Uyumak öncesi

Yarın sabaha kıyafetlerimi özenle hazırladım. Şimdi gömleğim, pantalonum ütülü, yaka mendilim ceketimin cebinde özenle yerleştirildi. Halbuki, yarın günlerden cuma ve herkes kot tişört gelecek işe.

Değişiklik gerekiyor. Bazen nefes almak için kendi boğazını sıkarsın, sıkmalısın.

Cumartesi yakın bir arkadaşımın düğünü için İzmir’e gideceğim. Yanıma sadece şort ve tişört aldım. Düğün için neyim varsa üzerimde yola çıkacağım. Çünkü bundan sonra bir başka düğünü kaldıracak kadar güçlü müyüm bilmiyorum. İnsanların mutluluğundan kendi payıma düşeni alma konusunda başarılı olmadığımı kabullendim. Elde avuçta ne varsa hepsi o kadar.

Uyanmama 5 saat var, uyumamaysa kaç saat olduğunu ancak yarın sabah öğreneceğim.

İçimi bu kadar sıkan şeyse aslında ne bir başkasının düğünü ne de gene bir yolculuğa yalnız çıkacak olmam. İzlediğim bir dizideki ayrılık sahnesi üzdü beni. 3 çocuklu bir ailedeki boşanma trajedisi, sahneler sıradan, olaysa bir amerikan dizisinde her şeyden daha sıradan. Problem, kendimi hep oradaki erkek figürünün yerine koymam.

Neyse ne. Ben olmasam da güneş doğacaksa şayet, inadına ben de olabilmek için yatıyorum.

Öpüyorum.