Özgürlük Dansı

Son zamanlarda farklı kültürel içerikte film arayışındaydım. Realiteden uzaklaşmadan zaman içinde yolculuğa çıkmak söylemiyle bir filme karar verdiniz. İşte bu filme böyle bir niyeti olanlar için önemsenebilecek özellikler taşıyor. Film afişinden yola çıkarak ismiyle ilgili soru işaretleri bırakmış olabilir. Ancak ‘’Özgürlük dansı’’ isminin filmin ayrılmaz bütünü olduğunu göreceksiniz. Jimmy Gralton adında aktivist,1932 yılında Amerika’dan ülkesine geri dönmeye karar verir. Bu herkes için şaşırtıcıdır. Özgürlüklerin yerinden gelip İrlanda’nın kasabasına yerleşmeye karar vermek tam bir delilik gibi görünür.Yıllar öncesinde İrlandayı terketmesinin nedeni toplumun kültürel seviyesini geliştirmek, fikir özgürlüğünü, kitapları,resmi sevdirmek için ‘’Salon’’açmasıdır. Salon Katolik kilisesinin ve yönetimin etkisiyle kapatılmak zorunda kalır. On yıl sonra kapatılan salon için Jimmy’nin dönüşüyle umutlar artmıştır. Bir aktivist kapanan salonuna dair ümitler besleyebilir miydi tekar sizce?

Filmin Jimmy’nin dönüşüyle başlıyor ve salonun eski canlılığından sahneler sunuyor.Böylelikle bir aktivistin geçmişte başardıkları gelecekte başaracakları açısından önemlidir sonucu öngörülüyor. Ayrıca halkın salonu açma konusunda ısrar etmesi bazı dönemlerin ve kişilerin topluluk üzerinde kalıcı etki bıraktığını gösteriyor. Jimmy istemese de sadece annesiyle ilgilenmeyi düşünse de etrafındaki insanlar 10 yılda yaşadıkları sessizliği bozmak niyetindedir. Salon tekrar açılır burada dans bilenler gençlere dans öğrenir,kitaplar okunarak eleştirel bakışaçısı getirilir ve resimle müzikle ilgilenenler de kendini geliştirir. Hayat akışında olan sadece bu salonmuş gibi gözükür. Bunun nedeni birçok insan bir araya gelerek ortak etkinlikler paylaşmasıdır.

Katolik kilisesi rahibi halkı kışkırtır Gralton’nun kötü biri olduğunu savunur.Bir aktivist olarak Graton kendini anlatma yolunu seçer ve halkı şiddete yönlendirmemekte ayrıştırmamakta kararlıdır. Yönetim tarafından salona gidenler tek tek tespit edilir ve komunizmi yayacakları endişesi hakimdir. Oysaki salonda gencinden yaşlısına herkes sosyalliğe dahil olma girişimindedir.

Bu filmde bir eğlence anlayışının yada sosyal bir aktivitenin bu kadar katı kurallarla karşılaşması söz konusu. İnsanların zevk aldıkları bir şeyi artık yapamamaları dans etmenin yasaklanması sizi düşünmeye sevk edebilir. Filmde özellikle insanın etkileşim içinde olmasıyla birlikte sosyal bir varlık olması gereksinimi üzerine yoğunlaşılmış. Bu yüzden Descartes’in ‘’düşünüyorum öyleyse varım sözü’’, bu filmde fikirler üzerinden olmasada sosyal olma arayışı için geçerlidir diyebilir miyiz? Bir aktivistle köy halkının toprak ağalarını sorgulayabilmesi Descartesin sözüyle mi yoksa birlik olma ve ortak yaşantıyla mı ilgilidir? Açıkçası bu filmde Türkiye’deki köy enstitülerinin kapatılmasına dair eleştiriler aklıma geldi ve köy enstitülerininde salon gibi bir çok ortak yönünün olduğunu söyleyebiliriz.

Year: 2014 Genre: Biography, Drama, History IMDB: 6.7

Like what you read? Give everyday1trailer a round of applause.

From a quick cheer to a standing ovation, clap to show how much you enjoyed this story.