Kahve Faktörü Sayesinde Nasıl Servet Yaratılır?

“Asıl sorun ne kadar kazandığımız değil, ne kadar harcadığımız”

Geçenlerde bir kitap okudum. Özellikle girişimcilerle paylaşmasam yazık olacağını düşündüm. ABD’de 5 milyondan fazla satıp bestseller olan kitabın adı Otomatik Milyoner. Hızlıca bir solukta okuyup bitirdim. Girişimcilerin, özellikle girişimciliğe yeni adım atacak gençlerin, parayı nasıl yönetmeleriyle ilgili basit ama çarpıcı tespitler var.

İşte herkesin işine yarayabilecek, basit ve küçük adımlarla başlayarak hatırı sayılır bir servete ulaşmak için bir Otomatik Milyoner adayının yapması gerekenler;

1- Öncelikle, zengin olmak için çok paraya ya da disipline ihtiyacınız yok

2- Kahve faktörü tekniğiyle günde birkaç lira ayırarak bir servet edinmeniz mümkün

3- Zenginler zengin kalır çünkü öncelikle kendilerine ödeme yaparlar

4- Ev sahipleri zengin olur, kiracılar beş parasız kalır

5- Hepsinin ötesinde ihtiyacının olan şey, otomatik bir sisteme sahip olmak.

Otomatik milyoner olabilmenin özünde yatan felsefe, ne olursa olsun öncelikle kendimize ödeme yapmaktan geçiyor. Halbuki hepimiz büyük çoğunlukla bir yerden para geldiğinde veya çalışanlar maaşlarını aldığında ilk yapılanlar hep faturaları ödemek, kirayı ödemek, alışverişe çıkmak gibi harcamalar oluyor.

Şimdi sıkı durun arkadaşlar, en kritik nokta da burada başlıyor. Ne olursa olsun öncelikle kendimize ödeme yaparsak ve bu paraya dokunmazsak zengin olabiliriz. İşin zorluğu, bu kadar fazla ödenecek yer varken, öncelikle kendimize ödemeyi nasıl gerçekleştirebileceğimiz konusu. Realitede bunu yapmak çok zor. Tek bir yöntem hariç. Eğer bunu otomatiğe alırsak başarabiliriz.

Yani diyelim ki 1.000 TL’lik bir ürün sattın, para hesabına geldi. Kendi belirleyeceğin bir oranda bankaya vereceğin talimatla veya internet bankacılığından kendin otomatik olarak, örneğin her gelen paranın %10'unu daha para gelir gelmez başka bir hesaba aktarabilirsin. Kendini ancak böyle disipline sokabilirsin. Maaşlı çalışanlar için de aynı şey geçerli. Diyelim ki 2.000 TL maaşın hesaba yattı. Paranın kuruşuna dokunmadan otomatik olarak %10–15'lik kısmını başka bir hesaba aktarabilirseniz servet edinebilmede en zorlu aşamayı geçmişsiniz demektir. Borcumuz bile olsa, ne olursa olsun öncelikle kendimize ödeme yapmayı öğrenemezsek, zengin olmak çok zor.

Bir diğer konu ise her gün rutin olarak yaptığımız, ama bize neye mal olduğunu bilmediğimiz veya umursamadığımız şeyler.

Gelin basit bir hesap yapalım;

Büyük çoğunluğumuzun sabah daha işe başlamadan günlük rutin harcamaları şöyle:

Starbucks’tan bir küçük boy latte kahve > 6,00 TL

Simit, açma veya poğaça > 1,00 TL

Daha işe başlamadan harcanan tutar > 7,00 TL

İş çıkışına kadar yapılan başka gereksiz harcamaları hesaba bile katmadan, çoğumuzun daha güne başlarken harcadığı tutar 7–10 TL arasında değişiyor. Peki gelin basit hesabımıza devam edelim.

23–24 yaşlarında birinin her gün kenara 5 TL koyduğunu düşünelim. Ayda 150 TL, yılda ise yaklaşık 2.000 TL yapar. Yıllık ortalama faiz oranını %10 alırsak (Türkiye gibi ekonomisi kırılgan ülkelerde bu oran çok daha fazla da olabilir) 60 yaşına geldiğinde sizce ne kadar parası birikmiş olur?

100 bin? veya 250 bin? ya da 500 bin mi dersiniz? 1,2 milyon olabilir mi?

Hayır. Tamı tamına 1.542.467 TL. Evet yanlış duymadınız. Yani hergün içtiğimiz KAHVELER BİZE 1,5 MİLYON TL’ye patlıyor!

Özetle, öncelikle kendimize ödeme yapalım ve bunu otomatikleştirerek gerçekleştirelim. Böylece bir daha hiç düşünmeyelim, unutalım, bırakalım paramız bizim için çalışsın, biz paramız için değil.


Şimdi hemen ücretsiz üye ol, konusunda en iyi uzmanlara oturduğun yerden ulaş, onlarla kolayca görüş, işini büyüt