Ne Düşündüğümüz Kadar Nasıl Algılandığımız da Önemlidir..

Elbette birçok insan iyi düşüncelere sahip olduğunu ve hayattaki olayları hasbel kadar bildiğini düşünür. Hayatın ona sağladığı şartlar sayesinde olması gerekenlere sahip olduğuna inanır. Bu gayet normal bir durumdur ve insanın yaradılış fıtratında vardır..

Ancak kendi iç dünyamızdaki düşüncelerimiz ve dünyanın penceremizden baktığımız diğer tarafı acaba bizi nasıl görüyor ve nasıl algılıyor?

Bu durumu vereceğimiz bir örnekle daha iyi bir şekilde anlaşılır yapalım. Örneğin aşağıdaki fotoğrafa 3 saniye bakın ve bu yazıya kaldığınız yerden devam edin.

Bu fotoğraf 1888 yılında Alman Anchor Buggy Company şirketi tarafından sunulmuş. Bu fotoğrafa bakan insanlar ilk üç saniyede iki seçenekten birini görür “Yaşlı cadı ya da genç bir bayan”. Birini gördükten sonra bakış açınızı değiştirip diğerini görmeye çalışmanız biraz zor olabilir. İşte buradaki ilk bakış açınız aynı zamanda hayatınızdaki benimsediğiniz düşüncelerin bir örneğidir.

İnsanoğlu yaşadığı olaylara karşı iç dünyasında analizler yapar, bu analizlerin bir kısmı bilinçli bir kısmı da bilinç altı gerçekleşir. Yaşadığımız olaylara karşı iç dünyamızda oluşan düşünceler dışarıdaki mutlak hayata nasıl ve hangi pencereden baktığımızı belirler. Yukarıda verdiğimiz basit fotoğraf örneğindeki bakış açımızı değiştirmek ne kadar zor ise, gerçek hayatta dış dünyaya açılan penceremizi değiştirmek bazen tamamen olanaksız olabiliyor.

Peki bakış açımızı değiştirip olaylara farklı pencerelerden bakmamıza engel olan şey nedir?

Bilinçaltımız ! evet işte bizi aslında biz yapan, gerçek hayatta konumumuzu ve kişilik karakterlerimizi belirleyen bilinçaltı düşüncelerimizdir.

Hayatta Doğru ve Yanlış kavramların yanında bir de Gerçek kavramı vardır. Gerçek her zaman mutlak olur ve değişmez ancak tek başına da yoktan varolmaz. Gerçek’in olması için hayattaki doğrular da yanlışlar da olmalı, aksi takdirde Gerçek bir anlam ifade edemez.

Peki bilinçaltımızın yönlendirdiği bakış açımızla karşılaştığımız olaylara Yanlış veya Doğru dememiz mantıklı mı?!

Düşünen her insan düşüncesinin doğru olduğunu benimser. Ancak ne yazık ki bazen düşüncesindeki esiklikleri ve hataları göremez. Çok istese de bilinçaltının ona haberi bile olmadan çizdiği pencere dışında başka bir pencereden bakamaz.

Peki insanoğlu bu durumda ne yapmalı?!

Çok basit bir cümleyle bu durumu özetleyebiliriz. Madem ki baktığımız pencereyi değiştiremiyoruz o halde elimizden geldiğince bu pencerenin çerçevesini geniş tutmalıyız.

Peki bunu nasıl yapabiliriz? Bu sorunun cevabını bir sonraki makalede ele alacağız.. Kaynak: http://www.ertanbeyatli.com/

Show your support

Clapping shows how much you appreciated Dr. Ertan BEYATLI’s story.