Beslenme Dostu Okul

http://ekremobaorta.meb.k12.tr/tema/icerikdetay.php?KATEGORINO=997772

Milli Eğitim Bakanlığı’nın Sağlık Bakanlığı ile 2010 yılında oluşturduğu protokole göre okullara yeni bir kimlik daha kazandırılması hedefleniyor: Beslenme Dostu Okul. Her ne kadar 2010 yılında başlamış olsa da ancak okullar çevresinde duyulmaya ve uygulanmaya başladı. Bu programı anlatma sebebim de duyurulmasını arttırmak. Özellikle yeni başlayan okul döneminde velilerin çocuklarının okulunu seçerken bunlara da dikkat etmesi çocukların lehine olacaktır.

Beslenme Dostu Okul projesinde İl Halk Sağlığı Müdürlüğünden ve İl Milli Eğitim Müdürlüğünden ikişer kişi denetleme görevlisi olarak seçiliyor. Okulların belgelerinin alınması ve en az 3 yıllık süre boyunca düzenli denetlenmesi bu Denetim Ekibi tarafından yapılıyor. Okul öncesi, İlkokul, ortaokul ve liseleri kapsayan bu projeye okulların katılabilmesi için daha önceden Beyaz Bayrak Sertifikalarının olması gerekmektedir.

Beyaz Bayrak Sertifikası, okulların temizlik, düzen ve uygunluğuna göre verilen 3 yıllık sertifikadır. Okulun bahçe düzenlemesinden tutun da koridor temizliğine, tuvalet yeterliliğine ve temizliğine, kantinde satılan ürünlerin uygunluğundan yemekhane, atölye ve laboratuvarların düzenine kadar pek çok bölüm incelemeye girer. Kısacası okulun her alanından çalışanlarına kadar ayrıntıları incelenir. Bu bölümlerden geçerli notlar alındığında okullara Beyaz Bayrak Sertifikası verilir. Bunun da geçerliliği 3 yıl olup düzenli denetimleri Denetim Ekibi tarafından yapılmaktadır.

Beslenme Dostu Okul Programına katılmak isteyen okullar kendi bünyelerinde Sağlıklı Beslenme ve Hareketli Yaşam Ekibi kurarlar. 3 yıllık okuldaki çevreyi değiştirme, öğrencileri ve velileri eğitme planı oluştururlar ve başvurularını yaparlar. Başvuruları kabul edildikten sonra okula yeni bir kimlik kazandırmış olurlar ve bu yöndeki eğitime ağırlık verirler. En azından vermeleri gerekir.

Okulda özellikle biyoloji, sağlık bilgisi veya beden eğitimi derslerinin bir kısmının bu programa ayrılması gerekir. Bu kapsamda öğrencilere temel beslenme kuralları, sağlıklı yaşam şartları, çeşitli bedensel hastalıklar hakkında bilgilenme ve korunma yöntemleri, okul çevresinin öğrenciler tarafından bilgilendirilmesi, gıda tüketiminde özellikle dikkat edilmesi gereken sağlık koşulları gibi pek çok bilginin çeşitli yollarla öğretilmesi planlanmaktadır.

Bu programın en büyük artısı kantin ve yemekhane denetlemesi olup satılmaması gereken gıdaların okuldan çıkartılmasıdır. Yeni kantin yönetmeliğinde her ne kadar epeyce abur cubur çıkartılmış olsa da bu kurala uyan okul kantinleri oldukça azdır. Okul kantinlerinden memnun olmayan velilerin okul idaresiyle il milli eğitim müdürlükleriyle iletişime geçmeleri iyi olacaktır.

Okullar yalnızca öğrencilerin ders bilgilerinin tutulduğu yer olmaktan çıkarak öğrencinin pek çok bilgisinin tutulduğu bir yer olmaya geçmektedir. Özellikle öğrencilerin hayatında okulların ne kadar çok yer kapladığını düşünürsek çok geç kalınmış bir proje olduğu da açıktır. Her ne kadar Milli Eğitim Bakanlığının zorlamasıyla bazı okullar katılmaya çalışsa da özveri gösteren öğretmenler sayesinde ciddi anlamda uygulamaya geçildiğine geri dönütleri oldukça tatminkar olacaktır. Sağlıklı beslenme alışkanlığı temelinin ilk yedi/on yıl arasında atıldığı düşünülürse okul öncesi ve ilköğretim döneminde bu programı uygulayan okulların seçilmesi oldukça gereklidir. Temennim bu projeye uygun okulların yapılması ve denetim mekanizmalarının olması gerektiği gibi çalışması yönündedir. Son olarak daha fazla bilgi isteyenler linkteki okul listesini inceleyerek sertifikaya sahip okulların artılarını gözlemleyebilir.

Show your support

Clapping shows how much you appreciated Ergem Kurt’s story.