Grafik Tasarım ile Yerli Üretim Nasıl Desteklenir?

Image for post
Image for post

Bu sene yeni bir terim girdi hayatlarımıza: Ticaret Savaşları. ABD, başlattığı bu savaş ile, özellikle Çin kaynaklı ithal ürünlere ekstra vergiler getirerek bu ürünlerin satış fiyatlarını arttırıp, yerli üretim ürünlere rekabet avantajı sağlamayı hedefliyor. Fakat bu stratejinin kaçınılmaz bir yan etkisi de var: Vergiler, ithal hammadde ile üretim yapan yerli üreticinin giderlerini de aynı oranda arttırıyor.

Yerli ürünlere rekabet avantajı sağlamak için uygulanabilecek ve yan etkileri olmayan diğer bir strateji ise, söz konusu ürünlerin cazibesini arttırmak. Bir tüketici bir ürünü satın alırken sahip olduğu tek kriter o ürünün fiyatı değil. Etiket fiyatının aldığı ürün için değip değmediği, ya da ürünün kendi değerleri ile uyuşup uyuşmadığı gibi daha soyut ama bir o kadar önemli kriterlere de sahip.

Satın Aldıran Sembol

Şöyle düşünün, hayatınızda kaç kere, sırf bildiğiniz ve güvendiğiniz bir markaya ait olduğu için rakiplerinden daha pahalı bir ürünü satın aldınız? Ya da sırf belli bir ülkenin malı diye o ürünün daha kaliteli olduğunu düşündünüz? Peki iki ürün aynı fiyata sahip ise hangisini alacağınıza nasıl karar verdiniz?

Cazibe stratejisini benimseyen ülkeler, kendi ürünlerini hem iç pazarda hem de dünyada yüksek kaliteli ve güvenilir ürünler olarak konumlandırmak için uzun soluklu iletişim kampanyaları düzenlemekteler. Bu kampanyaların bir çoğu, yerli üretilen ürünlerin kendilerinde veya etiketlerinde kullanılmak üzere tasarlanan semboller içermekte. Semboller, yani bir nevi görsel kancalar, halka doğru bir şekilde tanıtıldığında ve tutarlı bir şekilde, uzun yıllar boyunca kullanıldığında, kendi ülkelerindeki ve dünyadaki tüketicilerin satın alma kararını etkileyen güçlü birer değer haline geliyorlar.

İşte bu stratejiyi benimseyen ülkelerden bir kaç tanesi ve kullandıkları semboller:

Birleşik Krallık

Image for post
Image for post
Logonun Türkçe çevirisi: Britanya’da Üretildi

Birleşik Krallık, kendi topraklarında üretilen ürünleri Made In Britain (Britanya Üretimi) logosu ile desteklemekte. Bu logonun ilginç bir ortaya çıkış hikayesi var: 2011 yılında, Stoves isimli bir ocak üreticisi, tamamen Britanya üretimi olan ürünlerini, piyasada bulunan ithal mallardan ayırt etmek istedi ve Britanya sınırları içerisinde üretilmiş ürünleri temsil edecek bir logo tasarımı yapılması için girişimde bulundu. Aynı durumdaki 1000’lerce şirketin desteğini de alarak bir öğrenci tasarım yarışması açtı ve sadece 200 Sterlin (ve bir LCD TV karşılığında) Made In Britain logosuna hayat verdi. Yani yerli üretim logosu, bir devlet kurumunun eli ile değil, şirketlerin kendisi tarafından oluşturuldu.

Girişim o kadar başarılı oldu ki 2014 yılında Made In Britain Campaign adıyla kendi başına kar amacı gütmeyen bir organizasyona dönüştü ve bu sefer profesyonel bir marka tasarım ajansı ile yeni bir Made In Britain logosu, daha da doğrusu logo sistemi, çalışıldı.

Logo, tüm Dünya’nın çok iyi tanıdığı Union Jack yani Britanya bayrağının bir köşesinin soyutlanmış bir parçası ile Made In Britain metninden oluşmakta. Böylece tasarım hem Birleşik Krallık çağrışımı yapmakta, hem de oku andıran formu sayesinde Made In Britain metnine dikkat çekmekte.

