Günlük kiralanan dairelerin konaklama sektörüne etkileri

Günlük daire kiralamanın turizme ve konaklama sektörüne katkı sağlayan bir yenilik olup olmadığı tartışılıyor. Kimilerine göre ,eğitimsiz ve sektörden bihaber ev sahipleri ya da işletmeciler (elbette hepsi değil) olumlu bir katkı sağlamak şöyle dursun ;konuklar açısından son derece olumsuz durumlara neden olup, kayıt dışı olmanın verdiği rehavetle otelcileri de zor durumda bırakıyorlar.

Konuklar açısından bakıldığınıda ise “ev konforu” sağlayan ve otele göre daha ekonomik fiyatlar sunabilen bu yeni alternatif konaklama anlayışı, özellikle yerli ve Ortadoğu kaynaklı turizme önemli katkılar sağlamaya başladı. Ancak iş “daireni yıllık verip bağlama,yazın günlük ver, 3 katı para kazan” modeline dönünce isteyen herkesin basitçe yapabileceği önemli bir gelir kapısı haline geldi. Giderek artan güvenlik sorunları , kayıtsız konaklamanın yarattığı” tercih sebebi olma” durumunun da eklenmesi ile pazarda önemli bir huzursuzluğa sebep olduğunu söyleyebiliriz.

2016 ve 2017 yılında meydana gelen üzücü olayların kayıtsız ve kimlik bildirimi yapılmayan bu tarz evlerde zemin bulduğun anlaşılması ile artık Türkiye’de,gerekli düzenleme yapılmaz ise, bu iş modeli için kaçınılmaz son gelmiş gibi görünüyor. Geçtiğimiz yıl ruhsatları olmasa dahi “kimlik bildirim” kapsamına alınan “günlük kiralık daireler” için 2018 yılı itibariyle “ apart otel” ruhsatı alma zorunluluğu getirildi ve söz konusu ruhsatı alamayanlar birer birer kapatılmaya başlandı. Bu düzenleme ile özellikle az sayıda daireyi günlük olarak kiraya verenler için bu iş modelini devam ettirme şansı da kalmadı. Gerekli kriterleri taşıyanlar da birer birer apart otele dönüşerek mevcut faaliyetlerini yasal olarak devam ettirmeye başladı.

Dünyada da işler değişmeye başladı

Örneğin A.B.D’de bazı bölgelerdeki mesken amaçlı binalarda, kat maliklerinin konut amaçlı kullandığı apartman dairelerinin belli bir sayıda olması durumunda aynı binada günlük daire kiralaması için 30 günden az konaklama yapılmasına izin verilmiyor. Dünyanın pek çok ülkesi bu alternatif konaklama yöntemini temelde “kayıt dışı” olmak nedeniyle artık daha yakın gözetime almaya başladı.

Pazar payı hızla artıyor

Statista verilerine göre her yıl pazar payını önemli oranda arttıran bu konaklama iş modeli için yapılabilecekler şimdilik sınırlı gibi görünse de “apart otel” ruhsatı alabilenler için turizm sektöründe önemli bir sayfa açılabilir. Daha çok konut amaçlı inşa edilmiş bu yerler gerek geniş m2’leri gerek ise içinde bulundurdukları ekipman ile ortalama bir apart otelden daha fazlasını sunmak için gerekli potansiyele sahip . Konaklama sektöründeki bilinen servis ve hizmetler eklendiğinde ise artık özel bir konaklama modelinin yolu açılmış olabilir.

Aslında her şey böyle başlamadı. Airbnb’nin tüm dünyada artan popülaritesi, diğer otel konaklamasına yoğunlaşmış online seyahat acentalarının da “tatil dairesi” için arama filtrelerine yeni bir seçenek ekleme ihtiyacını yarattı. 2017 yılında booking.com tarafından düzenlenen bir seminerde daire konaklamasına olan ilginin önceki yıla göre %16 arttığı ve bu nedenle dünyaca ünlü rezervasyon sitesinin artık konuklara ana sayfasından doğrudan daire rezervasyonu yapabilecekleri bir bağlantı ekleyeceği bile söylenmişti. Tripadvisor,Agoda ,Expedia ve hatta Ets bile “apartman” ,”daire” seçeneklerini belli bir süredir kullanıcıların hizmetine sunmuş durumdalar. Gelişmiş oteller gibi servis ya da hizmet sağlayamayan daire işletmeleri rezervasyon alınmasından konuğun girişine kadar neredeyse bir otel gibi muamale görse de bunu şimdilik sadece fiyat avantajıyla sağlıyor gibi görünüyor. Özellikle Ortadoğu kaynaklı konukların kalabalık ailelerine hitap eden bu yerler için gelişmiş projeler üretilebilir ya da büyük yatırımcılar tarafından konuk pazarına özel bir konaklama modeli oluşturulabilir.

Sonuç olarak , günlük daire kiralama’nın gelişen pazar payı da dikkate alındığında artık daha bilinçli ve kayıt altında yapılmasının şimdilik haksız rekabeti ve güvenlik sorunlarını en düşük düzeye indirdiğini söyleyebiliriz. Ülke turizmine katkı sağlayacak ve konaklama sektörüne destek olabilecek her yaklaşımın üzerinde iki kez düşünmek ve mümkünse yok etmek değil ,geliştirip kazanmak en akılcı yaklaşım olmalıdır. Her yıl hangi milletin ülkemize turizm amaçlı olarak gelmeyeceğini düşündüğümüz şu yıllarda sunabildiğimiz değerli ve çeşitli hizmetler, dünya turizm pazarındaki yerimizi en azından korumamızı sağlayabilir.