Aramak ve bulamamak..

Yıllardır bir anlam arayışı içerisindeyim. Arıyorum ama bulamıyorum. Zifir-i karanlıktayım. Bir zerrecik nefes umuduyla, neyin peşi sıra gittiğimi bilmeden koşturup duruyorum.

Bir kere dünyaya gelmek benim fikrim değildi. Cinsiyetimi, bedenimi, ailemi, şehrimi, ülkemi, ırkımı, dinimi,… ben seçmedim. Hiçbir zaman elimde olmadığı halde lehime kurulan düzenden ötürü kibirlenmedim. Aleyhime kurulan düzenden olumsuz etkilendiğimse çok olmuştur, hep olmuştur. Bebekliğimde nurdan bir katmanın içerisindeydim. Çocukluğumda aydıncaktım. İlk gençliğimde de yine ışık var idi. Ne zaman ki kendimi bilmeye başladım, işte o zamandan beri karanlıktayım, arıyorum, bulamıyorum.

Büyüdükçe küçülmüşüm, büyüdükçe karanlığıma düşmüşüm..

İnsanlardan nefret ediyorum. Her yeni güne gözlerimi açtığımda gördüğüm basitlikten, aşağılıktan ve insan dışılıktan nefret ediyorum. İşin kötü tarafı şu ki ben de insanım. İnsanlarla aynı türden olmaktan nefret ediyorum. Kendimden nefret ediyorum..

İşler daha kötüye gitmese. Hayatı şu haliyle mumyalasam, varsın karanlık olsun dünyam. Hayat şu haliyle kalsa daha kötüye gitmeden. Annem hala hayattayken dursa dünya, babam hala hayattayken dursa. Akrabalarımı daha fazla yitirmeden dursa dünya. Daha fazla insan ölmeden böyle kalsa şu anki gibi. Daha fazla savaş olmadan dursa.

Yıllardır bir arayış içerisindeyim. Arıyorum, bildiğim tek şey var; sevgi. Bulamıyorum..