Tasarımı yapan ekibin verdiği bir demeç, logonun Britanya üretimi ürünlerin yüksek kalite standartlarına dikkat çekmek için tasarlandığına değiniyor. Logonun amacı, Britanya halkını kendi ülkelerinde üretilen, kalite standartları yüksek, ve evet ithal muadillerinden daha pahalı olan, yerel ürünleri tercih etmeye teşvik etmek.

Image for post
Image for post
Logonun diğer versiyonları

Logonun tek satır, iki satır ve 3 satır versiyonları, yazısız sadece sembol olarak kullanımı, farklı renk kullanımları, hatta okun yönünün değiştiği kullanımları sistemin içerisinde tasarlanmış. Bu esnek sistem, logoyu kullanacak olan şirketin kendi ürünü ve ambalajı ile uyumlu olarak kişiselleştirmesine olanak vermekte, bu sayede de, tasarımı sahiplenmesini sağlamakta.

Image for post
Image for post
Uygulama örnekleri

Logonun birden çok konsepti bir görselde içeriyor olması, yalınlığı ve farklı kullanım formlarına olanak sağlayan sistem anlayışı tasarımın gücünü ortaya koymakta. Britanya bayrağı öyle başarılı soyutlanmış ki, sadece bir ok ve iki üçgen formu bunun bir Britanya bayrağı olduğu mesajını iletmeye yetiyor. Sembol tek başına kullanıldığında bile, anlamından hiç bir şey kaybetmiyor.

Finlandiya

Image for post
Image for post
Finlandiya yerel üretim sembolü The Key Flag (Anahtar Bayrak)

Finlandiya, kendi yerli üretim sembolünü tam 50 yıl önce yarattı. Sembol bir anahtar ve Finlandiya bayrağının birleşmesinden oluşmakta ülkenin bayrak renkleri olan lacivert ve beyaz renklere sahip. Bayrağın konumu aynı zamanda soyut bir F harfi çağrışımı da yapmakta.

Aynı Coca-cola logosu gibi, Finlandiya bu sembolü yıllar boyunca değiştirmeden kullandı. Kaç jenerasyonun bu sembol ile büyüdüğünü düşünürsek, %86 oranında bir bilinirliğe sahip olduğunu duymak şaşırtıcı değil. Finlandiya’nın yerli üretim sembolünü kullanmaya hak kazanmanız gerekiyor, başvurunuzu bu kuruluşa yapıyorsunuz ve bir komite gelip şirketinizi detaylı bir incelemeye tabi tutuyor. Ürünün bu sembolü taşıyabilmesi için en az %50 oranında yerli içeriğe sahip olması gerekmekte. Sitedeki bilgiye göre şu anda 3,306 Finlandiya şirketi, anahtar sembolünü kullanma hakkına sahip. Sembol öyle bir prestij unsuru haline gelmiş ki, kullanmaya hak kazanan şirketler bunu halka sembol ile ödüllendirildik diye anons etmekteler. Peki bu sıkı tutumun nasıl bir faydası olmuş dersiniz? 2016’da yaptıkları halk araştırmasına göre Finlilerde bu sembolün yaptığı çağrışımlar şu şekilde: Kalite, güven, emniyet, istihdama katkı, sorumluluk, dürüstlük. Araştırmaya katılanların %64’ü, bu sembolü görmenin satın alma kararlarını etkilediğini söylemiş.

Logoda niçin anahtar metaforunun kullanıldığı ile ilgili bir bilgiye ulaşamadım. Ama şöyle bir mantık yürütebiliyorum: Anahtarlar kapıları açmakta kullanılırlar. Başarılı kişileri onurlandırmak için onlara şehirlerin anahtarları takdim edilir. Bu anahtar da onu kazanan şirketi onurlandırmak ve daha iyi bir konuma kapı açmak için verilmekte.

