Bir Ülkenin Ekonomisi

Bir ülkenin ekonomisi ne demek ? Bir ülke nasıl para kazanır, nasıl para harcar ? Ekonomimiz kimilerinin söylediği gibi çok güçlü mü yoksa kendimizi mi kandırıyoruz ?

Ekonomi aslında çok karmaşık bileşenler içerse de basit olarak gözlemlemek, en azından temelini anlamak o kadar da zor değil. Aslında ülke ekonomisini bir şirket veya bir hane gibi düşünerek parçalara bölebiliriz.

Bir ülke nerden para kazanır ?

  • Sahip olduğu doğal kaynakları dışarıya satarak (Petrol, doğalgaz ve diğer madenler)
  • Ürettiği teknoloji, sanayi, tarım ürünleri gibi ürünleri dışarıya satarak
  • Turizm (Bacasız sanayi denirdi eskiden)

Bir ülke nereye para harcar ?

  • İhtiyaç duyduğu doğal kaynaklara
  • İthal ettiği ürünlere
  • Turimz ve başka amaçlarla yurt dışına gidip yapılan harcamalara

Türkiyeyi ele alalım, bir devlet var ve bu devlet ile birlikte ülkede yaşayan insanlar var. Devletin bazı temel giderleri var, çalışan memurların maaşları, kamu hizmetleri, güvenlik harcamaları vs.. vs.. Bir de gelirleri var. Bunların en önemlisi vergiler. Süreci biraz basitleştirirsek ; Ahmet isimli bir doktorumuz olsun.

  • Devlet Ahmet’e maaşını öder.
  • Ahmet marketten alışveriş yapar.
  • Marketin sahibi, ahmetten aldığı paranın bir kısmını devlete vergi olarak öder, kalanı ile üreticiden markete koymak için yeni ürünler alır.
  • Üretici marketçiden aldığı para ile Mehmet ve Hüseyini çalıştırır, onlara maaş öder, devlete sosyal güvenlik primi öder.
  • Hüseyin hasta olur doktora gider, Ahmet hüseyini tedavi eder.
  • Devlet marketçiden, üreticiden aldığı vergi ve sosyal güvenlik primleri ile hastanenin masraflarını ve Ahmetin maaşını öder.

Aslında ülkenin kendi içinde dönen bir parası var. Ay başında birilerine dağıtılıyor, ay sonuna kadar aynı para el değiştirip tekrar geliyor. Devlet vergileri topluyor, bu vergiler ile kamu hizmetlerini sağlıyor, vatandaş kamu hizmetlerinden faydalanıyor, bunun karşılığında vergilerini ödüyor.

Buraya kadar herşey güzel, peki ozaman Ekonomi nasıl iyiye yada kötüye gidiyor ? Cevap çok basit ; dışarıdan sisteme giren paralarla. Peki türkiyede bu durum nasıl ?

2015'te İhracat : 143 Milyar Dolar, İthalat : 207 Milyar Dolar

2014'te İhracat : 157 Milyar Dolar, İthalat : 242 Milyar Dolar

2013'te İhracat : 151 Milyar Dolar, İthalat : 251 Milyar Dolar.

(Turizm gelirleri yıllık ortalama 35 milyar dolar civarında, hiç turizm gideri olmadığını varsaysak bile toplamlar yine de negatif)

Listeyi uzatmaya gerek yok, en son 1946 yılında ihracat ithalattan daha fazla olmuş. Demekki her yıl 80–100 milyar dolar arasında bir para Ahmet’in Mehmetin Hüseyinin arasında dolaşmayı bırakıp ülkeden uçup gidiyor.

Yıllardır durum böyle ise nasıl hala paramız var ? Ozaman sistemdeki paranın bitmiş yada azalmış olması gerekmez miydi ?

Gerekirdi. Azalıyor da zaten, elimizde olan para ise “yatırım” adı altında Türkiyeye tekrardan “emanet” olarak gelen para.

  • Türkyiede faizler gelişmiş ülkere göre çok daha yüksek, o yüzden yabancılar getirip paralarını türkiyede faize yatırabiliyor. Ahmet ve Mehmet bankadan kredi kullandıklarında, ödedikleri faizin bir kısmı bu yabancı abilere gidiyor.
  • 2015 Yılında yabancılara satılan konut sayısı 23.000. Artık 23 bin kişi daha kirasını Hüseyine değil, yabancı bir abimize ödüyor. Ülkenin sahip olduğu toprakların bir kısmını da yabancılara satmış oluyoruz haliyle.
  • Yabancılara hisseleri veya tamamı satılan yerli şirketler
  • Yabancılara satılan (özelleştirilen) devlet kurumları
  • Bunların yanında bir de sanayi ve işletme yatırımları var. Yabancı büyük şirketlere belli miktarlarda yatırım yapılması şartı ile bazı izin ve lisanslar veriliyor. Bu abilerde gelip Türkiyede işletme kuruyorlar, haliyle yine dışarıdan bir miktar para gelmiş oluyor.

Aslında tek seferde ülkeye girip cebimizde dolaşan para bir kaç yıl içinde fazlası ile geri çıkacak.

Sonuç ?

Katma değerli üretim yapıp ihraç etmeden, turizm gelirlerini ciddi seviyede yükseltmeden ülke ekonomisi ne yaparsanız yapın iyiye gitmez. Sadece emanet gelen paralarla biraz daha şişer.