turunç bir sancı
kalbimiz ve gözlerimiz kilitlendiğinde
kadim bir şehrin pencerelerine
kâh nice oyunlar oynamış mavilerin muzip hissine
kâh kızıl bir devrimi anımsatan ikindi asilliğine
şahitlik etmiş o kadim pencerelere
bugün,
mavilerin solgun ama hoyrat gelgitleri kulağımda,
soğuk ve küskün bir ikindi vaktinde
uzun uzun nazar ettim.
beni mesûd eden aynı zamanda
içimdeki ince sancıya dokunan
garip bir şehir o.
sonra birdenbire
geldi ve kondu.
yüreğimin kilitli odasına ; kitabımın son sayfasına.
istanbul’a şairen nazar etmek mi ?
yoksa
kuvvetli bir sevginin tezahürü mü ?
bilemedim.
ama bildiğim bir hakikat var.
tüm kaosların, kendini bilmezlerin ve yüreğine nefret ekenlerin
üzerine örtülen sükûnet perdesinin onda oluşu.
onda kalabilenlerin sükûnet sahibi oluşu.
bizim sendeki, senin dünya üzerindeki varlığın daîm ve kaîm olsun azîz istanbul.
kandilliyürüyüşü|kuşkonmaznimeti