Image for post
Image for post
Logonun etiket üzeri uygulaması

Bu logo, Britanya örneğinde olduğu gibi, ürüne rekabet avantajı sağlayan görsel bir unsur haline gelmiş ve bu sebeple markalar arka fiyat etiketine değil logoyu ambalajlarının ön yüzünde, tüketicinin ilk bakışta görebilecekleri bir noktada konumlandırmayı tercih ediyorlar.

Avustralya

Image for post
Image for post
Logonun Türkçe çevirisi: Avustralya Üretimi

Kanguru öyle kuvvetli bir ikon ki gördüğümüzde Avustralya haricinde başka bir düşünce kesinlikle aklımıza gelmiyor. Avustralya yerli üretim sembolünü tasarlayan kişi de böyle düşünmüş olmalı. Sembol, trafik işaretini andıran yeşil üçgen bir formun içerisinde zıplayan, sarı bir kanguru görselinden oluşmakta. Finlandiya örneğine benzer olarak, bu sembol de 30 seneyi aşkın bir süredir kullanımda. Fakat tanıtım konusunda Avustralyalılar daha başarılı olmuş olmalı ki yapılan araştırmaya göre sembolün bilinirlik oran %99, güven oranı %85 ve ürünü tercih sebebi olma oranı ise %89.

Image for post
Image for post
Logonun farklı versiyonları

Avustralya’daki kuruluşun, tüketicilere daha fazla bilgi vermeyi tercih ederek; sembol ile birlikte Avustralya’da Üretilmiş, Avustralyalı Tarafından Üretilmiş, Avustralya’da Yetiştirilmiş, İçeriğinin Büyük Kısmı Avustralya’dan Gelen gibi farklı tanımlamalar da kullandıklarını görüyoruz. Bu sayede tüketiciler aldıkları ürünün ne kadar kendi ülke ekonomilerini desteklediği konusunda biraz daha fazla bilgi sahibiler.

Image for post
Image for post
Yiyecek ürünleri için tasarlanan logo sistemi

Yerli üretim sembolünü geliştiren kuruluş, 2016’da sadece yiyecek ürünleri için yeni bir sistem tasarladı. Yeni sistem, kanguru sembolünün altında bir tane çubuk tablo ile çalışıyor. Tablo tamamen dolu ise söz konusu yiyecek sadece Avustralya’da yetiştirilmiş ham maddeden oluşmakta, Avustralya’da üretildi ve Avustralya’da paketlendi anlamlarına geliyor. Eğer yiyecek ürününde farklı ülkelerden ithal edilmiş ham maddeler bulunuyorsa, bu ham maddenin ürünün geneline göre oranına dayalı olarak tablonun doluluğu değişiyor.

Anlatması biraz zor ama görsel olarak çok basit bir sistem aslında: Tablo dolu ise Avustralyalı, azaldıkça Avustralyalılık oranı da azalıyor. Tablo boşsa ürün Avustralya’da üretilmiş ama içeriği komple ithal demek oluyor.

Sonuç olarak, 30 yılı aşkın bilinirliği olan bir sembol ve mesajını çok net bir şekilde dünyaya iletmekte. Yeni başlatılan çubuk bar uygulaması, psikolojik olarak insanı Dolu bar daha iyidir mesajına yönlendirmesi açısından bence çok başarılı. Eğer boş-dolu metaforu yerine mesela rengini değiştirmek gibi bir sistem tercih edilseydi aynı teşvik edici etkiyi yaratmayacaktı. Şimdi, bir kısmı yabancı hammadde ile üretilmiş ürünü alan tüketici, sanki eksik bir ürün alıyormuş hissiyatını mutlaka hissedecektir.

Türkiye

Image for post
Image for post
Türkiye’nin Yerli Üretim logosu

Türkiye 2018 Eylül ayında açıklanan Yerli Üretim logosu ile cazibe stratejisini uygulamaya başlayan ülkeler arasına katıldı. Logo el sıkışan iki el, büyük harflerle yazılmış Yerli Üretim metni ve yazıyı saran çerçeveden oluşmakta. Kırmızı ya da siyah olmak üzere iki farklı renk kullanımı mevcut.

