PSD2 ile Esen Değişim Rüzgarları

Erdem Kozan
Jul 24, 2017 · 4 min read

Daha önce ödeme alanında yaşanan gelişmeleri, bu gelişmelerin Türk Hukukuna yansımasını ve 6493 sayılı Ödeme ve Menkul Kıymet Mutabakat Sistemleri, Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para Kuruluşları Hakkında Kanun’un (kısaca “Kanun”) getirdikleri ile ilgili bir yazı kaleme almıştık (Yazıya ulaşmak için tıklayın: https://www.iyzico.com/blog/odeme-hizmetleri-ve-elektronik-para-kanunu-neler-getirdi/)

Bu yazımızda ise söz konusu Kanun’un da kaynağını oluşturan Avrupa Ödeme Hizmetleri Direktifi’ni ele alacağız. Kanun, 27.06.2013 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe girmiştir. Kanun’un gerekçesine baktığımızda “Kanun hazırlanırken sistemler, ödeme hizmetleri ve elektronik para hususlarında Türk mevzuatını AB müktesebatına uyumlaştırmak için 2007/64/EC sayılı Ödeme Hizmetleri Direktifi, 2009/44/EC sayılı direktif ile değişik 1998/26/EC sayılı Ödeme ve Menkul Kıymet Mutabakat Sistemlerinde Mutabakatın Nihailiği Direktifi ve 2009/110/EC sayılı Elektronik Para Kuruluşlarının Kurulması, Faaliyetlerinin Sürdürülmesi, Denetimi Direktifi dikkate alınmıştır” denildiği görülmektedir.

Peki “direktif” olarak isimlendirilen bu metinler ne ifade ediyorlar? Kanun, yönetmelik, tebliğ gibi ifadelere aşinayız ancak nedir bu direktifler?

Avrupa Birliği’ni meydana getiren düzenleyici uluslararası anlaşmalar neticesinde oluşan birlik organlarının düzenledikleri mevzuat, bütünüyle Avrupa Birliği Hukuku’nu oluşturmaktadır ve Avrupa Birliği Hukukunun Kaynakları olarak adlandırılırlar. Bu kaynaklardan bazıları üye devletler için bağlayıcıdır ve iç hukuklarında düzenledikleri kanunlar ile eşdeğer güçtedirler, hatta ulusal kanunlar ile ters düşseler dahi öncelikli olarak uygulanmalıdırlar. Örneğin tüzükler böyledir. Yayınlandıkları anda tüm üye devletler için yürürlüğe girmekte ve bağlayıcı olmaktadırlar. Direktifler ise AB Komisyonu tarafından çıkarılan ve üye devletleri amaç ve ilke doğrultusunda bağlayan metinlerdir. Belirlenen bir süre içerisinde üye devletlerin direktif ile belirlenen amaç ve ilke doğrultusunda iç hukuklarında gerekli düzenlemeleri yapmaları gerekmektedir.

2007/64/EC sayılı Ödeme Hizmetleri Direktifi (Payment Service Directive, PSD)

Gerekçesinde çıkarılma amacı, ödeme sektöründeki oyuncuların oyun alanlarının belirlenmesi, aralarındaki rekabetin artması ve kullanıcıların da kendilerine sunulan seçeneklerden istediğini seçerek oluşan bu rekabetten faydalanması olarak belirlenen PSD, 13.11.2007 tarihinde yayınlanmıştır.

Temelde Kanun’un ve alt mevzuatın ödeme kuruluşları için getirdiği kurallar ile paralellik arz etse de PSD’nin, ödeme kuruluşlarının Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para İhracı ile Ödeme Kuruluşları ve Elektronik Para Kuruluşları Hakkında Yönetmelik’te (kısaca “Yönetmelik”) düzenlenenlerin aksine ödeme hizmeti haricinde de bu hizmetler ile bağlantılı diğer hizmetleri de verebileceği, ödeme hizmeti ile bağlantılı olmak ve ödeme hizmetini kolaylaştırmak şartları ile kredi dahi verebileceklerini düzenlediği görülmektedir. Ayrıca PSD’de ödeme kuruluşlarının topladıkları ödeme fonlarını güvenli ve düşük riskli varlıklara yatırarak nemalandırabilecekleri düzenlenmektedir. Bu yönleriyle direktifin Kanun’a, özellikle de alt mevzuata görece daha özgürlükçü olduğu söylenebilir.

Türkiye’de de AB uyum süreci kapsamında mevzuatın AB müktesebatına uyumlu hale gelmesi çalışmaları kapsamında PSD’den faydalanılarak Kanun ve alt mevzuat düzenlenmiş ve yürürlüğe konmuştur.

2015/2366/EC sayılı Ödeme Hizmetleri Direktifi (Payment Service Directive 2, PSD2)

Avrupa Komisyonu tarafından 25.11.2015 tarihinde PSD’yi mülga eden yeni bir direktif yayınlanmıştır. Bilinen yaygın adı ile PSD2, şu temel amaçlar için getirilmiştir.

