Microsoft Yaz Okulu 1.Hafta

Merhabalar, geçtiğimiz hafta merakla beklediğim Microsoft’un her yıl düzenlediği Yaz Okulu programına başladık. Öncelikle size bu programdan bahsetmek istiyorum. Daha sonra detaylara geçeceğim.

Microsoft Yaz Okulu Nedir?

Microsoft Yaz Okulu başta da söylediğim gibi her yıl Microsoft tarafından düzenlenen, bir ay süren bir eğitim programıdır. Bu sene 14.sü gerçekleşiyor. Bu eğitim için 100 öğrenci seçiliyor. Sizinle benzer hayallere sahip, benzer kaderi paylaşacağınız 100 kişi ile tanışıyorsunuz. Bu program içerisinde Microsoft teknolojilerini (Mobil, Web, Oyun, IoT, Yapay Zeka vs. geliştirmek için gerekli her şey) öğreniyorsunuz. Bunların dışında birbirinden değerli konuşmacılar geliyor onları dinliyorsunuz. Bu da size girişimcilik, motivasyon, yol göstericilik anlamında çok şey katıyor. Katılmadan önce sizden bir proje isteniyor, aldığınız eğitimlerle bu projeleri bir aylık süre içerisinde yapmaya çalışıyorsunuz. Her ne kadar bir çoğumuzun geliş amacı yazılım-programlama eğitimi almak olsa da bu eğitim kişiye her anlamda bir şeyler kattığı kesin. Sizde eğer hiç katılmadıysanız. Sonraki yaz okulunu iple çekmeye başlamalısınız. :)

Yaz Okulu Nasıl Geçiyor?

Yaz okulu haftanın 5 günü saat 9:00–18:00 arasında gerçekleşiyor. Bu süre içerisinde bir günü tarif edecek olursam; Öncelikle sabah 8:00–9:00 arasında kahvaltımızı yapıyoruz. 9:00 ilk sunum başlıyor. Genellikle öğle vaktine kadar konuşmalar dinliyoruz. Daha sonra eğitimler başlıyor. 12:45’te öğle yemeği için 1 saatlik aramız var. Tabii öğle arasına kadar her saat başı 10 dakikalık aralar veriliyor. Bu aralarda çay-kahve-atıştırmalık şeyler yiyip içiyoruz. Aynı zamanda ofiste bulunan masa tenisi, bilardo gibi oyunlar oynayabiliyorsunuz. Daha sonra tekrar eğitim başlıyor yine 10’ar dk aralarla eğitimler sürüyor. Program her gün aynı değil kimi zaman eğitim kimi zaman konuşmacı oluyor. Genel olarak bir günümüz böyle geçiyor.

1.Haftada Neler Oldu?

Birinci Gün

Bu yıl ki yaz okulu açılışı Behice Funda ve İbrahim Kıvanç ile birlikte oldu. Önce kendilerini tanıtıp daha sonra bizlere yaz okulundan, bizleri neler beklediğinden, bizim neler yapmamız gerektiği gibi bilgiler verdiler. Daha sonra Microsoft Türkiye Genel Müdürü Murat Kansu bizimleydi. Kendi hayat hikayesini anlattı ve bizlere tavsiyelerde bulundu. Soru cevap faslından sonra kısa bir ara verdik ve Microsoft Seattle ekibinde görev alan Ceren Metin hanım bizimleydi. O da bizlere İngilizce'nin öneminden, yurt dışında MBA yapmanın, ve iyi bir Network yani bizim deyimimizle iyi bir çevreye sahip olmamanın öneminden bahsetti. Ceren hanımın konuşmasında benim en çok ilgimi çeken şey gelen bir soruya karşılık olarak ‘-Bilmiyorum. Ama istersen araştırırım.’ demesi oldu. Bir insanda gerçekten ne kadar bilgili olursa olsun eğer bilmediği bir şeyle karşılaşırsa, bilmiyorum demesi bence çok büyük bir şey. Genellikle insanlar bunu yapmak yerine yanlış bilgilendirmeye giderler. Ceren hanımda konuşmasını bitirdikten sonra öğle yemeğinden önce MS Türkiye Genel Müdür Yardımcısı Kerem Onar konuşma yaptı. Diğer konuşmacılar gibi oda öz geçmişini anlattıktan sonra bizlere Bulut bilişim, Yapay Zeka, IoT gibi önemli konuların geleceğinden bahsetti. Öğle yemeğine kadar bu şekilde geçti. Öğle yemeği için hazırlanan program her gün farklı idi. Dört kişilik masalarda her gün farklı biri ile yemek yiyecek şekilde ayarlanmıştı. Bu da kaynaşma, tanışma faslını hızlandırması, farklı insanlar tanımanız açısından güzeldi. Öğle yemeğinden sonra ilk gün için geleneksel bir oyun oynadık. Herkes 10–12 kişilik gruplara ayrılıp masalarımızın üzerindeki dergi, el işi kağıtları,yapıştırıcılar ile verilen tahta üzerinde görseller hazırlayıp konuşma hazırladık. Bu etkinlik grup çalışmasına ne kadar adapte olabildiğimizi göstermiş oldu. Bize verilen bir saatlik sürenin ardından sunumlarımızı yaptık.