Eğer ürününüz Türkiye sınırları içerisinde üretilmekteyse bu logoyu fiyat etiketinizin bir yerinde kullanmak zorundasınız. Türkiye’de üretilen ürünleri satın alarak yerel ekonomiye katkı sağlamak isteyen bilinçli tüketici için çok güzel bir haber, bu sayede arka etikette bulunan bir logo ile söz konusu ürünün ithal edilip edilmediğini öğrenmek mümkün.

Logonun tasarımına bakacak olursak, el sıkışan iki elin iki kişi arasında yapılan bir anlaşmayı sembolize ettiğini görüyoruz. Bu iki kişi tüketici ve üreticiyi temsil ediyor olmalı. Güzel bir anlama sahip fakat yeterince açıklayıcı mı? Yerli üretimi desteklemek için oluşturulan bir logoda Türkiye ile ilgili hiç bir sembole yer verilmemiş olması biraz ilginç geldi. Logonun amacı, tüketiciye ülkesi için faydalı bir alışveriş yapmaya teşvik etmek fakat logoda vatanseverlik duygularını hareket geçirecek bir işaret yok. Sadece soğuk bir anlaşma işareti, bir el sıkışma görüntüsüne yer verilmiş. Başka bir ülke de çok rahat aynı sembolü kendi logolarında kullanabilir ve anlamından hiç bir şey kaybetmez.

Eğer el sıkışma sembolünün yanına Made In Canada yazsak hiç de garip kaçmazdı. Sonuçta Kanada’nın da bayrak renkleri kırmızı ve beyaz. Oysa Made In Britain logosundaki Britanya kelimesini, aynı renklere sahip bir ülke olan Fransa ile değiştirsek ne kadar saçma olurdu.

Uygulama kriterleri ise biraz geniş tutulmuş. Mesela ürünün hammaddesi ithal bile olsa, şirket etiketinde Yerli Üretim logosunu kullanmak zorunda. Bu durum şimdiden bal ambalajlarında kafa karışıklığına sebep olmuş. Oysa Avustralya örneğindeki gibi kriterlerin detaylı bir şekilde açıklandığı, logodaki görsel sistemin pazarda bulunan ürünlerdeki bu çeşitliliği daha iyi yansıttığı bir tasarıma sahip olması ne iyi olurdu.

Ayrıca üretimi yapan şirketin yabancı sermaye ile çalışıyor olması bile sorun değil, Türkiye sınırları içerisinde üretiliyor olması yeterli. Yani ürünün Türkiye ekonomisine ne kadar katkıda bulunduğu net değil. Oysa Finlandiya’nın yaptığı gibi bu logo, üzerinde yer aldığı ürünlerin yüzde kaç oranla yerli olduğu konusunda bir garantinin işareti olsaydı nasıl olurdu? Bu logoyu kullanabilmek için en azından belli bir oranda yerli üretim olmaya hak kazanmak zorunda olsaydı bu şirketler. O zaman daha anlamlı olmaz mıydı?

Yerli Üretim logosu Türkiye sınırları içerisinde üretilen ürünleri temsil etmekte, fakat bu ürünlerle ilgili pozitif ya da negatif hiç bir anlam yaratmamakta. Oysa Britanya örneğinde olduğu gibi, Türkiye de kendi yerli üretiminin yüksek kaliteli olduğunun altını çizebilir. Bu konuda kampanyalar ile tüketiciyi bilinçlendirerek, bu logoya sahip ürünlerin ülke ekonomisine katkıda bulunmakla kalmayıp aynı zamanda kaliteli ve güvenilir olduğunu anlatabilir. Bu sayede Yerli Üretim logosu gerçek bir cazibe işareti haline gelir ve tüketici için satın alma isteği uyandırırken, onu ürünlerinde taşıyan üretici için de bir gurur kaynağı olur.

Written by

Tasarımcı, marka danışmanı, elifergur.com

Get the Medium app

A button that says 'Download on the App Store', and if clicked it will lead you to the iOS App store
A button that says 'Get it on, Google Play', and if clicked it will lead you to the Google Play store