Yavaş Yavaş Ölürler

Aklını duygularından önde tutan, sürekli üreten iş adamı ve girişimciye önerim; prensiplerinizi kontrol edin, amacınızın doğru olduğuna kendinizi ikna edin ve sonra tam ahlaki bir kararlılıkla işiniz veya girişiminiz için mücadele edin. İşi, duygusal standartlarla yargılayamazsınız. Duygularınızı ön plana alarak fabrika inşa etmezsiniz. Duygularınızın politik kanaatlerinize rehberlik etmesine izin vermeyin.

Fikirler en önemli pratik güçtür. Peki bu fikirleri nasıl harekete geçirirsiniz? Risk almanız gerekir. Unutmayın, dışarıda size yardım edecek kimse yok. Ancak kendiniz harekete geçebilir ve anlamlı riskleri de alarak ancak kendiniz başarabilirsiniz.

Pablo Neruda’nın aşağıdaki şiiri de bunu harika açıklamıyor mu?

Yavaş yavaş ölürler

Seyahat etmeyenler.

Yavaş yavaş ölürler

Okumayanlar, müzik dinlemeyenler,

Vicdanlarında hoşgörüyü barındıramayanlar.

Yavaş yavaş ölürler

Alışkanlıklarına esir olanlar,

Her gün aynı yolları yürüyenler,

Ufuklarını genişletmeyen ve değiştirmeyenler,

Elbiselerinin rengini değiştirme riskine bile girmeyenler,

Bir yabancı ile konuşmayanlar.

Yavaş yavaş ölürler

Heyecanlardan kaçınanlar,

Tamir edilen kırık kalplerin gözlerindeki

pırıltıyı görmek istemekten kaçınanlar.

Yavaş yavaş ölürler

Aşkta veya işte bedbaht olup yön değiştirmeyenler,

Rüyalarını gerçekleştirmek için risk almayanlar,

Hayatlarında bir kez dahi mantıklı tavsiyelerin dışına çıkmamış olanlar…