TÜRK TAKIMLARININ KÂBUSU:3’LÜ SAVUNMA

Dünya üzerinde bir dönemler popüler taktik haline gelse de sonradan etkisi azalan, son zamanlarda ise yavaş yavaş dirilmeye başlayan 3’lü savunmalı taktikler. Evet, 3’lü savunma Dünya üzerinde tekrar etkisini kazanmaya başladı ama hala Türkiye’de canavar gözüyle bakılıyor.

Öncelikle Dünya üzerinden örnekler vererek başlayacağım. Julian Nagelsman… Son zamanlarda Dünya’da adından söz ettiren teknik adamların başında geliyor. Küme düşmemek için oynayan Hoffenheim’ı Şampiyonlar Ligi elemelerine kadar yükseltti. Nagelsman’ı bu kadar ünlü yapan ise şüphesiz futbol zekasıydı. Nagelsmann ise geçen yıl Hoffenheim’ı Bundesliga’da ilk 4’e taşırken 3-4-3 ve 3-5-2 kullandı. Yine geçtiğimiz yıl süper bir yıl geçiren Tottenham ise Pochettino tarafından 3’lü savunmayla oynuyorlardı. Bu kervana Conte’yi de eklersek önemlü takımların bazıları yavaş yavaş 3’lü ye geri dönüyorlar. Peki Türkiye’de durumlar nasıl?


Geçen sene kendi evinde Kayseri mağlubiyeti yaşadıktan sonra Karabükspor ile oynattığı futbol bazı kesimler tarafından beğeni toplayan Igor Tudor Galatasaray’ın başına geçti. Juventus’ta bir zamanlar stoper olarak oynayan Tudor, Galatsaray’da da 3’lü savunmayı denemek istedi. Öncelikle bazı kesimler tarafından katledilen Tudor, aldığı Beşiktaş mağlubiyeti ile iyice eleştiri odağı oldu. Beşiktaş maçında oynanan oyun fena bulunmasa da mağlubiyet tataftarı kızdırmıştı. Ondan sonra Antalya ve Gençlerbirliği maçlarını kazansa da takımın yetersizliği taktiğe müsaade etmiyordu. Ve en sonunda Galatsaray 4-2-3-1 ile sezonu kapattı diyebiliriz. Bu seneye bakacak olursak Galatsaray yeni bir yapılanmaya girdi. 4-2-3-1 gibi oynayarak defanstan hücuma tıp çıkarırken ve pas yaparken takım 3’lü savunmaya dönüyor. Fernando pasör stoper rolünü alıyor, Tolga merkeze kayıyor, Mariano-Linnes kanat bindirmelerini yapıyotlar ve Belhanda-Rodrigues biraz daha içte oynayan kanat rolündeler.

Takım bu dizlişle başlayıp organizyonlarda ise aşağıdaki hale bürünüyor.

Evet belkü tam olarak 3’lü değil ama organizasyonlarda 3’lü kullanarak kısmen o güçten yararlanıyorlar.


Türkiye’de 3’lü savunmadan yararlanan sadece Tudor değildi. 2016 Temmuz ayında Fenerbahçe-Monaco eşleşmesini gördük. Fenerbahçe’nin başında çok eleştirilen Vitor Pereira vardı. Fakat Pereira’nın 3’lü savunma oynatması benim hoşuma gitmişti.

Pereira planları tutturmuş, Monaco’yu içerde 2-1 yenmişti. Fakat deplasmanda 3-1 yenilerek eleştri oklarının hedefi oldu. Fakat açıkça Fenerbahçe’nin durumu ortadaydı. Kanat beklerde Hasan Ali yetersiz, Wiel ise aşırı formsuzdu. Forvet kalitesi ise bahsedilemez bile. Fernandao ve Emenike asla o kapasitede değildi. Emenike ilk maçta iyi oynamıştı fakat sürekliliği olan bir oyuncu asla değildi. Kalede ise 3. kaleci Ertuğrul oynuyordu. Fenerbahçe bu sıkıntılara rağmen vasat bir futbol ortaya koymuştu ama spor değil de skor konuşulunca her şey gözardı edilmişti.

2013-2014 sezonunda ise Galatasaray Teknik Direktörü Roberto Mancini 3’lü savunma denemişti. Fakat lig başladıktan sonra takıma gelmesi ve takımın sisteme tam uyum sağlayamaması nedeniyle o zamanda 3’lü savunma çok eleştirildi.


Bakığımız zaman Türk takımları 3’lü savunmayla çok kötü oynamamışlar ama sabırsızlık hep bu sistemin sonu olmuş. Ara sıra alt liglerde bazı takımlar 3’lü savunmayı tercih ediyor ve bu benim hoşuma gidiyor.


3’lü Savunmayı Sevmemin Nedenleri

  • 3’lü savunma oynayan takımlar hro sempatik gelmiştir.
  • 3’lü savunma oynayan takımların oynadığı oyun genellikle hoşuma gider.
  • Şu an Dünya üzerinde 4-2-3-1/4-3-3 sistemleri hüküm sürmekte. Ve bu sistemler yüzünden Dünya futbolundaki taktiksel zenginlik azalıyor. O nedenle ne zaman 3’lü savunma oynayan takım görsem daha farklı oynaması ve taktiksel zenginlik içermesi nedeniyle sempatimi kazanıyor.