falan

sevgi kucuk olceklere sigabilecek bir sey degil, bir insanin kahkahasini sevdiginiz icin bile o insanin etrafinizda olmasi o an pek sikintiyi geriye atabiliyor. bir seyi ozlemek bile keyif verebiliyor, bazen.

ne guzel seyleri ozluyorum diye kalbin bogazinda ata ata, suratindaki ebleh gulumsemeyi hic kaybetmeden bir sehri adim adim gezebiliyorsun, bazen.

keyif de aliyorsun. soguksa soguk, yorgun musun? amiyane tabirle kopek gibi.

onemli degil. son sigaranin dumani havada asili kaldi bir kere, guzel duygularla ufledin onu. geri donecek. biliyorsun.

eve geldin, sicacik yatagina yerlestin. nasil olacak diyorsun. kendine donuyorsun sonra. nasil yapabilirim diyorsun.

kendini hatirliyorsun o an. ilk arkadasin, onunla beraber marketten asirdiginiz ilk elma, ilk kavganiz, ilk asklariniz, okuldan ilk kacisin, ilk kavgan, ilk hayal kirikligin, ilk heyecanlarini dusunuyorsun. aklim hicbir seye ermezken ben nasil bu kadar yasadim diyorsun.

her sey o gun o kadar agirken simdi nasil bu kadar hafif diyorsun.

geciyor. her yara iyilesiyor, yatak yarasi degilse eger.

onundeki havuca ragmen ne kadar yolundan saptigini hatirliyorsun sonra. zaman harciyorum diyorsun belki de.

hayat sadece nefes aldigin anlar degil ki, aldigin nefesi dahi unutup ona odaklandigin an aslinda. insanlik olarak birlestigimiz tek nokta bu, sanirim. zayifliklarimiza, zaaflarimiza, korkularimiza ve ideallerimize ragmen kendimizi sabote edip kendimize bir seyleri sorabildigimiz anlar. kaybetmeyelim.

bunu hepimiz seviyoruz cunku onaylanmaya ihtiyacimiz var, en onaylanmaz olanin ortak olduguna ikna olsak her sey harika olabilir. deneyelim. bence. seviyorum bizleri. keyifli geceler, huzurlu ve saglikli gunler dilerim.

One clap, two clap, three clap, forty?

By clapping more or less, you can signal to us which stories really stand out.