Evrim Teorisi’ne Neden “Kabul Etmiyorum” Diyemezsiniz?

Bonobo ve insan yavrusu. Kaynak: carolspearson.com

Sanırım Evrim Teorisi üzerine bir şeyler paylaştığım, evrime dair kanıtları mantık(!) yoluyla çürüttüğünü sanan insanlardan en çok duyduğum söz “ama o sadece bir teori”. Evrim üzerine ortaya atılan şeyleri kabul etmemeye endeksli bir zihniyete bunu açıklayabilmek oldukça zor olsa da, eleştirel bakabilen ama evrim üzerine fazla kafa yormamış insanlarla paylaşmak istediğim naçizane birkaç şey var. Baştan söylemeliyim ki bu yazı, Evrim Teorisi üzerine yeni detaylar sunabilecek verileri, kanıtları, analizleri içermiyor. Burada esas konu bilim çevresinde teorinin ne olduğu ve benim konu üzerine basit yorumlarım.

Evrim üzerine konuşurken “senin atan maymun mu, sen kendine bunu mu yakıştırıyorsun” gibi saçma sapan soruların ardından “senin atan maymun olabilir ama benim atam anlı şanlı X” diye sürüp giden bilim dışı, agresif konuşmaları çok kez duydum. Merak etmeyin, burada, öğrenmeye karşı önyargıları olan insanlarla olan anılarımı anlatıp onlara karşı onların ağızlarıyla cevap vermeyeceğim. Söylemek istediğim, bu garip bakış açısının ülkenin büyük bir çoğunluğu tarafından kabul görmesi. Aklımın erdiği kadarıyla diyebilirim ki, bu durumun temel nedeni; okuma, öğrenme bilincinin oluşmaması. İlber Ortaylı -şimdi adını hatırlamadığım bir programda- cahil olanlar değil, yarı cahil olanlar tehlikeli demişti ya, sanırım işin özü de tam olarak bu. Bildiğini sanan, kendini yeterli gören insanların evrim üzerine verisiz, tamamen kişisel dünya görüşlerinden oluşan fikirleri/yazıları bu anlamda oldukça tehlikeli.

Bir hiyerarşi oluşturulacak olsa(normalde böyle bir hiyerarşiden bahsedemeyiz), bilimde bir verinin, bakış açısının veya gerçeğin; ulaşabileceği en üst seviye teori unvanını almış olması. Yani bilimde teoriden ötesi yok. Cisimler yere düşer. Bilim bunu Yerçekimi Kanunu olarak değil, Yerçekimi Teorisi olarak açıklar. Yasalar doğanın, teoriler bilimin! =)

Sözlüklerde birçok anlamı olan teori, bilim dünyasında “Bir olgu veya gerçekler grubunun açıklaması veya izahatı olarak kabul edilen, bir fikir veya ifadeler sistemi veya taslağı” olarak geçiyor. Bilim dünyasının Evrim Teorisi gibi teoriler için yaptığı tanım bu. Bu bağlamda diyebiliriz ki doğanın yasaları, bilimin de bu yasaları açıklamak için teorileri vardır.

Teorinin başka bir anlamı olan “… sadece bir hipotez, spekülasyon, varsayım; bir şey hakkında fikir veya fikirler kümesi…” ile bilimin temel aldığı, kullandığı teori arasında çok fark var. Elbette her teori doğru olacak diye bir şey yok. Bu açıdan bakınca da birilerinin çıkıp Evrim Teorisi de yanlışlanabilir demesi oldukça doğal karşılanabilir. Tabii böyle bir bakış açısı da doğanın evrim yasasına açıklık getiren Evrim Teorisi’nin birikimlerle, yeni buluntularla beslendiğini görmezden gelmek anlamına geliyor. Gözlemlenebilen, buluntularla tarihi geçmişi okunabilen canlılık alemi üzerine ortaya atılan ve -en önemli noktası da bu- geliştirilmeye devam edilen bir teorinin kökten yanlışlanması olası görünmüyor.

Bilim dışı içerik üreten yerlerde muhakkak “Evrim Teorisi’ni çürüttü” gibi başlıklar görmüşsünüzdür. Evrim Teorisi’nin neresini çürüteceksiniz? Sudan karaya geçiş, insanların postlarından kurtuluşu, sürüngenlerden kuşa geçiş… Bunlardan hangisini çürütebilirsiniz? En basitinden, bir fosil ortaya çıktığında -eğer spekülasyon değilse- Evrim Teorisi’ni tamamen çürütemez. Bu yalan, bağnaz haberleri bir kenara bırakalım. Diyelim ki gerçekten öyle bir buluntu bulundu ki teori içinde bir şeylerin değişmesi gerekti, o zaman ne olacak? Bir buluntu, teori içindeki hatalı görüşlere son verebilir, teorinin geliştirilmesinde yeni bir soruyu gündeme getirebilir ama tüm teoriyi tamamen çürütemez.

Canlılığın değiştiğini açıklamaya yarayan Evrim Teorisi, her geçen gün üzerine biraz daha koyarak büyüyor. Bu teori, temel hatlarıyla -Evrim Teorisi’ne ilk “bilimsel” şeklini veren- Alfred R. Wallace ve Charles Darwin’in ortaya koyduğu şekilde olsa da, Wallace ve Darwin’in ortaya koyduğu şeyleri aynen kabul etmiyoruz. Evrim Teorisi, Darwin ve Wallace’tan gelen düşüncelerin dogma olarak görülmesiyle değil, bilimin eleştirel bakış açısıyla gelişti. Ortada dolu dolu bir bilgi birikimi var. Bu anlamda, her geçen gün yeni veriler ile desteklenen ve doğanın “değişim” yasasını açıklayan bir teoriye, sırf kendi tabularıyla örtüşmüyor diye “ben kabul etmiyorum” demek, “bilim yanlış, okumadım ama ben biliyorum” demeye benziyor. Bu da günümüz dünyasını ve geçmişi anlamak konusunda oldukça sıkıntılı bir yaklaşım diyebilirim.

Sonuç olarak:

  1. Doğanın yasaları, biliminse bu yasaları açıklamaya çalışan teorileri vardır. Doğanın değişim yani evrim yasasını, kanıtlarıyla açıklayan görüşe Evrim Teorisi diyoruz.
  2. Evrim Teorisi durağan, yenilenmeyen, hep aynı kalan bir görüş değildir.
  3. Tüm canlılığın değişimi üzerine kanıtlarıyla bilgi sunan bir teoriye, “insanlar maymundan gelmiş” diyerek günümüz maymunlarını gösteren, sonrasında da “maymun olmayı kendine yakıştırabiliyorsan kabul et o zaman” gibi cehalet kokan açıklamalar yapan insanlara ve kurumlara itibar etmemek gerek.
  4. Evrim Teorisi, kişilerin dünya görüşleri doğrultusunda kabul edilebilecek veya reddedilecek bir şey değildir. Elimizdeki verilerin birikimi, analizi ve büyük ölçüde ortak yorumunu içeren, canlılığın değişimini açıklayan bir görüş kabul edilebilir veya reddedilebilir olamaz.
  5. Konu hakkında daha detaylı bilgi almak istiyorsanız, Richard Dawkins’in Yeryüzündeki En Büyük Gösteri kitabının “Sadece Bir Teori mi?” bölümüne göz atabilirsiniz.