Big Bang yarı finalinden girişimcilere sunum tavsiyeleri

Tahmin ediyorum ki İTÜ Çekirdek bünyesinde düzenlenen Big Bang girişimcilik etkinliğini/yarışmasını duymuşsunuzdur.

Her sene binin üzerinde başvuruyla başlayan süreç, girişimlerin eğitim ve mentörlük programından geçerek zaman içinde elenmesiyle ve yalnızca 20 girişimin sahneye çıkmasıyla sonlanıyor. Geçen yıl düzenlenen Big Bang 2017'de girişimler için toplamda 17 milyon TL yatırım/hibe toplandığını da eklemiş olayım.


Bu sene Koçfinans olarak İTÜ Çekirdek’in paydaşlarından biriydik ve 80'den fazla girişimin yer aldığı yarı final sunumlarının tamamını takip ettik. Bu yazıda sizlere hem Big Bang yarı finalinden hem de daha önce dinlediğim yüzlerce sunumdan ‘tavsiye’ niteliğinde izlenimlerimi paylaşacağım.

Her yerde duyabileceğiniz veya okuyabileceğiniz tavsiyelerden öte, küçük gibi görünen önemli (ve Türkiye’ye özgü ) detaylara değinmeye çalışacağım. Ben her ne kadar kalabalık bir juri önünde zaman kısıtlamasıyla yapılan sunumları baz alsam da siz genel olarak tüm girişim sunumlarına uyarlayabilirsiniz.

1- Başlangıcı iyi yapın

Yaşadığımız birçok deneyimde olduğu gibi sunumlarda da başlangıç ve son oldukça önemli. Tutkunuzu yansıtacak enerjinizle birlikte dikkat çekici bir noktaya değinerek sunumunuza güzel bir başlangıç yapın.

Bu noktada biraz kişiselleştirme yapabilirsiniz. Muhtemelen projenizle sizin aranızda net bir ilişki vardır, bu ilişkiyi anlatmaya zaman harcamaktan çekinmeyin. Örneğin aileniz eğitmenlerden oluşuyorken eğitimle ilgili bir proje yapmış ya da bir önceki kurumsal iş tecrübenizde bizzat yaşadığınız bir probleme çözüm üretmiş olabilirsiniz… İşte bu ilişkiyi, eğer böylesine bariz bir ilişki yoksa da neden bu projeyi seçtiğinizi detaylandırın.

2- Akılda kalıcı olmak çok ama çok önemli

Günün sonunda dinleyicilerin sizi en kısa ve akıldı kalıcı haliyle nasıl hatırlamasını istiyorsanız bu cümleye sunumunuzda muhakkak yer verin ve en yüksek vurguyu burada yapın. ‘Uber for X’ kıvamında değil ama örneğin ‘Endüstri 4.0 trenine binmek isteyen +1000 mavi yaka çalışanlı olan fabrikalar için akıllı yangın söndürme sistemi geliştiriyoruz’ güzel bir örnek olabilir.

Sunduğunuz ürün veya servisin uçtan uca nasıl çalıştığını anlatın, ilk etapta hedeflediğiniz müşteri kitlesini çok net ve hatta bir benzetmeyle ifade edin, örneğin ‘2–5 çalışanı olan 3. dalga kahveciler’ gibi.

Diğer yandan ürününüz müşterilerinizin hayatlarına nerede ve nasıl giriyor, ne fayda sağlıyor ve nasıl kullanılıyor bunu da detaylandırmanız önemli. Aksi taktirde gelen bir soruyla ‘biz cihazı gidip 3. dalga kahveciye kuruyoruz’ gibi açıklamalar yapmak zorunda kalabilirsiniz ve emin olun bu sunumunuzun enerjisini (evet yine enerji) düşürecektir.

