Amerika’da İş Yapmak — Lojistik

Online ticaretin en önemli konularından biri de lojistik operasyonu yönetmek. Ürünlerin depoya kadar gelişi, son kullanıcıya iletilmesi çok büyük bir masraf kalemi. Öyle ki bazı ürünlerin satış fiyatı sevkiyat masraflarından daha fazla olabiliyor. Özellikle yurt dışına satış yaptığınız zaman ucuz bir ürünü listelememek çoğu zaman mantıklı bir tercih olabilir.

Lojistik operasyonun da iki ayağı var. Ürünleri depoya çekmek ve son kullanıcıya ulaştırılmak.

Amerika gümrüğü ticari mallarınızı gümrükten çekmek için “customs bond” -Türkçesini bilmiyorum- denen bir izin istiyor. Bond’u tek işlemlik veya yıllık alabiliyorsunuz. Tek seferlik $250, yıllık $600 gibi bir masrafı var. Yılda 2’den fazla ürün getirtecekseniz yıllık bond almak daha mantıklı yani. Gerekli belgeler ile gümrüğe müracaat ettikten 1 hafta içinde bond onaylanıyor ve şirket Tax ID’sine işleniyor. Bunun dışında getirdiğiniz malın değerine göre yüzde ücretlere tabi bir kaç ekstra masraf ödüyorsunuz. 100 bin dolarlık değerinde ürün sevkiyatı için ekstra masraflar aşağı yukarı $750’a denk geliyor.

Bond işlemleri devam ederken ürünleri son kullanıcıya gönderecek olan şirketlerle de görüştüm. TNT, UPS, Fedex, USPS (Amerika Ptt’si)

Arayarak veya mail yoluyla bu şirketlerden dönüş almak zor diyebilirim. Kendi çabalarımla TNT dışında hiç bir şirketin satışçısından dönüş alamadım. Diğer kargo şirketlerine de ancak networkleri kullanarak ulaşabildim.

Şirketlerin işleyişi arasında epey fark var. TNT sadece uluslararası çalışırken UPS Fedex ve USPS yerel hizmetlerde de rekabet ediyorlar. USPS Türkiye’deki PTT’den farklı olarak özel şirket gibi çalışarak size özel çözümler üretebiliyor. Amerika içerisindeki dağıtım ağları çok kuvvetli, dolayısıyla fiyatları da uygun. Hepsinde olduğu gibi USPS’in de expedited, express, standard gibi kargolama opsiyonları var. Hızlı kargoda özel şirketler USPS ile rekabet etseler de standard kargolamada USPS çok cüzi miktarlarda gönderim teklifi verebiliyor. 1 kiloluk bir ürün gönderimi için 2 dolar civarı ücretleri var fakat standard gönderimlerin uzak bölgelere ulaşması 2 haftayı geçebiliyor. Online satışta kargo hızının ne kadar önemli olduğunu söylememe gerek yok sanırım, özellikle Amerika’da Amazon Prime müşterileri aynı gün içerisinde ürünlerini teslim alabiliyorken.

Bir dezavantajları da hafta sonu gönderim yapmıyorlar fakat onu da cumartesi günleri için Fedex ile çalışarak çözmüşler.

TNT sadece uluslararası sevkiyat yapıyor. Yurtdışı gönderim fiyatları UPS ve Fedex ile benzerlik gösteriyor. İlginç bir şekilde ürün ağırlığı arttıkça TNT’nin fiyat avantajı da artıyor. UPS de iyi bir alternatif, fiyatları çoğu ürün boyut ve ağırlıklarında diğer şirketlere göre daha iyi, ayrıca hali hazırda UPS ile çalıştığımız için operasyonel süreçleri ve müşteri ilişkilerini iyi yürüttüklerini söyleyebilirim.

Türkiye’deki işleyişten farklı olarak da bu şirketlerin hepsinin ekstra aldığı ücretler var. Sadece ürün gönderim ücretinin yanında yakıt, sigorta, adres değişikliği ve adrese teslim gibi teklif üzerine ekledikleri masraflar bunlar. Özellikle Türkiye’de olmayan ortalama 3–4 dolar civarı adrese teslim “residential charge” ücretini göz önünde bulundurmak gerek. Bizim gibi son kullanıcıya gönderim yapan şirketler için neredeyse kargo ücretinin %30’u kadar da ekstra masrafları hesap ederek bir anlaşma yapmak gerekiyor. Bu ekstra masrafları da pek söylemeye yatkın olmuyorlar:)

Daha mal getirmedik o yüzden herhangi bir kargo şirketiyle de anlaşmadım. Çalışma şekilleri ve müşteri ilişkileri hakkında bir yorum yapamam fakat fiyat ve ülke içerisinde yaygınlığını da görerek USPS’in en uygun seçenek olduğunu söyleyebilirim. Ben ayrıca Amazon’un kendi dağıtım ağını kurmasının piyasada nasıl etki yaratacağını da merak ediyorum zira konuştuğum şirketlerin temsilcileri pazara böyle bir oyuncunun girmesi konusunda endişelilerdi:)

Şirket kurulumu, vize veya Amazon’da satış ile alakalı yazılarımı ilgili linklere tıklayarak okuyabilirsiniz. Bana ulaşmak isterseniz Linkedin’den yazabilirsiniz.