ABD’de Sıradan Bir Sabah…

By Florian Klauer

Senatör Josh Edward, perdenin arasından sızan güneş ışığı yüzünden uykusundan uyandı. Birçok işle uğraşılması gereken yeni bir gün diye geçirdi içinden yatakta doğrulmuş otururken. Yatağın başındaki komedinin üzerinden uzanarak iş adamı Harold Greg’in hediyesi 50 bin dolarlık saatini aldı ve koluna geçirdi. Duş alacak ve daha sonra güvenli evden ayrılıp, meclise doğru yola çıkacaktı.

Senatör duşunu alıp, dün gece özenle yerleştirdiği takım elbisesini giydi. Kravatını bağlarken gözü yataktaydı. Neyse ki bu sefer çok sesi çıkmayan bir çocuk göndermişler diye düşündü, baygın yatağın ucunda yatan 14 yaşındaki erkek çocuğuna bakarken. Bu aralar işler karışıktı ama Josh zevklerinden asla ödün verecek bir adam değildi. Hem böylesi daha heyecanlı olmaya başlamıştı.

Meclisdeki ofisine vardığında sekreteri hemen yağsız sütlü lattesini getirmiş, randevularını hatırlatmış ve odadan ayrılmıştı. İnternette olup bitene bakıyordu Josh. Pizzagate skandalı adı altında bu aralar internet yine karışmış, bazıları kanıtlayabiliriz diye atıp tutar olmuştu. Ünlü işadamları ve politikacıların karıştığı çocuk istismarı olayları… Bak bak bak. Yıllardır arada böyle şeyler ortaya çıkar ve tabii ki rahatlıkla üstü kapatılırdı. Milyar dolarlık iş adamları, başkan destekçileri, politikacılar gerçeklerin ortaya çıkmasına izin verirler miydi sanıyorsunuz. Burası Washington, buradaki güç başka nerede diye düşündü pis pis sırıtarak.

O sırada Türkiye hakkında yazılmış bir makaleye rast geldi Josh. Hükümetteki bazı milletvekilleri ülkenin yarısını karıştıran bir önergeye imza atmışlardı. Tecavüz eden kişilerin, tecavüz mağduruyla hiçbir ceza almadan evlenmelerinin yolunu açan bir yasa teklifi. Ayrıca bazı milletvekilleri çocuklarla evlenmenin hiçbir sakıncası olmayacağına dair açıklamalar yapmıştı. “Ah şu Türkler nasıl da işlerini biliyorlar. Kendilerini kurtaracak yasaları şak diye kimse itiraz etmeden meclisten geçirip, itiraz eden olursa da kutsal kitaptan bir alıntı yapıp işin içinden sıyrılıyorlar. Biz Amerika’da yaptık mı skandal ama onlar yaptı mı kitapta var” diye söylenirken beyazlamaya başlamış bıyıklarından süt köpüğünü tek hamlede siliyordu.

O sırada telefonu çaldı senatörün. Umarım pizzadan memnun kaldınız diyordu ses hafif alaycı bir şekilde. Elinde olsa telefonun diğer ucundaki sesi bugün öldürürdü Josh ama elinde kasetleri vardı. Bu pek mümkün değildi ve Josh asla zevklerinden ödün verecek bir adam değildi. Zorlama bir teşekkür ve yakında yine görüşürüz ile kapattı telefonu. Gün yoğundu ve yapması gereken birçok şey vardı.

Öykü tarafımdan kurgulanmıştır…

@evrenbaser

One clap, two clap, three clap, forty?

By clapping more or less, you can signal to us which stories really stand out.