3- İnandırıcı olun

Ne yazık ki Türkiye’de son dönemdeki sunumlarda çok sayıda yanıltıcı bilgiye rastlıyorum, takım sayfasında yer alan kişilerin LinkedIn’e göre farklı şirketlerde çalışıyor olmaları veya kurumsal bir şirketi müşterisi diye tanıtan girişimi söz konusu şirkete sorduğunuzda ‘sadece 1 toplantı yaptık’ yanıtını almanız gibi. Dolayısıyla sizi dinleyen kişilerin ellerinde bir akıllı telefon olduğunu ve gerek sizi dinlerken gerekse daha sonra tüm bu araştırmaları yapabileceğini unutmayın ve tabiri caizse kurunun yanındaki yaş olmamak için konuştuklarınızın gerçeği yansıttığı konusunda ikna edici olun.

4- Juriyle ilişkiler…

Juri üyeleriyle ‘takışmayın’. Sunumunuz esnasında ortamın enerjisi oldukça kritik. Jurinin soracağı sorulara onların savını çürütmekten ziyade yapıcı yanıtlar vermeye çalışın. ‘Teşekkürler, bu konuya zaten kafa yoruyorduk, bir daha detaylıca ele alacağız’ gibi cümleler kurmaktan çekinmeyin. Sunuma yukarıdaki madde ışığında pozitif olarak başladıktan sonra negatife dönmeden bitirmeye bakın, juriyle tartışmak ya da bilgi yarıştırmak emin olun her halükarda enerjiyi düşürecektir.

Bu noktada projenizle ilgili muhtemel soru gelebilecek, üzerine gidilebilecek noktaları sunumunuzda size sorulmadan yanıtlamaya çalışmak oldukça önemli. Örneğin yayınlanacak bir regülasyonla beraber iş modeliniz sekteye uğruyor olabilir, ya da Instagram’ın API’larında yapacağı bir değişiklik değer önerinizi düşürüyor olabilir… Bu senaryolara karşı neler planladığınıza yer vererek bunları juriden duymanın önüne geçebilirsiniz.

5- Uzun vadeli planlar?

Uzun vadeli planlar, 3 yıl sonraki ciro tahmini gibi konular geleneksel sunumların olmazsa olmazı olsa da siz bu kadar uzağa gitmeyin. :) En azından sorulmadıkça bu kadar uzun vadeli planlarınızdan söz etmemeye bakın. Özellikle Türkiye gibi bir coğrafyada kurdaki aşırı yükseliş ve benzeri durumlar her zaman yaşanabilir olduğundan uzun vadeli planların değeri daha da azalıyor.

6- Ön hazırlığın önemi

Lütfen bunu herkes yapıyordur diye düşünmeyin, çoğunlukla atlandığını görüyorum… Her şeyden önce nerede ve kimlere sunum yaptığınızı, karşınızda oturanların seçim kriterlerini unutmayın. Biliyorum girişimciler üzerinde çok zaman harcadığı ve defalarca kez yaptıkları sunumlarını adeta ezbere biliyorlar, ama o güne göre küçük özelleştirmelere ihtiyacınız olabilir.

Örneğin sunum yaptığınız organizasyon işinizin metriklerinden ziyade ürün ve teknolojinizle ilgileniyor olabilir. O halde ürün ve varsa IP’nizi (intellectual property) öne çıkarabilirsiniz. Veya karşınızda pazarı ve problemi zaten çok iyi bildiğiniz düşündüğünüz bir kitle de olabilir, bu durumda da metriklere ve takıma daha fazla zaman ayırmak doğru olacaktır.

Son olarak; eğer siz de bir girişimciyseniz ve Koçfinans’a ulaşmak istiyorsanız bana bir e-posta göndermeniz yeterli. etaylan@kocfinans.com.tr

Umuyorum ki faydalı olur.

Sevgiler.

Yazılım ve ürün geliştirme üzerine 2 haftada bir yayınladığım e-bültene yukarıdaki form ile abone olabilirsiniz