Av-Avcı İlişkisi Üzerinden Gündem Okuması

Bilindiği üzere belgesel izlemeyi seven bir ülkeyiz! O yüzden avcı ve hızlı kedigillerin kendi halinde düzenini kurmuş ve yemeğiyle meşgul olan boynuzlugilleri nasıl avladıklarını detaylıca anlatsam da kimsenin sıkılmayacağını düşünüyorum.

Efendim, bilindiği üzere boynuzlugiller sürü halinde alana yayılıp karınlarını doyurmakla uğraşırken kedigiller familyası mensubu avcı, alanda belirlenen hedefe doğru hızlı ve net bir saldırıya girişir. Bu saldırı alandaki düzeni bozarak boynuzlugilleri istemsiz bir şekilde kaçmaya zorlar. Tüm hayvanlar refleks olarak saldırının geldiği yönün tam tersine var güçleriyle karmaşa halinde koşarlar. Eğer avcı hedefinden şaşmadan takibini sürdürürse çok büyük ihtimalle başarıya ulaşır. Fakat bazı boynuzlugiller kaçarken bir sağa, bir sola kıvrılır ve böylece kendilerine yaklaşan avcının hızı ile sağladığı avantajı esneklikle sıfırlamaya çalışırlar. Bu taktik kimi zaman işe yarayıp avcının eli boş bir şekilde geri dönmesini sağlarken kimi zaman da avcının başarısını engelleyemez. Avcının başarısı ayaklarının yere ne kadar sağlam bastığı ve hedefine ne kadar odaklı olduğuyla ilgilidir. Avın başarısı ise yön değiştirme hızı ve sayısı ile ilgilidir.

Yönetim sistemini değiştiren yeni anayasa ile ilgili halk oylaması yaklaşırken oylamanın iki zıt seçeneğini savunanların stratejileri de anlatmaya çalıştığım av-avcı ilişkisini andırıyor.

Anayasanın değişmesini isteyenler yeni anayasa teklifinin içeriğinden mümkün olduğunca uzak durup gündemi farklı yönlere çekmeye çalışırken yeni anayasaya karşı çıkan grup teklifin içeriğindeki rahatsız edici gerçekleri insanlara mantık çerçevesinde anlatmak için çabalıyor.

Anayasanın değişmesi için çalışan grup, araştırma şirketlerinin yaptığı anketler genele yansıtıldığında, halk oylamasının sonucunun da yeni anayasaya karşı olacağını öğrenince gündemin değiştirilmesi için elinden geleni yapmaya başlıyor. Önce anayasa değişikliğine karşı olan siyasetçiden akademisyene, pazarcıdan öğrenciye herkes düşman ve hatta terörist ilan ediliyor. Anayasa değişmezse ülkenin daha kötüye gideceği iddia edilerek halk bir nevi tehdit ediliyor. Darbe girişimi bahane edilerek ele alınan sınırsız gücün katkısıyla, sesi fazla çıkan akademisyenler ve gazeteciler hapsediliyor; bir o kadarı da baskı altına alınıyor.

Sağa sola hamleler sadece ülke içerisinde de kalmıyor. Ülkenin evlatları Suriye’de çatışmalara sokuluyor. Yakın zamanda neredeyse düşman ilan edilen ülkeler ile dostça hamleler yapılıyor. Tüm bunlar yetmezmiş gibi bakanlara Avrupa’da miting yapma izni verilmeyince kışkırtma yolu ile Avrupa’nın huzuru, ülkenin de milliyetçi damarı kaşındırılıyor.

Güçlerin tek kişide toplanmasının önünü açan anayasa değişikliğini isteyenlerin odağı dağıtmak için yaptıklarına karşılık, muhaliflerin sağlam adımlar ile ilerlemesi ve anayasa teklifinin demokrasi karşıtı içeriğini vurgulama odağından şaşmaması gerekmektedir. Aksi takdirde odağı dağıtmak için yapılan hamleler, anayasa değişikliğine karşı olanları sağa sola savurabilir.

— — —

Halk oylamalarında halkın görüşünün sadece evet veya hayır şeklinde iki seçeneğe indirgenmesi, gündem değiştirmek için yapılan her bir hamle ve özellikle Avrupa sağı ile karşı karşıya gelinmesi, anayasa değişikliğine muhalif kesimin izlediği yol ayrı ayrı birer yazı konusu.