Amerika’da İş Yapmak — Amazon

Amazon’un online satış yapan şirketler için ne kadar önemli olduğunu Amerika’ya geldikten sonra tam olarak anlayabildim.

İlk haftamda, Çin’den hediyelik eşya, oyuncak, drone vs getirip Amerika pazarına satan biriyle tanıştım. Şirket deposu yaklaşık 2–3 dönüm büyüklüğünde ve tamamen ürün dolu. Bu şirketin işlem hacminin %90’ının Amazon üzerinden, son kullanıcıya yaptığı satışlarla olduğunu öğrenince çok şaşırmıştım.

Ayrıca, Amerika’da 2–3 gün geçirdikten sonra bina girişlerindeki kolilerin neredeyse tamamının Amazon paketleri olduğunu farkediyorsunuz. UPS, USPS vs şubeleri kamyonları da aynı şekilde onların gönderileriyle dolu. Kısacası Amazon Amerika’daki online satış hacminin çok büyük bir bölümünü domine etmiş durumda.

Türkiye’de iş yaptığım dönemde Amazon’dan yaptığımız satışların diğer bütün satışların yanında pek kayda değer olmadığını söyleyebilirim. Son döneme kadar yaptığımız tek şey elimizdeki ürünleri listeleyip sipariş geldiğinde UPS ile kendi depomuzdan çıkışını yapmak idi.

Amazon müşteri ilişkilerine, dolayısıyla müşteri yorumlarına diğer bütün platformların yaptığından çok daha fazla önem veren bir platform. Yaptğınız bir kaç hata satışların tamamen durmasına sebep olurken, hatasız hesap yönetimi performansı çok yüksek oranda arttırabilir.

Öncelikle çok iyi bir müşteri ilişkileri servisi vermeli, her siparişle teker teker ilgilenmeli, her sorunu da hızlı bir şekilde ve mutlaka Amazon’u da konuya dahil ederek çözmek gerekli. Aslında Amazon’un da büyümesindeki en büyük etken olan iyi müşteri ilişkileri yönetimini siz de aynı şekilde uygulayınca karşılığını hızlı bir şekilde alabiliyorsunuz.

Türkiye’deyken ufak hacimde yaptığımız satışlar Amerika’ya gelince Fulfillment by Amazon servisini kullanmaya başlamamızdan itibaren çok hızlandı. FBA kısacası elinizdeki ürünleri Amazon’a gönderip müşteri ilişkileri, depolama, sevkiyat gibi süreçleri Amazon’a bırakmaya yarıyor.

Bir SKU’dan göndermek istediğiniz kadar miktarı kolisiyle sevkiyat lokasyonunda hazır ediyorsunuz. Amazon arayüzünden UPS etiketlerini basıp UPS’i çağırıyorsunuz. Amazon sizden UPS taşıma ücretini keserek ürünleri kendi deposuna alıyor. Bu taşıma ücretleri çok makul ve bizim UPS’den alabileceğimizden de uygun rakamlar oldu hep.

Ürünler Amazon deposuna ulaşınca teker teker kontrolden geçiyor ve yavaş yavaş Amazon envanterine girmeye başlıyor. Kullanıcı aynı ürünü bu sefer Fulfilled by Amazon olarak görebiliyor. Sipariş veren kullanıcı ürünü direkt olarak Amazon’un deposundan teslim alıyor. Amazon da sizden kendi komisyonunu ve sevkiyat masrafını kesiyor. Yine bu da çok makul bir ücretle. Örnek olarak 2 kiloluk bir teleskoptan 5$ alıyor bizden. UPS’den veya başka bir taşıyıcıdan bu fiyatları kolay kolay alamazsınız.

Bu süreçte müşteriyle bütün iletişimi Amazon sürdürüyor. Siparişte bir sorun, sıkıntı, hasar vs çıktığında Amazon müşterinin sorununu direkt olarak çözüyor. Ürün müşteriye herhangi bir sebeple kusurlu gittiyse Amazon sorumluluğu üstleniyor, satıcıya ürünün retail fiyatını iade ediyor ve müşteriye yeni ürün gönderiyor veya para iadesi yapıyor. Hasarlı ürünün ücretini neden satıcıya iade ediyorlar diye merak etmiştim ilk seferinde. Çok basit, stoğa almadan önce ürünleri kontrol etmişlerdi, bir sorun olsaydı o zaman bildirmeleri gerekiyordu. Ürün müşteriye çıktıktan sonra tüm sorumluluk onlara ait.

Amazon müşterileri olduğu gibi satıcıya da mükemmel bir müşteri ilişkileri servisi sunuyor. Her bir bireyle bire bir ilgilenmek gerçekten inanılmaz bir maliyet, efor ve sistem gerektiriyor. Zaten bu da Amazon’un farkını ortaya koyuyor. Biz Amazon’un bir müşterisi olarak onlardan kesinlikle çok şey öğreniyoruz.

FBA yapmak için Amerika’da bir şirketiniz olmasına gerek yok. Hesabınız üzerinden ürünleri listeleyip, göndermek istediğiniz stoğu Amerika’da bir lokasyondan Amazon depolarına aldırmanız mümkün. Hali hazırda Amerika’ya satış yapan şirketlere bunu kesinlikle öneriyorum. Satış yapmayanlar için de ürünlerini yurtdışı pazarda denemeleri için çok büyük bir fırsat olduğunu düşünüyorum. Tek sorun Amerika’daki fiziksel lokasyonu bulmak. Bunun için de benimle iletişime geçerseniz sanırım yardımım dokunabilir.

Amazon’daki satışlarımız Amerika’ya gelmeden önceki döneme göre yaklaşık 10 katı arttı. Mevcut hacmin hala potansiyelin %1’i bile olmadığına eminim. (2–3 dönümlük deposu olan şirketin yaptığı satışları düşününce hele)

Bu yazıda çoğunlukla FBA’den bahsettim, ileride mutlaka Amazon Vendor Express’e ve diğer faydalarına değinmem gerekiyor.

Yazının devamında FBA’de Lojistik ve Kargolamayı anlattım. Buradan ulaşabilirsiniz. Bana ulaşmak isterseniz Linkedin’den yazabilirsiniz.