaydım burada bu halde olmazdık. Söyleyin bakalım eve nasıl döneceğimiz konusunda bir fikri olan var mı?” Şaşkın şaşkın birbirlerine bakmışlar. Ne Gülenyüz’ün ne de Pıspırıl’ın aklına hiçbir şey gelmemiş.Üstüne üstük Ağlayangöz’ün haklı olması onları oldukça utandırmış. Gülenyüz:

”Özür dileriz Ağlayangöz, seni dinlemeliydik. Ama inan bana sen bayılınca düşmeseydik bunu asla anlayamazdık. Demek ki bazen bazı şeylerin farkına varmak için olumsuz bir şeyle karşılaşmak gerekiyor. Ne olur affet.”Pıspırıl kafasını öne eğmiş ve utancını gizlemeye çalışmış. Ağlayangöz ayağa kalkmış ve arkadaşlarına gülümsemiş:

”Sizler benim dostlarımsınız. Üzülmeyin artık. Bir an önce buradan kurtulmalıyız. Ama nasıl?” Yeniden oturmuş ve kafasını kaşımaya başlamış. Pıspırıl ve Gülenyüz de çaresiz bir biçimde düşünmeye koyulmuşlar. Uzun süre kimseden ses çıkmamış. ”Poff,benim aklıma bir türlü bir şey gelmiyor” demiş Gülenyüz. Pıspırıl’a bakmış.Pıspırıl gittikçe soluklaşmaya başlamış. Toprak bu üç küçük yıldızı iyice güçsüz bırakmaya başlamış ki ; birden Ağlayangöz ayağa kalkmış ve:

”Buldum!Suyun biraz üstüne yükselebilirsek eğer, aydan gelen ışığı yansıtabilir ve yardım çağırabiliriz.” Pıspırıl ve Gülenyüz de ayağa kalkmış.”Bu harika bir fikir!”demiş Gülenyüz.”Oleeeeeeeeeeey,kurtulduk desenize”demiş Pıspırıl. Sonra üçü birden elele tutuşmuşlar ve son güçleriyle suyun üzerine yükselmişler. Aydan gelen ışık birkaç saniye sonra tıpkı Ağlayangöz’ün dediği gibi üstlerine düşmüş ve diğer yıldızlara bir sinyal gibi ulaşmış. Zaten Pıspırıl, Gülenyüz ve Ağlayangöz’ü arayan diğer yıldızlar derhal yansımayı fark etmişler ve üç küçük yıldızın izini sürmüşler. Gökyüzünden aşağı bir merdiven gibi sıralanıp su kenarında beklemekte olan küçükleri birer birer gökyüzüne taşımışlar. Gökyüzüne çıkınca güçlenen ve parlayan Pıspırıl, Gülenyüz ve Ağlayangöz sevinçle diğer yıldızlara teşekkür etmiş. Elele tutuşup evlerinin yolunu tuttuklarında dostluğun ve hoşgörünün ışığıyla daha çok parladıklarını fark etmişler.

Welcome to a place where words matter. On Medium, smart voices and original ideas take center stage - with no ads in sight. Watch
Follow all the topics you care about, and we’ll deliver the best stories for you to your homepage and inbox. Explore
Get unlimited access to the best stories on Medium — and support writers while you’re at it. Just $5/month. Upgrade