8 bit ve 9 parça


“bits & pieces”

sabit disk’imin ucunda yer etmiş bir klasörün adı, hiç bitmeyecek bir albüme konulacak en sönük başlık ve bir kerevize sap olamamış müzik hayatımın fazlasıyla dürüst özeti.

27'nci yaşımı da intihar etmeden doldurduğuma göre hayatın anlamını sürüne sürüne kaybedeceğim bir orta-yaş bunalımına doğru selim adımlarla ilerleyebilirim.

her kayboluş bir bulunma umudu taşısa da bazı umutlar hänsel’in ekmek kırıntıları kadar çaresiz. işte elinizde tutamadığınız bu albüm de, öylece, kuşlar yesin diye bırakılmıştır.

8 bit ve 9 parça.


1. c43917 (‘israilli kuş’ — ‘ציפור מתלה אביב’ — ‘bird from tel aviv’)

hava nagila, memleketim, sakallı celal, sevan nişanyan ve 99 luftballons’u buluşturan kuş cenazesi.


2. wien und rose

basları berlin’in nefes kesen şarkısı gibi, piyanosu pembe hayat’ın başka bir ritmi ama olay karlar altındaki viyana’da geçiyor.



4. noël türküsü

karlar altında sessiz durur
müjdesini bekler bir çocuk

camı çerçevesi kırık dükkanında neylesin süsü
çekmecesinde saklıdır aşkale’nin o soğuk acısı

bombalanmış sinagog bile
duvarla çevrili kudüs bile

durduramadı içinde insana ait bir aşk olanı
korkutamadı iyiye giden yolu kalbinde bulanı

akşam güneşi değen evden
haliç’e kulaç atan cana

midyat’tan antakya’ya dek birlikte taşırız biz bu yükü
der zor’dan kordon’a dek sabırla kapanır yası, yarası

kimdir ki merak eder içten
kim var’mış biz bur’da yoğ iken

o iyi hristiyan için huzurlu bir noël dilenir
o iyi müslüman için haksever bir ilahi duyulur
o iyi yahudi için gönülden bir şalom verilir
bugün, noël, kutlarsa halklar elbet barışı getirir


5. westminster quarters: addendum at prins hendrikstraat

big ben’in ahengi händel’den peppa pig’e dek hepimizi sarmış.

bu da benim addendum.


6. ufalana ufalana kaç kuşak

sözünü & müziğini yazan sezen aksu böyle söylemiş. düzenleyen attila özdemiroğlu böyle söylensin istemiş.

benim aklımda böyle kalmış.


7. #uyanberkinelvan

halbuki bizim ülkenin çocukları çabuk büyür.

ama saflık işte, çocuk uyansın diye kendi çizgi filmlerimden aklıma bu geldi.. yaşanmamış bir ülkenin nostaljisi üzerine ağlaya ağlaya, ağlamalar biraz bitince çatlak sesle..

ama uyanmadı.

emir aksoy’la birlikte, hayatımızın berkin günlerinde hatırlar da üzülürüz hala.


8. yağmuru durdurabilir misin?

albümleri zirvede kapatmalı derler.

levent yüksel’in med cezir’i gibi, söylemeye cüret ettiğim ilk şarkı en çok sevilen oldu. bundan sonra ne söylesem boş.

yasemin kumral’ı hep kıbrıs işgali öncesiyle hatırlayalım, olur mu?

.

.

.

.

.

.

.

[this space is intentionally left blank]

.

bonus track: 8 bit.