İkinci Gün

İkinci günde Microsoft Türkiye’de CTO olarak görev yapan Onur Koç bizimleydi. Yaptığı işten ve tecrübelerinden bahsetti. Önemli konulara değindi. Bu konulardan bazıları şunlardı; Konseptleri anlamak ve uzmanlaşmak, Problem çözme becerisinin iyi olması, İletişimin Önemi, Comfort Zone’nizden çıkabilmek, Mentor seçmek gibi şeylerdi. Benim en çok ilgimi çeken Comfort Zone’den çıkmak oldu. İnsanın rahata alıştığı, hayatında yeni şeyleri denemekten alıkoyacak şekilde kendi belirlediği sınırlar içerisinde yaşamasına denir Comfort Zone. Ve biz bunun içinden çıkmadığımız sürece hayallerimize ulaşacağımızı sanmıyorum. Comfort Zone’den çıkmak bizim için bir numaralı kural olmalı diye düşünüyorum. Bu değerli konuşmadan sonra tekrar İbrahim Kıvanç bizimleydi ve önemli bir eğitim verdi. Yaptığı sunumda bahsettiği konular Machine Learning, Internet of Things, AR & VR, Chatbots, DevOps gibi konulardı. Tüm bu konular hem günümüzde çok popüler ve geleceğin teknolojilerini içinde barındıran konular olduğu için bir çok kişi pür dikkat dinledi. Öğle arasından sonra tekrar İbrahim Kıvanç bizimleydi ve bu sefer UI & UX sunumu yaptı. İbrahim hocamızın yaptığı sunumlar çok uzun olsa da bir o kadar da eğelenceliydi aslında. Sunumlar sırasında bir çok not çıkardık. Onlarıda en aşağıda yazacağım faydalı linkler kısmında vereceğim. Sunum içerisinde kendisiniden ve hobilerinden bahsetti. Kendisi sıkı bir Fenerbahçe’li, fotoğraf çekmeyi çok seviyor (çektiği fotoğraflar gerçekten başarılı). Bu eğitimden sonra bir değerli konuşmacı Zafer Parlar bizimleydi. Yurt dışında, özellikle Hollanda’da ki iş tecrübelerinden sonra Nike Türkiye ayağını kuran ve birçok büyük işe imza atan Zafer beyin ayrıca Business Over Turkish Coffee adlı bir kitabı bulunuyor. Tüm bu anlattıklarından sonra Zafer beyin değinmek istediği konu tüm başarıların ardında başarısızlıkların olduğuydu. Başarısız olmaktan korkmamamız gerektiğini vurguladı. Bu konuşma da bittikten sonra günü bitirdik.

Üçüncü Gün

Üçüncü gün açılışı Behice Funda ‘İkna etme yöntemleri’ konuşması ile yaptık. İkna etmek için etki,duygu,mantık anahtarlarını içinde bulunduran bir konuşma yapmamız gerektiğini söyledi. Bizleri seçerken gönderdiğimiz videoda nelere dikkat ettiklerini vurguladı. Mesela özensiz bir şekilde çekilen videoları sonuna kadar izlemeden elediklerini söyledi. Özensiz dediysem de yatakta uzanırken çekilip gönderilen videolardan bahsetti. Şaşırtıcı ama bu şekilde gönderenler olmuş. (Seneye başvurmayı düşünüyorsanız buna dikkat edin!) Bize etkili konuşma hakkında bilgiler aktardı. İzlememiz ve okumamız için kitap-video tavsiyelerinde bulundu. Daha sonra güne teknik sunumlar dinleyerek devam ettik. Barbaros Günay, Alper Soğukpınar, Nuran Zenginel ile çeşitli konular dinledik. Konu başlıklarından bazıları şöyleydi; Services Life Cycles, Role Definitions, Agile Development, Waterfall Model, Scrum, DevOps. Bu teknik konulardan sonra öğle yemeğinin ardından buraya gelmeden önce yapmayı düşündüğümüz projelerin sunumlarını yaptık. Her kes 1 dakika içerisinde projesini sahneye çıkıp anlattı. Bu şekilde üçüncü günü bitirdik.

