ÖFKE

Öfke ne tuhaf bir şey… Öfkelendiğinizde gözünüz bir şey görmez. Ortalığı yakıp yıkarsınız. Ağzınıza geleni söylersiniz. Öfke bittiğinde o çok derin pişmanlık, pişmanlığı yenme çabaları. “Sen haklıydın, en doğrusunu yaptın. Bunu yapmamalıydı.” gibi vicdan azabını dindirmek için kendini teselli etme yollarına girersin. Ancak içten içte bilirsinki kendini kandırıyorsun. Kötü bir şey yaptın bunu kabul et. Yaptığından utan. Utanıyorsun zaten biliyorsun farkındasın evet utanıyorsun, pişmansın.

Öfken seni kontrol etmesin, sen öfkeni kontrol et. Bunun çözümü ne ben de bilmiyorum. Bilen varsa yardım etsin. Öfkesini kontrol eden insanlara olgun derler bu doğru mudur? Bence doğrudur. Çoğu zaman sakin kalmak çok önemlidir. Sessiz kalmaktan bahsetmiyorum, sakin kalmak… Sakin ol, sinirlerine hakim ol. Öfken sana yalnızca 60 saniye içinde her şeyi yaptırabilir. Sen kendine değil de öfken sana hakimse o an içine bambaşka bir ruh girmiş gibi olur adeta. O ruha “Öfke” adını verelim. Öfke kendini rahatlatmak için gücünün yettiği her şeyi yapar. Rahatladığında da çıkıp gider. Yalnız başına kalırsın, bir köşeye çekilir “Ben bunu nasıl yaptım?” diye düşünürsün kara kara.

Öfkene hakim ol.