16 yaşında nasıl kurumsal satış yapılır?

Bu iş yaş maş dinlemez kardeşim!

Ben satış uzmanı olarak doğmadım, satış ile dersler de almadım fakat Makasla’ yı yayına aldıktan 1 hafta sonra ilk kurumsal satışımı yaptım hemde liseye giderken.

Peki nasıl bir strateji izledim?

Bu konuyu küçük başlıklar halinde topladım, hadi bir göz atalım :)


1. Müşterinizi belirleyin

Öncelikle benzer çözüm sağlayan şirketin hizmet verdiği kurumları tespit ettim ve hepsini kendi müşterim olarak belirledim.

2. Müşteri ile iletişim kurun

Şirketlerin genel müdürlüklerini teker teker aramaya başladım, ilgili kişilere mailler attım fakat her şey istediğim gibi olmadı. Geri dönüş sayısı 10/1' di.

B Planını devreye soktum

Nedir bu B planı?

Hedef şirketlerin pazarlama, satış ve insan kaynakları müdürlerinin konuşmacı olduğu tüm etkinlikleri bulmak.

İlk etkinliğe gittim ve çözümlediğim planı uyguladım. Çok sıcak yaklaştılar ve ofislerine davet edildim.

3. Daima güler yüzlü olun

İnsan kaynakları müdürü ile konuşmaya hedef şirkete gittim. Sürekli bir gülümseme ve espirili bir hava hakimdi.

Ve anlaşma sağlandı

Ama yakınlarda şirkete hizmet verecek kuaför yoktu.

Al sana plansız pazarlama yapan birisi daha.

4. Tedarikçinizi önceden belirleyin

Yaptığım bir yanlış vardı, belirlediğimiz tarihte hizmet verecek kuaför yoktu. Şirketten çıkar çıkmaz koşa koşa kuaför aramaya başladım.

Tesadüfen girdiğim bir kuaför zincirinin sahibi ile karşılandım.

Bana daha uygun hizmeti sunacak bir kuaför ile tanıştırdı ve ilk hizmeti verecek kuaför ile anlaştım.

5. Müşteriye uyum sağlayın

Açık söylemek gerekirse, teklif ettiğimiz fiyatları şirket yüksek buldu. Önce bir afalladık fakat sonrasında çözüm geliyorum demez mi?

Koşa koşa yeni bir kuaför ile daha anlaştım. Çok çok daha uygun fiyatlara hizmeti gerçekleştireceğini söyledi.

Aldığımız en son fiyatları şirkete sunduk ve gerçekten uygun buldu.

6. Satış sonrası ilgi

Satış gerçekleşti ve müşteri memnuniyeti anketi yapıldı. Olayı yerinde izledim. Notlarımızı aldık ve şuan yeni şirketlere satış yapmaya başladık.

Hepimizin zamanla öğreneceği daha çok şey var…
One clap, two clap, three clap, forty?

By clapping more or less, you can signal to us which stories really stand out.