· Daha sıkı işlem güvenliği ve son kullanıcı koruması,

· Ödemeler alanındaki yeniliklerin teşvik edilmesi ve maliyetlerin düşürülmesi,

· Mobil ödemeler ve çevrimiçi ödemeler gibi ortaya çıkan ödeme yöntemlerinin kullanımı konusunda netlik sağlanması ve sunulması,

· Ödeme hizmeti sağlayıcıları için eşit rekabet alanı yaratılması ve daha fazla yeni şirketin ödeme sektörüne girmesinin amaçlanması,

· AB genelinde fiyatlandırmanın uyumlu ve daha düşük hale gelmesi,

· Yeni ve gelişen ödeme yöntemleri için yasal dayanakların oluşturulması gereği.

Avrupa Komisyonu tarafından geleneksel ödeme yöntemlerine alternatif teşkil edecek yöntemlerin gelişmesini amaçladığını PSD2 ile göstermiştir. Öyle ki PSD2 ile şu alternatif hizmet sağlayıcıları ortaya çıkmıştır:

Ödeme başlatma hizmet sağlayıcıları: Ödeme başlatma hizmeti, başka bir ödeme hizmeti sağlayıcısında tutulan bir ödeme hesabıyla ilgili olarak ödeme hizmeti kullanıcısının isteği üzerine bir ödeme emri başlatmak için kullanılan bir hizmettir. Bu kişiler ödeme hizmeti kullanıcılarına, sağladıkları ödeme hesaplarına çevrimiçi olarak satıcının internet sitesi üzerinden erişip bu hesaptan doğrudan satıcıya ödeme yapmalarına imkan sağlamaktadırlar. Bu yöntem bir banka veya kredi kartı kullanmadan ödeme yapma imkanı verdiğinden geleneksel ödeme yöntemlerine göre daha ucuz ve daha kolay ödeme yapma fırsatı sunmaktadır.

Hesap bilgisi hizmet sağlayıcıları: Bu kişiler ise, kullanıcılarının sahip oldukları bir veya birden fazla hesaplarının bakiyelerini tek bir panel üzerinden kontrol etme imkanı sağlamaktadırlar.

PSD2 ile gelen bir diğer önemli yenilik ise “ticari temsilci” istisnasının sınırlarının daraltılması olmuştur. Direktifte üye ülkelerin, bu istisnanın amacını aşan farklı uygulamalara gittikleri belirtilmiş, bu istisnanın sınırının aşılmaması gerektiği vurgulanmıştır.

Bunun yanında PSD’de bir telekomünikasyon operatörünün aracı olduğu ödeme işlemleri direktifin kapsamı dışında tutulmasına karşın PSD2 ile artık bir telekomünikasyon operatörü aracılığı ile alınan ürün veya hizmetler direktifin kapsamına girecektir. Bu değişiklik ile telekomünikasyon operatörlerine tanınan istisnanın kapsamı daraltılmıştır.

Ayrıca PSD2 tüm çevrimiçi ödemelerin güvenliğinin artırılması için bir takım yenilikler getirmiştir. Bunlar iki veya daha fazla katmanlı güvenlik olarak adlandırılmıştır. Buna göre tüm ödeme hizmeti sağlayıcıları, çevrimiçi işlemlerde iki veya daha fazla öğenin kullanımına dayanan kimlik doğrulama aracı olarak tanımlanan güçlü müşteri kimlik doğrulaması kullanacaklardır.

Avrupa Komisyonu, PSD2’nin üye ülkeler tarafından ulusal mevzuata adapte edilmesi için son günü 13.01.2018 olarak belirlemiştir. Bu tarihe kadar üye ülkelerin bu adaptasyonu tamamlamaları beklenmektedir.

Türk ödeme hizmetleri mevzuatının yapım aşamasında PSD’nin kaynak olarak alındığından bahsetmiştik. PSD2 ile gelen değişikliklerin de Kanun ve alt mevzuatta ileride yapılabilecek değişikliklere kaynak oluşturup oluşturmayacağı henüz bilinmemektedir. Ancak şu bir gerçektir ki PSD2 ile gelen yenilikler, AB’de mevcut ve geleneksel ödeme hizmetlerine yepyeni bir soluk getirirken, Türkiye’de de adapte edilmeleri halinde çok önemli bir değişime sebep olacaklardır.

Written by

#lawyer #compliancemanager @iyzico

Welcome to a place where words matter. On Medium, smart voices and original ideas take center stage - with no ads in sight. Watch
Follow all the topics you care about, and we’ll deliver the best stories for you to your homepage and inbox. Explore
Get unlimited access to the best stories on Medium — and support writers while you’re at it. Just $5/month. Upgrade