Dördüncü Gün

Dördüncü gün ilk olarak Cisco Türkiye Genel Müdürü Cenk Kıvılcım bizimleydi. Bizlere öz geçmişini anlattı. Farklı ülkelerde farklı firmalarda, farklı pozisyonlarda çalışmış. Tüm bunlardan bize aktarmak istediği şey Merak Duygusu’nu hiç bir zaman kaybetmememiz gerektiği oldu. Ve yeni nesil olarak bizlerin en büyük dezavantajının tez canlılık olduğunu söyledi. Burada ben de tez canlı biri olarak fazlasıyla hak verdim. Tez canlılığın önüne geçerek bunun yerine sabretmeyi öğrenmeli ve hedeflerimize planlı çalışarak ilerlemeliyiz.

Bu konuşmadan sonra çok beklenen eğitmenlerden biri olan Yiğit Özaksüt bizimleydi ve ‘C# Temel Giriş’ eğitimi verdi. C#’ın temel konularını örnekler yaparak değindi. Günün en etkileyici konuşması Denizbank Genel Müdür Yardımcısı ve Intertech Yönetim Kurulu Üyesi Dilek Duman bizimleydi. Dilek hanım bankacılık yazılım projeleri için zamanında ileri bir teknoloji seçmeyi düşünmüş ve Microsoft ile görüşmüş, Microsoft Türkiye ile görüştükten sonra oradan gerekli yetkiyi alamadığı için gözünü Bill Gates’e çevirmiş ve onunla görüşmüşler. Etkileyici hayat hikayesi ile günü tamamlamış olduk.

Beşinci Gün

Beşinci gün ilk sunumu Gökşin Bakır ‘Blockchain’ hakkında yaptı. Nedir? Niçin bu kadar önemli? Gelecekteki önemi nedir? gibi soruların cevabını verdi.

Daha sonra yine çok beklenen eğitmenlerden biri olan Engin Polat bizimleydi. ‘C# ve Xamarin’ eğitimi verdi. Uzun bir eğitim oldu. Değindiğimiz konular şunlardı; Interface, Abstract Class, Access Modifiers, Virtual-Override, Polymorphism gibi temel konulardı. Daha sonra gelen istekler üzerine Extension Methods, Entity Freamework, Dependency Injection.Net Standart — .Net Core gibi konulara değindi, bize örnekler gösterdi. Günün sonunda geçen yılın MS Yaz Okulu öğrencisi olan ve girişimi ile Silikon Vadisi’ne kadar giden Dilara Keçeci bizimleydi. Başlattıkları VR projesi ile çeşitli ödüller kazandıktan sonra İTÜ Çekirdek’e gitmeye hak kazanmışlar. Farklı satış modelleri farklı proje fikirleri ve stratejiler deneyerek yaşadıkları tecrübeleri çok güzel bir şekilde anlattılar. Gerçekten bir startup başlatmanın ve onu yönetmenin hiçte kolay bir şey olmadığını göstermiş oldular.

Faydalı Linkler

  • İbrahim Kıvanç Blog
  • Microsoft Cognitive Services — Microsoft’un yapay zeka servislerinin bulunduğu site
  • Hackster.io — Yazılım-donanım alanında yapılan projelerin paylaşıldığı faydalı bir portal.
  • Funders and Founders — Uzun süredir takip ettiğim Anna Vital adlı sanatçının hazırladığı başarılı insanların özgeçmişlerini anlatan tasarımların bulunduğu site.
  • Uxchecklist — Bir projede A’dan Z’ye nelerin yapılması gerektiğini gösteren site

Tasarım

  • Goodui — Bir projede UI olarak nelerin yapılmasını gerektiğini anlatan site.
  • Adobe Color CC — Tasarımda renk konusunda yardım edecek bir site
  • MaterialUp — Benim gibi sizde tasarım meraklısı iseniz mutlaka takip etmeniz sitelerden biri
  • Dribble — Bir diğer kaliteli, güncel tasarımların bulunduğu önemli bir site
  • pttrns — Bir diğer tasarım sitesi

Wirefreaming

  • Balsamiq — Wirefreaming aracı
  • Proto.io — Wirefreaming aracı
  • Flaticon — Kaliteli ikonlar bulabileceğiniz site

Kitap — Dizi

Şimdilik ilk haftadan aktaracaklarım bu kadar kaçırdığım yerler olursa ekleyeceğim. Geri kalan haftalar için takip etmeyi unutmayın. Okuduğunuz için teşekkür ederim. Sağlıcakla.


Originally published at www.ozturkenes.com on August 5, 2017.

One clap, two clap, three clap, forty?

By clapping more or less, you can signal to us which stories really stand out.