Karın altında

Bugün günlerden yağmurdu.

Sabah bir elinden içimi bir elinden dışımı tuttum çıktık evden üçümüz bir güzel yola koyulduk.

Biraz gittik içim izin istedi, gideceği yerler varmış, yürüyeceği yolu. E git dedim gitti bizi de götürmek istedi de biz gitmedik kaldık. Otobüsü bekledik geldi. Bindik işe gittik usulca. Yanımdan hiç ayrılmadı dışım. Ne yaptığımızı anlamadan bir şeyler yaptık durduk. Sonunda akşamı ettik. Karanlık kaldırımlarda yürüdük biraz iş çıkışı.

Yürürken de ıslandık azıcık daha yüreğimizden.

Sonra yağmur kara çevirdi.

Dışım üşüdü hemencecik, kaçtı eve. İçim gelmedi gittiği yerden. Ben şimdi ortada kaldım karın altında. İçim dışarda, dışım içerde..

One clap, two clap, three clap, forty?

By clapping more or less, you can signal to us which stories really stand out.